{"title":"Tarih","description":null,"products":[{"product_id":"haymana-kurtleri","title":"Haymana Kürtleri","description":"\u003ch2\u003e\u003cstrong\u003eHaymana Kürtleri Kitap Özeti\u003c\/strong\u003e\u003c\/h2\u003e\r\n\u003cdiv class=\"ozet\"\u003eArkeolog \u003ca href=\"https:\/\/makpirtuk.de\/niviskar\/georges-perrot\/\"\u003eGeorges Perrot\u003c\/a\u003e, 1861 yılında Fransız eğitim bakanlığı adına mimar Edmond Guillaume ve misyonun doktoru Jules Delbet’le birlikte Yunanistan ve Küçük Asya’ya (bugünkü Batı ve Orta Anadolu’ya) bilimsel ve edebi araştırmalar için gitti. Bu araştırma ve incelemelerin sonuçları 1872 yılında Fransa’da yayımlandı. Kendisi heyetin başkanlığını yapıyordu. Gezileri sırasında Angora (bugünkü Ankara) ve dolaylarına da uğradılar. Gezi programında olmamasına rağmen heyet, Angora ile Haymana arasında, Haymana’ya yakın bir yerde bulunan Gavur Kale kalıntılarını ve kalenin ön tarafında oldukça yüksek bir kayaya işlenmiş olan antik dönem rölyeflerini incelerken, Georges Perrot’un ilgisini civar köylerde yaşayan Kürtler çekti. Arkadaşlarını Angora’da bırakarak, zaman zaman çevirmenliğini de yapan korumasıyla birlikte Haymana Kürtleri arasında 12 gün süren bir keşif gezisine çıktı, köylülere misafir oldu, onları yakından tanıdı, haklarında bilgiler derledi. Bu geziden elde ettiği bilgileri yazıya dökerek 1865 yılında Revue des Deux Mondes’te “Les Kurdes de L’Haimaneh” (Haymana Kürtleri) adıyla yayımladı.\r\nKitapta bu önemli makalenin çevirisiyle Murad Ciwan’ın “\u003ca href=\"https:\/\/makpirtuk.de\/berhem\/haymana-kurtleri\/\"\u003eHaymana Kürtleri\u003c\/a\u003e\r\nve Kürtlerin Orta ve Batı Anadolu’daki Varlığı” yer alıyor.\u003c\/div\u003e","brand":"Avesta Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60949094793546,"sku":"Avesta37","price":6.79,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/2_1725855273443423_06fecc8d-49dd-4390-aad5-cc93b556fe54.jpg?v=1769464618"},{"product_id":"ingiliz-seyyahlarin-gozuyle-ondokuzuncu-yuzyilda-kurtler","title":"İngiliz Seyyahların Gözüyle Ondokuzuncu Yüzyılda Kürtler","description":"\u003cdiv class=\"ozet\"\u003e\r\n\r\nİngiliz Seyyahların Gözüyle Ondokuzuncu Yüzyılda Kürtler\r\n\r\nAkademik alanda bir ilk olma özelliği taşıyan bu kitapta İngiliz seyyahlar tarafından yazılan ve içerisinde Kürtlere dair bilgilerin olduğu elli iki seyahatname incelendi. Elde edilen verilerle Kürtlerin XIX. yüzyılda idari, dini, ekonomik ve toplumsal yapısı sistemli bir şekilde değerlendirildi. Bu çalışma yakın dönem Kürt tarihi, sosyolojisi ve antropolojisine dair veriler içermesi, ayrıca araştırmacılar ve konunun ilgilileri için de istifade edilebilecek bir kaynak olması açısından oldukça önemlidir.\r\nSeyahatnamelerden elde edilen bilgilerle, farklı kaynaklarda üzerinde daha az durulan Kürtlerin bireysel ve toplumsal yapısını bütüncül şekilde analiz etmeye, gündelik yaşam pratiklerini ortaya koymaya çalışan ve Kürtlerin kim oldukları, nasıl göründükleri, nasıl giyindikleri, neden savaştıkları, nerelerde ve ne şekilde yaşadıkları, neler yiyip içtikleri, evlilikleri, düğünleri, yasları, gün içi eğlenceleri, ritüelleri, hangi inançlara sahip oldukları, nelere saygı duydukları, nelerden korktukları, nasıl geçindikleri, hangi ekonomik faaliyetlerle ilgilendikleri, nelerden hoşlandıkları, neden şikâyetçi oldukları ve başkaları tarafından nasıl algılandıkları gibi konuları inceleyen bu çalışmada ilk kez gün ışığına çıkan ilginç bilgiler ve tespitler bulunmaktadır.\r\n\r\n\u003c\/div\u003e","brand":"Avesta Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60949131198794,"sku":"AVESTA-240","price":12.81,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/2_1735986811924082.jpg?v=1769464935"},{"product_id":"kurtler-bir-el-kitabi","title":"Kürtler Bir El Kitabı","description":"\u003ch2 class=\"ozet\"\u003e\u003cstrong\u003eKürtler Bir El Kitabı - Mehrdad R. Izady: Kürtler Üzerine Derinlemesine Bir İnceleme\u003c\/strong\u003e\u003c\/h2\u003e\r\n\u003cstrong\u003eMehrdad R. Izady\u003c\/strong\u003e, \u003cstrong\u003eHarvard Üniversitesi\u003c\/strong\u003e'nde \u003cstrong\u003eYakın Doğu Dilleri ve Uygarlıkları\u003c\/strong\u003e fakültesinde öğretim görevlisidir ve \u003cstrong\u003etarih\u003c\/strong\u003e, \u003cstrong\u003esiyasal bilimler\u003c\/strong\u003e ve \u003cstrong\u003ecoğrafya\u003c\/strong\u003e alanlarında eğitim almış bir akademisyendir. \u003cstrong\u003eİzady\u003c\/strong\u003e, \u003cstrong\u003eUluslararası Olaylar\u003c\/strong\u003e, \u003cstrong\u003eCoğrafya\u003c\/strong\u003e ve \u003cstrong\u003eOrtadoğu Çalışmaları\u003c\/strong\u003e alanlarında yüksek lisans yapmış, ardından \u003cstrong\u003eColombia Üniversitesi\u003c\/strong\u003e'nde \u003cstrong\u003eOrtadoğu Çalışmaları\u003c\/strong\u003e üzerine doktora yapmıştır.\r\n\r\n\u003cstrong\u003eKürtler Bir El Kitabı\u003c\/strong\u003e, yazarın \u003cstrong\u003eKürtler\u003c\/strong\u003e üzerine yaptığı kapsamlı çalışmanın bir ürünü olup, \u003cstrong\u003eKürtlerin tarihi, kültürü ve coğrafi dağılımı\u003c\/strong\u003e üzerine derinlemesine bilgi sunmaktadır. \u003cstrong\u003eIzady\u003c\/strong\u003e, bu alanda geniş bir akademik geçmişe sahip olup, birçok önemli konferansta konuşmalar yapmış ve \u003cstrong\u003eABD Kongresi'nin Kürtlerle ilgili alt komitelerinde\u003c\/strong\u003e iki kez \u003cstrong\u003ebilirkişi\u003c\/strong\u003e olarak dinlenmiştir. Ayrıca, \u003cstrong\u003eKurdish Times\u003c\/strong\u003e ve \u003cstrong\u003eThe Middle East Journal\u003c\/strong\u003e gibi dergilerde yayımlanan birçok makalesiyle de tanınmaktadır.\r\n\r\nIzady'nin çalışmaları, \u003cstrong\u003eKürtlerin coğrafi dağılımını\u003c\/strong\u003e gösteren haritalar ve \u003cstrong\u003eAsya Tarihi Ansiklopedisi\u003c\/strong\u003e'ne yaptığı katkılarla geniş bir kitleye ulaşmıştır. Bu eser, \u003cstrong\u003eKürtler\u003c\/strong\u003ein tarihsel ve kültürel perspektiflerini daha iyi anlamak isteyenler için önemli bir kaynaktır.\r\n\r\n \r\n\r\nTüm \u003cstrong\u003eKürt tarihi\u003c\/strong\u003e eserlerine ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/makpirtuk.de\/berhem-kategori\/pirtuk\/turkce\/tarih\/arastirma-inceleme-tarih-turkce\/\"\u003eburaya tıklayın!\u003c\/a\u003e\r\n\r\n ","brand":"Doz Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60949131428170,"sku":"DOZ-018","price":28.04,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/kurtler-bir-el-kitabi.jpg?v=1769464940"},{"product_id":"kurt-ermeni-cografyasinin-sosyopolitik-donusumu-1908-1914","title":"Kürt - Ermeni Coğrafyasının Sosyopolitik Dönüşümü 1908 - 1914","description":"\u003ch2\u003eKürt - Ermeni Coğrafyasının Sosyopolitik Dönüşümü 1908 - 1914-Sedat Ulugana\u003c\/h2\u003e\r\n\u003cstrong data-start=\"156\" data-end=\"187\"\u003eSedat Ulugana’nın çalışması\u003c\/strong\u003e, merkezine \u003cstrong data-start=\"199\" data-end=\"274\"\u003eKürt ve Ermeni coğrafyasının en önemli bölgelerinden biri olan Bitlis’i\u003c\/strong\u003e almaktadır. \u003cstrong data-start=\"287\" data-end=\"311\"\u003eTanzimat’la birlikte\u003c\/strong\u003e, resmî ve gayriresmî \u003cstrong data-start=\"333\" data-end=\"362\"\u003eidari yapıların değiştiği\u003c\/strong\u003e bu coğrafyada, \u003cstrong data-start=\"378\" data-end=\"431\"\u003eOsmanlı Devleti’nin aşiretlerle kurduğu ilişkiler\u003c\/strong\u003e ayrıntılı biçimde incelenmektedir. \u003cstrong data-start=\"467\" data-end=\"521\"\u003eJön Türklerden itibaren ele alınan “şiddet” olgusu\u003c\/strong\u003e, bölgede yaşayan \u003cstrong data-start=\"539\" data-end=\"559\"\u003egayrimüslimlerin\u003c\/strong\u003e ve \u003cstrong data-start=\"563\" data-end=\"591\" data-is-only-node=\"\"\u003eSünni olmayan unsurların\u003c\/strong\u003e kaderini açık biçimde gözler önüne sermektedir.\r\n\r\nÇalışma, \u003cstrong data-start=\"650\" data-end=\"674\"\u003eJön Türk Devrimi’nin\u003c\/strong\u003e ilk aşamada yarattığı \u003cstrong data-start=\"697\" data-end=\"717\"\u003eumut ve heyecanı\u003c\/strong\u003e, ardından ortaya çıkan \u003cstrong data-start=\"741\" data-end=\"762\"\u003ehayal kırıklığını\u003c\/strong\u003e, \u003cstrong data-start=\"764\" data-end=\"773\"\u003ekaosu\u003c\/strong\u003e ve bu sürecin \u003cstrong data-start=\"788\" data-end=\"819\"\u003eisyanlara nasıl evrildiğini\u003c\/strong\u003e bütünlüklü bir şekilde ele almaktadır. \u003cstrong data-start=\"859\" data-end=\"928\"\u003eErmeniler ile Kürtlerin birlikte hareket edememelerinin sonuçları\u003c\/strong\u003e, kısa bir süre sonra gerçekleşecek olan \u003cstrong data-start=\"969\" data-end=\"989\"\u003eErmeni Soykırımı\u003c\/strong\u003e bağlamından koparılmadan analiz edilmektedir.\r\n\r\n\u003cstrong data-start=\"1037\" data-end=\"1154\"\u003eKürt-Ermeni Coğrafyasının Sosyopolitik Dönüşümü (1908–1914) – Halidîler, Hamidiyeliler, Bedirhaniler ve Taşnaklar\u003c\/strong\u003e, uzun süre \u003cstrong data-start=\"1166\" data-end=\"1198\"\u003eihmal edilmiş bir coğrafyayı\u003c\/strong\u003e merkeze alarak, \u003cstrong data-start=\"1215\" data-end=\"1264\"\u003etarihin eksik bırakılmış sayfalarından birini\u003c\/strong\u003e tamamlamayı amaçlamaktadır.\r\n\u003cblockquote data-start=\"1294\" data-end=\"1820\"\u003e\u003cstrong data-start=\"1296\" data-end=\"1820\"\u003e“Yoğun bir arşiv ve yerel basın taramasına dayanan Kürt-Ermeni Coğrafyasının Sosyopolitik Dönüşümü (1908–1914) – Halidîler, Hamidiyeliler, Bedirhaniler ve Taşnaklar adlı çalışma; Kürt-Ermeni coğrafyasının Tanzimat, II. Abdülhamid ve İttihat ve Terakki dönemlerindeki dönüşümünü, sosyal, ekonomik ve siyasal dinamikleriyle birlikte ele almaktadır. Bununla yetinmeyerek, 20. yüzyıl Kürt tarihinin en az bilinen sayfalarından biri olan Bitlis İsyanı’nı inceleyen ilk temel referans olma niteliğini de taşımaktadır.”\u003c\/strong\u003e\u003c\/blockquote\u003e\r\n \r\n\r\n\u003cstrong\u003eİletişim Yayınevi’\u003c\/strong\u003enin tüm yayınlarına ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/makpirtuk.de\/wesanxane\/iletisim-yayinlari\/\"\u003eburaya tıklayın\u003c\/a\u003e\r\n\u003cstrong\u003eSedat Ulugana’\u003c\/strong\u003enın tüm eserlerine ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/makpirtuk.de\/niviskar\/sedat-ulugana\/\"\u003eburaya tıklayın\u003c\/a\u003e","brand":"İletişim Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60949134475594,"sku":"TEV","price":23.66,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/kurt-ermeni-cografyasinin-sosyopolitik-donusumu-1908-1914.jpg?v=1769465007"},{"product_id":"kurd-eliyan-asireti","title":"Kürd Êliyan Aşireti","description":"\u003ch2\u003eKürd Êliyan Aşireti-Barış A. Çobanoğlu\u003c\/h2\u003e\r\n\u003cstrong data-start=\"203\" data-end=\"223\"\u003eElinizdeki kitap\u003c\/strong\u003e, yüzyıllar boyunca \u003cstrong data-start=\"243\" data-end=\"289\"\u003eKuzey ve Kuzeydoğu Kürdistan coğrafyasında\u003c\/strong\u003e varlığını sürdürmüş \u003cstrong data-start=\"310\" data-end=\"356\"\u003ekadim bir Kürt aşireti olan Êliyan Aşireti\u003c\/strong\u003e hakkında yapılan araştırmaları, elde edilen \u003cstrong data-start=\"401\" data-end=\"430\"\u003etarihî belge ve bilgileri\u003c\/strong\u003e okuyucuyla buluşturmaktadır.\r\n\r\nBugüne kadar hakkında \u003cstrong data-start=\"483\" data-end=\"518\"\u003ekapsamlı bir çalışma yapılmamış\u003c\/strong\u003e olan ve bu nedenle çoğu kez \u003cstrong data-start=\"547\" data-end=\"611\"\u003eyakın isimli aşiretlerle karıştırılma talihsizliğini yaşamış\u003c\/strong\u003e Êliyan Aşireti; \u003cstrong data-start=\"628\" data-end=\"667\"\u003eZil bendine mensup koçer bir aşiret\u003c\/strong\u003e olarak ele alınmaktadır. Bu çerçevede, \u003cstrong data-start=\"707\" data-end=\"727\"\u003etarihî kökenleri\u003c\/strong\u003e, \u003cstrong data-start=\"729\" data-end=\"756\"\u003eyaşadıkları coğrafyalar\u003c\/strong\u003e, \u003cstrong data-start=\"758\" data-end=\"781\"\u003ekullandıkları lehçe\u003c\/strong\u003e ve \u003cstrong data-start=\"785\" data-end=\"803\"\u003edini inançları\u003c\/strong\u003e gibi temel konulara ışık tutulmaktadır.\r\n\r\nÇalışmada ayrıca Êliyan Aşireti’nin \u003cstrong data-start=\"881\" data-end=\"899\"\u003eRewan (Erivan)\u003c\/strong\u003e, \u003cstrong data-start=\"901\" data-end=\"925\"\u003eSerdarabad (Armavir)\u003c\/strong\u003e, \u003cstrong data-start=\"927\" data-end=\"954\"\u003eElegez (Alagöz) Dağları\u003c\/strong\u003e, \u003cstrong data-start=\"956\" data-end=\"978\"\u003eSevan Gölü çevresi\u003c\/strong\u003e, \u003cstrong data-start=\"980\" data-end=\"988\"\u003eKars\u003c\/strong\u003e, \u003cstrong data-start=\"990\" data-end=\"1009\"\u003eSürmeli (Iğdır)\u003c\/strong\u003e, \u003cstrong data-start=\"1011\" data-end=\"1033\"\u003eBâyezid sancakları\u003c\/strong\u003e, \u003cstrong data-start=\"1035\" data-end=\"1069\"\u003eErzurum ve Nahçivan eyaletleri\u003c\/strong\u003e ile \u003cstrong data-start=\"1074\" data-end=\"1142\"\u003eİran’ın Hoy (Xoy) bölgesi ve Aras Nehri çevresindeki topraklarda\u003c\/strong\u003e koçer olarak yaşamış \u003cstrong data-start=\"1164\" data-end=\"1208\"\u003ediğer Kürt aşiretleriyle olan ilişkileri\u003c\/strong\u003e de ele alınmaktadır.\r\n\r\n \r\n\r\n\u003cstrong\u003eDoz Yayınevi’\u003c\/strong\u003enin tüm yayınlarına ulaşmak için \u003cstrong\u003e\u003ca href=\"https:\/\/makpirtuk.de\/wesanxane\/nubihar-yayinlari\/\"\u003eburaya tıklayın\u003c\/a\u003e\u003c\/strong\u003e\r\n\u003cstrong\u003eBarış A. Çobanoğlu’\u003c\/strong\u003enun tüm eserlerine ulaşmak için \u003cstrong\u003e\u003ca href=\"https:\/\/makpirtuk.de\/niviskar\/baris-a-cobanoglu\/\"\u003eburaya tıklayın\u003c\/a\u003e\u003c\/strong\u003e","brand":"Doz Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60949134672202,"sku":"DOZ-013","price":13.18,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/kurd-eliyan-asireti.jpg?v=1769465012"},{"product_id":"osmanliyi-tahayyul-etmek","title":"Osmanlı'yı Tahayyül Etmek","description":"\u003cdiv class=\"ozet\"\u003e\r\n\r\nOsmanlı’yı Tahayyül Etmek: Tarihsel Romanda Fatih Temsilleri, Cumhuriyet’ten günümüze dek tarihsel romanlarda Fatih Sultan Mehmet’in edebi temsilleri çerçevesinde Osmanlı geçmişinin nasıl anlatıldığının izlerini sürüyor.\r\n\r\nEdebi bir karakter olarak Fatih’in metinleştirilmesi üzerinden Türkiye’de edebiyat ürünlerinin politik ve toplumsal işlevinden tarihsel roman algısına, kolektif hafızanın inşasından resmî tarihyazımına, Osmanlı geçmişinin algılanışından yeni bir milli hafıza kurulmasına ve modern ulusun tahayyülünden milli kimliğin oluşturulmasına kadar birçok sorun hakkında verdiği önemli ipuçlarının bir analizini yapmayı deniyor. Böylece Türkçe edebiyatta Osmanlı’nın geçmişi algısının tezahürleriyle birlikte tarihsel roman yazımının serüvenini tarihsel ve kültürel bir bağlamda tartışmaya açıyor.\r\n\r\n\u003c\/div\u003e","brand":"Makpirtuk","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60949144699210,"sku":"TEV0182","price":8.89,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/2_1735985068523849.jpg?v=1769465243"},{"product_id":"kurdistanda-ingiliz-kampanyasi-ve-o-gece-asur-yikildi","title":"Kürdistan'da İngiliz Kampanyası ve O Gece Asur Yıkıldı","description":"\u003cdiv class=\"ozet\"\u003eBu kitapta, coğrafyamızın en uç noktasında, yüce dağlar arasında sıkışmış, Doğu Hıristiyanları olarak anılan, dört bir tarafı Müslüman halklarla çevrili, aykırılıklarından ötürü bir o kadar da Hıristiyan dünyası tarafından hırpalanan bir halkın Büyük Savaş yıllarındaki mücadelesini inceleyeceğiz. Bugün Irak’ta, bütün dünyanın gözü önünde yaşanan acı gerçeğin tarihsel serüvenini ana kaynaklarında bulmaya çalışacağız. Birinci Dünya Savaşı öncesinde ve sonrasında yaşanan katliamlarla nüfusunun yarısından fazlasını kaybeden bu halk şimdi, Ezidi Kürtleriyle beraber, bir kez daha ve belki de son defa, “Irak-Şam İslam Devleti” denen, insani ve moral değerlerden mahrum fanatiklerin katliamıyla karşı karşıyadır. Hz. İsa’ya dilini ve toprağını veren, O’na ilk inananlardan olan halk, Doğu Hıristiyanlarının son temsilcileri olarak bir kez daha sürgün yollarına düştüler. Onlar bu duruma birden bire gelmediler. Osmanlının, Perslerin, Kürtlerin rolü olduğu kadar, onlara güven verip sonra yolda bırakan Rusların, Fransız ve İngilizlerin de bunda payı var. Sonucu belirlemesi bakımından en büyük pay bu devletlerindir demek te yanlış olmayacaktır.\u003c\/div\u003e","brand":"Doz Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60949144830282,"sku":"DOZ-007","price":7.13,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/2_1732889211754348.jpg?v=1769465247"},{"product_id":"osmanli-belgelerinde-bitlis-ve-civari","title":"Osmanlı Belgelerinde Bitlis ve Civarı","description":"\u003cdiv class=\"ozet\"\u003e\r\n\r\nOsmanlı Belgelerinde Bitlis ve Civarı rahmetli Kerem Soylu’nun Osmanlı arşivinde yıllarca süren araştırmaların sonucu ortaya çıkmış bir çalışmadır. Kerem Soylu yıllarca Osmanlı belgelerini incelemiş, büyük bir emek ve çalışma ile Kürt tarihi açısından önemli olanları seçip deşifre etmiştir. İstanbul Kürt Enstitüsü Yayınları daha önce rahmetli Kerem Soylu’nun “Osmanlı Belgelerin Dersim ve Civarı” adlı benzer çalışmasını yayınlamışt. Bu çalışmada ise bu kez Kürtler açısından yeni bir tarihsel olaya, Bitlis ve civarında 19. yüzyıl sonu, 20. yüzyılın başında yaşanan olaylara, özellikle de “Mele Selim Ayaklanmasına” ışık tutuluyor.\r\n\r\nBu belgeler devletin yerel yöneticilerinin merkezle yazışmalarından oluştuğu için, Osmanlının resmi bakışını anlamak açısından önemlidir. Ayrıca Kürt ileri gelenlerinin ve bizzat ayaklanmaya öncülük eden Mele Selim’in Ermeni murahhasasına yazdığı bir mektubunun bu belgelerin arasında yer almış olması dikkat çekicidir. Belgelerden anlaşıldığı kadarıyla Rusya’da bulunan Abdurrezak Bedirhan’ın bu ayaklanmada bir dâhlinin olduğu düşünülüyor.\r\n\r\n\u003c\/div\u003e","brand":"Enstîtuya Kurdî ya Stenbolê","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60949156593994,"sku":"STEN-022","price":14.06,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/2_1732613195095221.jpg?v=1769465509"},{"product_id":"kurt-tarihine-giris","title":"Kürt Tarihine Giriş","description":"\u003cdiv class=\"ozet\"\u003e“Kürt Tarihine Giriş” adındaki bu kitap için en başta şunu belirtmek isterim. Ben bir tarihçi değilim lakin Kürd gençlerinin tarihini öğrenmeleri için çeşitli kitap, dergi ve yazarların yazılarından istifade ederek bu eseri bir araya getirdim. Son zamanlarda Kürd ve Kürdistan konusunda çokça eserler var piyasada. Elbette ki bu bir hizmettir. Bizim de amacımız bu hizmete az da olsa bir katkı sunmaktır.\u003c\/div\u003e","brand":"Zilan Akademi yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60949161312586,"sku":"ZILAN00025","price":9.16,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/2_1735908640115292.jpg?v=1769465638"},{"product_id":"kurtler-sosyolojik-ve-tarihi-inceleme","title":"Kürtler - Sosyolojik ve Tarihi İnceleme","description":"\u003cdiv class=\"ozet\"\u003eKürtler Sosyolojik ve Tarihi İnceleme Kitap Açıklaması\r\nBazil Nikitin’in “KÜRTLER” adlı bu eseri, bu alanda başvurulacak temel kitaplardan biridir. Yazar, Kürtlerin kökeni, tarihi, dili, karakteri, inançları, folkloru, Kürt aşiretleri vb. ilgili olarak uzun yıllar boyu geniş araştırmalar yapmıştır. Çalışmaları esnasında pek çok yazarın konuyla ilgili yapıtlarını incelemiş ve onları kendi gözlemleriyle birleştirerek bu eseri hazırlamıştır. Metin boyu verilen kaynakların yanı sıra kitabın sonuna zengin bir bibliyografya eklenmiştir.Fransızca baskısından çevrilerek ilk kez 1976 ve 1978 yıllarında İstanbul’da, Özgürlük Yolu Yayınları arasında ve iki bölüm halinde yayınlanmıştı. Daha sonra yurt dışında ve içinde beş baskısı daha yapıldı. Şimdi, Özgürlük Yolu Vakfı olarak 46 yıl sonra eserin 7. Baskısını okuyucuya sunmaktan hoşnutluk duyuyoruz.(Tanıtım Bülteninden)\u003c\/div\u003e","brand":"Özgürlük Yolu Vakfı","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60949162721610,"sku":"TEV0173","price":11.29,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/2_1735888766403592.jpg?v=1769465686"},{"product_id":"yahudilik-tek-tanrili-ilk-din","title":"Yahudilik Tek Tanrılı İlk Din","description":"\u003cdiv class=\"ozet\"\u003eEski Ahit’in ilk kitabı, Yaratılış Kitabı’dır. Bu kitap Musa’ya kadar olan İbranilerin tarihini konu\r\neder. Hiçbir yerinde “Tanrı tektir” demez. En güçlü vurgu “her şeye gücü yeten Tanrı” vurgusudur.\r\nDolaysıyla Yahveh ve Elohim adlarıyla anılan İbrahim’in Tanrısı bölgesel tek tanrı değildir.\r\nYahveh, İbrahim’in önderliğinde Tanrı-kral ideolojisinde başkaldıran kabile-aşiret ve halkların\r\ntanrılarının önderi-baştanrısı olarak görünmektedir. Onların en iyisidir, en güçlüsüdür; “iyilik\r\ndağıtan” tanrısıdır. “El” eki Kenanlılardan alındı. Semitik kökenli bu kelime “yüce” anlamına\r\ngelir. İbranilere “Elohim” diye geçer. İslamiyet’te “Allah”a dönüşür. Semitik kabilelerin genel\r\ntanrısı demek mümkündür. Musa öncesi İbrahimi geleneğin tanrısı anlaşıldığı üzere kendini\r\n“El”in yerine ikame eden ve onun rol ve misyonunu yenileyerek üstlenen Semitiklerin genel\r\ntanrısıdır. Melekleri de olan bu Tanrı’nın, tekleşmeye ve diğer kabile tanrılarını tasfiye etmek\r\niçin zaman ve içeriğe ihtiyaç duyduğu görülmektedir. Henüz ideolojik bilinç olarak o kadar güçlü\r\ndeğildir.\r\nMusa ise, “her şeye gücü yeten” tek bir tanrı fikrindedir. Kendi Tanrısı’na kim olduğunu sorduğunda,\r\n“Ben neysem oyum” ve “ben benim” gibi cevaplar almaktadır. “Benim” sözcüğünün\r\nİbranicesi “EHYH”dir. Bu kelime YHVH (Yahveh) ile aynı köke; “Hayah”a dayanır. Dolaysıyla\r\nMusa, İbrahim’in Tanrısı’nı günün koşullarına göre yenileyerek alır ve ismini Rab olarak değiştirir.\r\nRab, “efendi” anlamındadır. On Emir indiğinde yaşanan bu isim değişikliği belli bir sınıfı da işaret\r\netmektedir. İbrahim kabile tanrısı yaratmıştı…\u003c\/div\u003e","brand":"Aram yayinevi","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60949163278666,"sku":"ARAM-014","price":7.85,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/2_1730205993059785.jpg?v=1769465712"},{"product_id":"fransiz-diplomatik-arsivlerinde-kurtler","title":"Fransız Diplomatik Arşivlerinde Kürtler","description":"\u003cdiv class=\"ozet\"\u003e\r\n\u003ch2 data-start=\"140\" data-end=\"217\"\u003eFransız Diplomatik Arşivlerinde Kürtler – Sabri Ciğerli \u0026amp; Didier Le Saout\u003c\/h2\u003e\r\n\u003cp data-start=\"219\" data-end=\"557\"\u003eBu kitap, 1874-1945 yılları arasında Fransız diplomatik arşivlerinde saklanan, daha önce hiç yayımlanmamış Kürtlere dair belgeleri derlemektedir. Belgeler, Fransa’daki çeşitli diplomatik merkezlerde gizli kalmış ve Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemleri ile Birinci ve İkinci Dünya Savaşları arasındaki kritik süreçlere ışık tutmaktadır.\u003c\/p\u003e\r\n\u003cp data-start=\"559\" data-end=\"828\"\u003eÖzellikle Osmanlı’nın çöküşü, Suriye’de Fransız mandası, Irak’ta İngiliz mandası ve bu dönemlerde Kürt meselesinin gelişimi hakkında önemli bilgiler içeren belgeler, Fransız Dışişleri Bakanlığı, büyükelçilikler, konsolosluklar ve istihbarat servislerinden toplanmıştır.\u003c\/p\u003e\r\n\u003cp data-start=\"830\" data-end=\"1149\"\u003eSabri Ciğerli ve Didier Le Saout tarafından analiz edilen bu metinler, Kürt milli hareketinin ortaya çıkışını anlamak için benzersiz bir kaynak sunar. Ayrıca, Fransa’nın Orta Doğu’daki bölgesel düzenin şekillenmesindeki rolü ve 1923 Lozan Antlaşması sonrası Kürtlerin yaşadığı toprakların bölünmesi sürecine ışık tutar.\u003c\/p\u003e\r\n\u003cp data-start=\"1151\" data-end=\"1391\"\u003eKitapta yer alan mektuplar, Kürt liderlerin Milletler Cemiyeti, Fransız Dışişleri Bakanlığı ve Fransa Cumhurbaşkanlığı gibi uluslararası platformlarda hak taleplerini anlatmalarına rağmen, bu taleplerin karşılık bulamadığını göstermektedir.\u003c\/p\u003e\r\n\u003cp data-start=\"1393\" data-end=\"1565\"\u003eSonuç olarak, bu eser Fransız dış politikasının gözünden Orta Doğu’daki siyasi çatışmalar içinde Kürtlerin uzun soluklu rolünü derinlemesine inceleyen önemli bir kaynaktır.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003c\/div\u003e\r\n\u003cp data-start=\"1393\" data-end=\"1565\"\u003e\u003cstrong\u003e\u003ca href=\"https:\/\/makpirtuk.de\/wesanxane\/avesta-yayinlari\/\"\u003eAvesta Yayınevi\u003c\/a\u003e’\u003c\/strong\u003enin tüm yayınlarına ulaşmak için buraya tıklayın\u003c\/p\u003e","brand":"Avesta Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60949166752074,"sku":"AVES-278","price":14.21,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/fransiz-diplomatik-arsivlerinde-kurtler.jpg?v=1769465801"},{"product_id":"tarihi-canli-yasamak","title":"Tarihi Canlı Yaşamak","description":"\u003cdiv class=\"ozet\"\u003eToplumlar canlı varlıklar ise ve her canlı varlık gibi genlere sahipler ise ve yine tarih\r\ngünümüzde ve biz de tarihin başlangıcında gizliysek ve tarih şimdiyse o zaman tarihi canlı\r\nyaşamanın dışında bir seçenek kalmıyor. Bugünü yaşarken geçmiş tarihi çözerek eskiden\r\nyapılan hatalara ve yetmezliklere düşmeden geleceğe daha doğru temellerde yürümek\r\nmümkündür.\r\nTarihi irdelerken canlı bir organizma olduğunun bilincinde olarak ve insanlığın ruhsal\r\nderinliklerine nüfuz ederek adım adım olup bitenleri anlamak ve anlamlandırmak\r\nönemlidir. Çünkü “Tarihsel zemin olarak beş bin yıllık Doğu bilgeliği ve demokratik duruş\r\ngeleneği yer almaktadır. Bu zemin düşünülmeden evrensel insanlık tarihi yazılamayacağı\r\ngibi, günümüzün anlamlı bir değerlendirmesi de yapılamaz. Tarihi evrensel boyutlarda\r\nanlamaya çalışmam, şüphesiz bir ilke değeri taşıdığına inandığım evrensel tarih olmadan\r\nyerel tarihlerin anlam bulamayacağı görüşüne bağlıdır. En silik toplumların tarihinin bile\r\nevrensel tarihin ışığında aydınlatılabileceğine kuşku yoktur.”\r\nMikro evren denilen insanı doğru temellerde çözdükçe, bu anlama ve anlamlandırma\r\nçabası bize kıymetli sonuçlar verecektir. Bu -Tarih’i Canlı Yaşamak- kitap çalışmasında\r\nizlenen yol ve yöntem, yukarıda yapılan tespitler ışığında belirlenmiştir\u003c\/div\u003e","brand":"Aram yayinevi","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60949169439050,"sku":"ARAM-047","price":12.9,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/2_1730203529752808.jpg?v=1769465875"},{"product_id":"seyh-bedretinin-komunal-diyari-ortaklar-diyare-kominal-e-sex-bedreddin","title":"Şeyh Bedretin'in Komünal Diyarı Ortaklar","description":"\u003cdiv\u003eŞeyh Bedretin`in Komünal Diyarı Ortaklar Kısa Özet i “Şiverêk”ê de hunê xwe bigîhînin welatekî ji êşê. Êş dibe helbest,helbest dibe hesret û careke dinê xwe bi şaêr dide nivisandin… TENÊTÎ Tariya şevê, Ronîheyv, Bîrewerên tolaz, Qedeheke tijî, Û li ber Çemê Dîjleyê Min tenêtiya xwe berda Çû… Çû mîna kelekekê Her tişt bi nîvî ma Li binê dara biyê.\u003c\/div\u003e\r\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\r\n\u003cdiv class=\"ozet\"\u003e\u003c\/div\u003e","brand":"Na","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60949175533898,"sku":"NA-91","price":7.44,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/2_1725597455494991.jpg?v=1769466010"},{"product_id":"siyasal-islamin-krizi","title":"Siyasal İslam'ın Krizi","description":"\u003cdiv class=\"ozet\"\u003e“Hangi Islam?” sorusu karsisinda Müslüman dünyasi ters köse edildigi için muhtemelen birçogumuz “Tabii ki, Kur’an Islam’i” diyerek isin içinden çikmaya çalisiriz. “Hangi Islam?” derken bir çirpida aklimiza oldukça farkli Islam formatlari gelir. Her Islam biçimi kendi döneminin kosullari içinde formatlanarak karsimiza su sekillerde çikmaktadir. Isbirlikçi Islam, pragmatist Islam, siyasal IUslam, fasist Islam, kültürel Islam, konjonktürel Islam, kapitalist Islam, sosyalist Islam, otoriter Islam, metafizikçi Islam, tasavuffi Islam, cemaatçi Islam, mezhepçi Islam, tarihsel Islam, gelenekçe Islam ve modern Islam…\u003c\/div\u003e","brand":"Do","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60949178810698,"sku":"DO041","price":10.51,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/2_1730634035233136.jpg?v=1769466074"},{"product_id":"dr-sivan","title":"Dr. Şivan","description":"\u003cdiv class=\"ozet\"\u003e“Dr. Şıvan” kitabı 1965-1975 yılları arasında Kürdistan sathında Kürt ulusal Kurtuluş mücadelesi ve karşı tertiplenmelere ayna tutar nitelikte bir eserdir. Döneme dair Kürtler arası iç ve dış çelişkilerin Kürdistani mücadeleye nasıl yansıdığını, dışarıdan nasıl müdahale edildiğini ve içten kargaşalar yaratarak egemen olmayı sürdürdüğünü bu kitapta göreceğiz. Kürtlerin mücadeledeki eksikliklerini, zaaflarını, zayıflıklarının kendilerine karşı kullandıklarını algılama ve sorularına cevap bulmamıza yardımcı olacak bir eserdir.\r\nKürdistan’ın parçalanmışlığı, Kürt hareketindeki parçacılığı tetiklemiştir. Bu vahim olaylardan biri de Kuzey Kürdistanlı önderlerden Dr Şıvan(Dr. Sait Kırmızıtoprak) ve Sait Elçi’nin sömürgecilerin arzularına kurban edilmesidir. Barzanilerin ve IKDP, Kürdistan Milli kurtuluş Mücadelesindeki yeri birçok bakımdan pozitif ve olumlu rolleri tartışılmazdır. Lakin diğer parçalardaki Kürd Milli Hareketlerine karşı Türk ve İran devletleri ile bağlaşık oldukları ilişkileri nedeni ile işledikleri hatalar, Doğu, Kuzey ve Güney Batı Kürdistan hareketlerinin tasfiyesi, sonuçta 1975 Cezayir antlaşmasıyla Güney Kürdistan’daki Kürt ulusal Kurtuluş Mücadelesinin tasfiye olması noktasına getirmişti.\r\nKürt hareketi, Kürdistan’ın bir parçasını, bir vadisini tutarak savunulamayacağını anlamak önem arz eder olmuştur.\r\nDr. Şivan ve Said Elçi’nin öldürülmelerinin esas sebebi; çok sayıda devletin Kürdistan hareketine müdahalesi, onu siyası olarak kıskaca\/kuşatmaya alması ve tasfiye etme arzusudur.\r\nTC, Dr. Şıvan grubunun, Güney Kürdistan’da gerilla mücadelesine hazırlanması, bu hareketin behemehal tasfiyesini hızlandırmıştır.\r\nDr. Şıvan’ın ve hareketinin tasfiyesi, yeterince ve doğru tartılmadığı için, aynı tarzda hatalar, trajediler ve çocukluk hastalığına varan Kürtler arası, partiler arası olumsuz ve çiğ ilişkilerin sürdüğü, demokrasi kültürünün sadece isimlerinde kalarak yerleşmemesi, Kürt ulusal birliği çerçevesinde olgunlaşmasını ve kurumlaşmasını da sağlayamadığını görmekteyiz.\r\nGörüyoruz ki, 44 yıldır, kamuoyu IKDP’nin Saitler’in Kırımı’na dair Kürd kamuoyunu aydın-latacak bilgileri sunmasını beklemektedir. Bugün IKDP lideri olmanın da ötesinde, Kürdistan Federe Devleti Başkanı olarak Sayın Mesud Barzanî’nin benzer bir yaklaşımı karanlıkta bırakmış, Saidler Kırımı’na dair bilgilerin gün ışığına çıkarılması, mezarlarının ailelerine gösterilerek yan yana yeniden getirilerek definlerinin yapılması doğrultusunda sunması gerektiği halde bu gerçekleşmemiştir.Sayın Kürdistan Bölge Başkanı’nın, bu yaklaşımı göstermesi durumunda, Bölge Başkanlığı’nın, IKDP’nin tavrı özellikle Kuzey ve Doğu Kürdistan yurtseverleri başta olmak üzere, tüm Kürdistanlılar tarafından örnek alınacak ve memnuniyetle karşılanacaktır. Selahattin Ali Arık’ın, yıllarını alan ve çok yönlü bir araştırmanın ürünü olan “Dr. ŞIVAN (Sait Kırmızıtoprak)” kitabı; yazılar, günlükler, tanıklar, haritalar, albümler, saha çalışmasındaki belgeler, 1965- 1975 dönemini kapsayan parti ve hareketlerin ilişki, çelişki ve çalışma tarzları ile zengin bir koleksiyon ve verilerle çok bilinmeyenli bir olguya ayna tutmuştur.\r\nKitap, 1965-1975 tarihleri arasında Dr. Şıvan’ın şahsiyetinde Kürdistan tarihini, hareketlerini belgesel bir netlikte sunmuştur.\u003c\/div\u003e","brand":"Weqfa Îsmaîl Beşîkçî","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60949180121418,"sku":"Besikci-018","price":17.1,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/2_1725678350259510.jpg?v=1769466116"},{"product_id":"bitlis-mus-vanda-kullerinden-dogan-bir-halk-kurtler","title":"Bitlis, Muş, Van'da Küllerinden Doğan Bir Halk KÜRTLER","description":"\u003cdiv class=\"ozet\"\u003e\r\n\r\nBu eser 1960-1984 yılları arasında Bitlis, Muş, Van ve ilçe ve köylerinde sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasal gelişmeleri konu almış ve ö dönemdeki süreç tüm gerçekliğiyle, yalın bir dille ele alınmış ve okuyucunun beğenisine sunmuştur. Yazar sosyo-politik olayları anlatırken özellikle yörenin kültürel yapısını irdelemiş ve eserine bambaşka bir zenginlik katmıştır.\r\n\r\nBu eser, dönemin sosyo-politik olaylarını anlatan en iyi eserlerden bir tanesidir.\r\n\r\n\u003c\/div\u003e","brand":"Sîtav Yayınevi","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60949188215114,"sku":"SÎTV-35","price":7.87,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/2_1729442236793960.jpg?v=1769466236"},{"product_id":"kurd-asiretlerinde-alan-koruma","title":"Kürd Aşiretlerinde Alan Koruma","description":"\u003ch2\u003eKürd Aşiretlerinde Alan Koruma-Yusuf Ziya Döger\u003c\/h2\u003e\r\nYazarın bu çalışması, \u003cstrong data-start=\"155\" data-end=\"217\"\u003eyıllardır zihnimizi meşgul eden en temel sorulardan birine\u003c\/strong\u003e büyük ölçüde yanıt sunmaktadır. \u003cstrong data-start=\"250\" data-end=\"350\"\u003eGünümüz medeniyetinin ortaya çıktığı toprakların kadim ve otokton halklarından biri olan Kürtler\u003c\/strong\u003e, üretimle olan \u003cstrong data-start=\"366\" data-end=\"399\"\u003eyakınlıkları ve yatkınlıkları\u003c\/strong\u003e, \u003cstrong data-start=\"401\" data-end=\"480\"\u003eyabancı işgalcilere ve talancı kavimlere karşı savaşçı ve direngen yapıları\u003c\/strong\u003e ile \u003cstrong data-start=\"485\" data-end=\"515\"\u003egüçlü kültürel değerlerine\u003c\/strong\u003e rağmen, \u003cstrong data-start=\"524\" data-end=\"613\"\u003eneden bugün dünya uluslar ailesinin eşit haklara sahip, onurlu bir üyesi olamamıştır?\u003c\/strong\u003e\r\n\r\n\u003cstrong data-start=\"615\" data-end=\"670\"\u003eKürt sosyal dokusuna derinlemesine hâkim olan yazar\u003c\/strong\u003e, bu bilgisini \u003cstrong data-start=\"685\" data-end=\"708\"\u003eakademik disiplinle\u003c\/strong\u003e pekiştirerek, şimdiye dek yanıt bulmakta zorlandığımız \u003cstrong data-start=\"764\" data-end=\"804\"\u003epek çok soruya açıklık getirmektedir\u003c\/strong\u003e. Bu kitap, \u003cstrong data-start=\"816\" data-end=\"867\"\u003euzun tarihi boyunca toprağına sıkı sıkıya bağlı\u003c\/strong\u003e, dışarıdan gelen \u003cstrong data-start=\"885\" data-end=\"943\"\u003eişgalci ve talancılara karşı sürekli direniş göstermiş\u003c\/strong\u003e, \u003cstrong data-start=\"945\" data-end=\"1026\"\u003ebinlerce yıl kendi yurdunda yaşamayı başarmış Kürt toplumunun temel kodlarını\u003c\/strong\u003e daha iyi anlamamıza önemli katkılar sunmaktadır.\r\n\r\nÇalışmada özellikle, \u003cstrong data-start=\"1098\" data-end=\"1132\"\u003eaşiret yapısının mikro düzeyde\u003c\/strong\u003e ya da \u003cstrong data-start=\"1139\" data-end=\"1208\"\u003efederasyonlar ve konfederasyonlar aracılığıyla daha geniş ölçekte\u003c\/strong\u003e başarabildiği \u003cstrong data-start=\"1223\" data-end=\"1248\"\u003ealan koruma pratiğini\u003c\/strong\u003e, \u003cstrong data-start=\"1250\" data-end=\"1287\"\u003eneden makro düzeyde sürdüremediği\u003c\/strong\u003e ve \u003cstrong data-start=\"1291\" data-end=\"1326\"\u003eulusal ölçekte devletleşemediği\u003c\/strong\u003e sorusu büyük oranda açığa kavuşturulmaktadır.\r\n\r\n\u003cstrong data-start=\"1374\" data-end=\"1427\"\u003eAşiretin uzun yıllar yaşadığı alanı yurt edinmesi\u003c\/strong\u003e, bu sürekliliği \u003cstrong data-start=\"1444\" data-end=\"1488\"\u003ekendi köklerinin asaletiyle açıklamasına\u003c\/strong\u003e yol açmış; dışarıdan gelen \u003cstrong data-start=\"1516\" data-end=\"1557\"\u003e“köksüz” ve barbar topluluklara karşı\u003c\/strong\u003e bunu bir \u003cstrong data-start=\"1567\" data-end=\"1586\"\u003eüstünlük unsuru\u003c\/strong\u003e olarak değerlendirmiştir. \u003cstrong data-start=\"1613\" data-end=\"1659\"\u003eEn sert saldırı ve işgal dönemlerinde dahi\u003c\/strong\u003e, aşiretlerin \u003cstrong data-start=\"1673\" data-end=\"1733\"\u003etopraklarını terk etmeme konusundaki direnci ve başarısı\u003c\/strong\u003e, dikkat çekici ve üzerinde düşünülmesi gereken önemli bir olgu olarak öne çıkmaktadır.\r\n\r\n \r\n\r\n\u003cstrong\u003eSîtav Yayınevi’\u003c\/strong\u003enin tüm yayınlarına ulaşmak için \u003cstrong\u003e\u003ca href=\"https:\/\/makpirtuk.de\/wesanxane\/sitav-yayinevi\/\"\u003eburaya tıklayın\u003c\/a\u003e\u003c\/strong\u003e\r\n\u003cstrong\u003eYusuf Ziya Döger’\u003c\/strong\u003ein tüm eserlerine ulaşmak için \u003cstrong\u003e\u003ca href=\"https:\/\/makpirtuk.de\/niviskar\/yusuf-ziya-doger\/\"\u003eburaya tıklayın\u003c\/a\u003e\u003c\/strong\u003e","brand":"Sîtav Yayınevi","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60949190443338,"sku":"SÎTV-115","price":13.48,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/kurd-asiretlerinde-alan-koruma.webp?v=1769466321"},{"product_id":"tarihten-gunumuze-kurdistanda-zorunlu-gocun-sosyo-politigi","title":"Tarihten Günümüze Kürdistan'da Zorunlu Göçün Sosyo\/politiği","description":"\u003cdiv class=\"ozet\"\u003eTarih boyunca toplumlar bulundukları coğrafyanın olumsuz şartlarındanuzaklaşmak ya da gidecekleri coğrafyanın sunacaklarından faydalanmak için göç etmişlerdir. zorunlu iskan politikalrı dışındaki göçler, dalgalar halinde hareket ederek karşılarına çıkan kavimleri göçe zorlamışlardır. Eskiçağ boyunca sıklıkla bir ceza yöntemi olarak kullanılan toplu nüfus nakilleri veya sürgünler; Hitit, Urartu ve Asur medeniyetleri için zamanla bir devlet politikası haline gelmiştir.\u003c\/div\u003e","brand":"Sîtav Yayınevi","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60949192311114,"sku":"SÎTV-38","price":16.8,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/2_1729006742927040.jpg?v=1769466351"},{"product_id":"siyerul-ekrad-baban-ve-erdelan-kurtleri-tarihi-1523-1870","title":"Siyeru'l-Ekrad Baban ve Erdelan Kürtleri Tarihi (1523-1870)","description":"\u003ch2\u003e\u003cstrong\u003eSiyeru'l-Ekrad Baban ve Erdelan Kürtleri Tarihi (1523-1870)-Abdülkadir b. Rüstem el-Babani\u003c\/strong\u003e\u003c\/h2\u003e\r\n\u003cstrong data-start=\"165\" data-end=\"190\"\u003eAbdülkadir Bâbanî’nin\u003c\/strong\u003e, \u003cstrong data-start=\"192\" data-end=\"229\"\u003e1870 yılında Farsça kaleme aldığı\u003c\/strong\u003e ve Kürtlerin tarihini yazma gayesiyle \u003cstrong data-start=\"268\" data-end=\"286\"\u003eSiyeru’l-Ekrad\u003c\/strong\u003e adını verdiği eser, \u003cstrong data-start=\"307\" data-end=\"329\"\u003eyazma (el yazması)\u003c\/strong\u003e bir çalışmadır. Ancak yazar, Kürtlerin farklı bölge ve siyasal alanlardaki tarihini bütüncül biçimde ele alma amacına rağmen, yalnızca \u003cstrong data-start=\"465\" data-end=\"494\"\u003eBâban ve Erdelan Kürtleri\u003c\/strong\u003enin tarihinin belirli dönemlerini kaleme alabilme imkânı bulmuştur. Bu nedenle eser, adlandırması itibarıyla geniş bir iddia taşısa da içerik bakımından \u003cstrong data-start=\"647\" data-end=\"690\"\u003esınırlı ve münhasır bir tarihsel anlatı\u003c\/strong\u003e ile şekillenmiştir.\r\n\r\nEser, \u003cstrong data-start=\"718\" data-end=\"773\"\u003eXIV. yüzyıldan XIX. yüzyılın üçüncü çeyreğine kadar\u003c\/strong\u003e uzanan tarihsel süreçte, \u003cstrong data-start=\"799\" data-end=\"834\"\u003eBâban ve Erdelan hanedanlıkları\u003c\/strong\u003e çerçevesinde yaşanan çeşitli \u003cstrong data-start=\"864\" data-end=\"884\"\u003eolay ve olguları\u003c\/strong\u003e ihtiva etmektedir.\r\n\r\nBu bağlamda Abdülkadir Bâbanî, söz konusu hanedanlıkların hâkim olduğu coğrafyada;\u003cbr data-start=\"987\" data-end=\"990\"\u003e\u003cstrong data-start=\"990\" data-end=\"1019\"\u003eiç iktidar mücadelelerini\u003c\/strong\u003e,\u003cbr data-start=\"1020\" data-end=\"1023\"\u003e\u003cstrong data-start=\"1023\" data-end=\"1082\"\u003eOsmanlı ve İran devletleriyle kurulan siyasi ilişkileri\u003c\/strong\u003e,\u003cbr data-start=\"1083\" data-end=\"1086\"\u003eve dönemin \u003cstrong data-start=\"1097\" data-end=\"1127\"\u003ekonjonktürel gelişmelerini\u003c\/strong\u003e,\u003cbr data-start=\"1128\" data-end=\"1131\" data-is-only-node=\"\"\u003e\u003cstrong data-start=\"1131\" data-end=\"1172\"\u003eyerel tarihsel anlatıya bağlı kalarak\u003c\/strong\u003e aktarmıştır.\r\n\r\n \r\n\r\nJi bo hemû berhemên \u003ca href=\"https:\/\/makpirtuk.de\/wesanxane\/peywend-yayinlari\/\"\u003e\u003cstrong\u003ePeywend Yayınları\u003c\/strong\u003e\u003c\/a\u003e vir bitikînin\r\n\r\nJi bo hemû berhemên \u003ca href=\"https:\/\/makpirtuk.de\/niviskar\/abdulkadir-b-rustem-el-babani\/\"\u003e\u003cstrong\u003eAbdülkadir b. Rüstem el-Babani\u003c\/strong\u003e\u003c\/a\u003e vir bitikînin","brand":"Peywend","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60953169232202,"sku":"PEYWEND-051","price":17.77,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/siyerul-ekrad-baban-ve-erdelan-kurtleri-tarihi-1523-1870.png?v=1770310582"},{"product_id":"serefname-kurt-tarihi","title":"Şerefname- Kürt Tarihi -","description":"\u003cdiv class=\"ozet\"\u003e16. yüzyılın sonlarında Bitlis Meliki Şerefhan tarafından yazılan ve 1597 yılında tamamlanan Şerefname, Kürdoloji çalışmalarında araştırmacıların vazgecemeyip sürekli yararlandıkları ve üzerinde pek çok çalışma yaptıkları başucu eserlerinden biridir. Kürt tarihi konusunda bilgilenmek ve çalışmak isteyenler için en önemli referans kitabı olan bu eser, uzun soluklu ve titiz bir araştırma ve incelemenin sonucunda kaleme alınmıştır. Elinizdeki çevirinin en önemli özelliklerinden biri de, şiirleriyle beraber Farsça aslından ilk kez Türkçeye çevrilmiş olmasıdır.\u003c\/div\u003e","brand":"Sîtav Yayınevi","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60953172410698,"sku":"SÎTV-101","price":18.48,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/2_1728990926690050.jpg?v=1770368510"},{"product_id":"annales-ve-tarih","title":"Annales ve Tarih","description":"\u003cdiv class=\"ozet\"\u003e“Annales Okulu 1929 yılında Marc Bloch ve Lucien Febure Annales dergisi etrafında bir araya gelerek geliştirdikleri bir tarih hareketidir. Egemen pozitivist tarih anlayışına karşı aşağıdan tarih soyut tarihçilik Annales hareketin temel özelliğidir. Annales'e kadar tarih büyük kralların soyluların imparatorlukların tarihiydi. Bu Egemen tarihi anlayışına karşı Annales yıkıcı bir gerilla hareketidir. Annales‘in temel özelliği Batı Avrupa merkeziyetçiliğine karşıya global tarih anlayışının esas almasıdır. “\r\nMürsel Yıldız“30'lu yılların önemli temaları, \"anti\" temalardır. Annalesçi söylemin bağlandığı ana noktanın kaynağı pozitivist denen egemen tarih yazımının tamamen reddi buna sistematik muhalefettir. Saignobos, Longlois kuşağına muhalefet temelinde oluşur. 1930'lu politikacıların oyunları, parlamenter yaşam, siyasal partiler bu entelektüellerin eleştirisine uğrar. “\r\nAbdullah Çelik”Annalesin hedefleri olay anlatımına dayalı geleneksel anlatım yerine sorun olgu odaklı bir analitik tarih, tamamen siyasete odaklanan bir tarihin yerine insan faaliyetlerinin tamamına eğilen bir tarih yazımını oluşturmak olmuştur. Bu amaçları gerçekleştirmek amacıyla diğer disiplinlerle coğrafya, sosyoloji, psikoloji, ekonomi, dilbilim, antropoloji ve benzeri iş birliğini önceller. Bu noktada artık eski tarihçi anlayışının yeterli olmadığını ve tarihçilerin birer coğrafyacı, hukukçu, sosyolog ve psikolog olmalarını adeta emrederler.”\r\nTariq Hesen\u003c\/div\u003e","brand":"J\u0026amp;J","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60953182732618,"sku":"JJ-78","price":4.72,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/2_1730286840402144.jpg?v=1770422822"},{"product_id":"aktepe-medresesi","title":"Aktepe Medresesi","description":"\u003cdiv class=\"ozet\"\u003eBelgeleriyle birlikte bu kitabı yazmadaki sebeplerimizden biri, Kürt klasik edebiyatımız hakkında, bir nebze de olsa, Kuzey Kürtlerinin bilgilendirilmesi isteğimdir. Bunun yanında çok yönlü eğitim ve öğretimin görüldüğü Aktepe Medresesi'nde yetişen yüzlerce öğrenci tarafından, kendi ulusunun bilinç düzeyinin artması için anadilde, halkın anlıyacağı şekilde eserler verildiğininin bilinmesidir. Çünkü medrese kurucusu Şeyh Hasan Nurani ve küçük oğlu Şeyh Muhammed Siracettin dışında (Bu iki zat, Arapça eser vermeyi tercih etmiştir.) Şeyh Abdurrahman (Ruhi), Şeyh Muhammed Can (Haki), Şeyh Hasip (Harbi), Şeyh Kerbela (Kerbelayi) ve Şeyh Askeri (Eskeri) kitaplarını Kürtçe yazarak halkına hizmet etmişlerdir.\u003c\/div\u003e","brand":"J\u0026amp;J","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60953186107722,"sku":"JJ-66","price":4.56,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/aktepe-medresesi.jpg?v=1770422552"},{"product_id":"basibrinali-adday-vakayinamesi","title":"Basibrinalı Adday Vakayinamesi","description":"\u003cdiv class=\"ozet\"\u003e\r\n\u003ch2\u003eBasibrinalı Adday Vakayinamesi-Kutlu Akalın\u003c\/h2\u003e\r\n\u003cp class=\"\" data-start=\"191\" data-end=\"631\"\u003e\u003cstrong data-start=\"191\" data-end=\"200\"\u003eZaman\u003c\/strong\u003e, \u003cstrong data-start=\"202\" data-end=\"211\"\u003emekân\u003c\/strong\u003e ve \u003cstrong data-start=\"215\" data-end=\"224\"\u003einsan\u003c\/strong\u003e, tarihin temel unsurlarıdır. XV. yüzyılda \u003cstrong data-start=\"267\" data-end=\"289\"\u003eYukarı Mezopotamya\u003c\/strong\u003e’da meydana gelen olaylar, \u003cstrong data-start=\"316\" data-end=\"384\"\u003eTur Abdin bölgesine bağlı Basibrina köyünden Süryani keşiş Adday\u003c\/strong\u003e (ö. 1502) tarafından kaleme alınmıştır. Keşiş Adday, ünlü Süryani bilim adamı \u003cstrong data-start=\"463\" data-end=\"479\"\u003eBar Hebraeus\u003c\/strong\u003e’un \u003cem data-start=\"483\" data-end=\"491\"\u003eKilise\u003c\/em\u003e ve \u003cem data-start=\"495\" data-end=\"512\"\u003eDünya Tarihleri\u003c\/em\u003e adlı eserlerine \u003cstrong data-start=\"529\" data-end=\"551\" data-is-only-node=\"\"\u003eiki ayrı zeyl (ek)\u003c\/strong\u003e yazmış ve bu metinleri \u003cstrong data-start=\"575\" data-end=\"588\"\u003eSüryanice\u003c\/strong\u003e olarak XV. yüzyılın sonunda tamamlamıştır.\u003c\/p\u003e\r\n\u003cp class=\"\" data-start=\"633\" data-end=\"1035\"\u003eBu metinlerin \u003cstrong data-start=\"647\" data-end=\"673\"\u003eSüryanice orijinalleri\u003c\/strong\u003e daha önce birkaç kez basılmış ve bazı batı dillerine çevrilmiştir. Ancak özellikle \u003cstrong data-start=\"757\" data-end=\"773\"\u003ebölge tarihi\u003c\/strong\u003e açısından taşıdığı önem nedeniyle, dünya tarihine yapılan zeylin \u003cstrong data-start=\"839\" data-end=\"863\"\u003eyeniden yayımlanması\u003c\/strong\u003e gerekli görülmüştür. Daha önceki baskılarda, \u003cstrong data-start=\"909\" data-end=\"978\"\u003eyer adları ile dini ve etnik grupların adlarının yanlış yazılması\u003c\/strong\u003e, bu yeni edisyonun hazırlanmasında belirleyici olmuştur.\u003c\/p\u003e\r\n\u003cp class=\"\" data-start=\"1037\" data-end=\"1424\"\u003eÇalışma, \u003cstrong data-start=\"1046\" data-end=\"1077\"\u003eOxford Bodleian Kütüphanesi\u003c\/strong\u003e ile \u003cstrong data-start=\"1082\" data-end=\"1131\"\u003eKudüs Aziz Mark Süryani Ortodoks Patrikhanesi\u003c\/strong\u003e yazmalar kütüphanelerindeki iki farklı el yazması nüshaya dayanılarak hazırlanmıştır. Metnin günümüz Türkçesine çevirisi yapılmış, ayrıca \u003cstrong data-start=\"1270\" data-end=\"1314\"\u003etarih okurları için açıklayıcı dipnotlar\u003c\/strong\u003e, \u003cstrong data-start=\"1316\" data-end=\"1358\"\u003eTur Abdin ve Mardin patrikleri listesi\u003c\/strong\u003e ve \u003cstrong data-start=\"1362\" data-end=\"1397\"\u003eolayların kronolojik sıralaması\u003c\/strong\u003e çeviri sonuna eklenmiştir.\u003c\/p\u003e\r\n\u003cp class=\"\" data-start=\"1426\" data-end=\"1881\"\u003e\u003cstrong data-start=\"1426\" data-end=\"1453\"\u003eBasibrinalı keşiş Adday\u003c\/strong\u003e’ın yıl esasına dayalı olarak sunduğu bu metin, \u003cstrong data-start=\"1501\" data-end=\"1510\"\u003eTimur\u003c\/strong\u003e, \u003cstrong data-start=\"1512\" data-end=\"1525\"\u003eMemlükler\u003c\/strong\u003e, \u003cstrong data-start=\"1527\" data-end=\"1545\"\u003eKarakoyunlular\u003c\/strong\u003e, \u003cstrong data-start=\"1547\" data-end=\"1561\"\u003eOsmanlılar\u003c\/strong\u003e, \u003cstrong data-start=\"1563\" data-end=\"1587\"\u003eHasankeyf Eyyubîleri\u003c\/strong\u003e, \u003cstrong data-start=\"1589\" data-end=\"1605\"\u003eAkkoyunlular\u003c\/strong\u003e ve \u003cstrong data-start=\"1609\" data-end=\"1622\"\u003eSafevîler\u003c\/strong\u003e gibi büyük devletlerin yanı sıra, \u003cstrong data-start=\"1657\" data-end=\"1666\" data-is-only-node=\"\"\u003eBuhtî\u003c\/strong\u003e, \u003cstrong data-start=\"1668\" data-end=\"1681\"\u003eBehdinanî\u003c\/strong\u003e gibi \u003cstrong data-start=\"1687\" data-end=\"1712\"\u003eyerel Kürt beylikleri\u003c\/strong\u003e, ayrıca \u003cstrong data-start=\"1721\" data-end=\"1732\"\u003eBeşnevî\u003c\/strong\u003e, \u003cstrong data-start=\"1734\" data-end=\"1744\"\u003eŞirevî\u003c\/strong\u003e, \u003cstrong data-start=\"1746\" data-end=\"1756\"\u003eCişayî\u003c\/strong\u003e, \u003cstrong data-start=\"1758\" data-end=\"1767\"\u003eÇelkî\u003c\/strong\u003e, \u003cstrong data-start=\"1769\" data-end=\"1778\"\u003eSindî\u003c\/strong\u003e, \u003cstrong data-start=\"1780\" data-end=\"1790\"\u003eCarudî\u003c\/strong\u003e, \u003cstrong data-start=\"1792\" data-end=\"1802\"\u003eCenevî\u003c\/strong\u003e gibi \u003cstrong data-start=\"1808\" data-end=\"1827\"\u003eKürt aşiretleri\u003c\/strong\u003e ve \u003cstrong data-start=\"1831\" data-end=\"1847\"\u003eMuhallemîler\u003c\/strong\u003e hakkında da bilgiler sunmaktadır.\u003c\/p\u003e\r\n\u003cp class=\"\" data-start=\"1883\" data-end=\"2091\"\u003eKeşiş Adday, aynı zamanda \u003cstrong data-start=\"1909\" data-end=\"1962\"\u003eSüryani din adamları hakkında biyografik bilgiler\u003c\/strong\u003e vermekte ve bölgede hüküm süren hanedanlar döneminde \u003cstrong data-start=\"2016\" data-end=\"2057\"\u003eSüryani yerleşimlerinin tarihine dair\u003c\/strong\u003e önemli ayrıntılar paylaşmaktadır.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003c\/div\u003e\r\n \r\n\r\n\u003cstrong\u003ePeywend Yayınevi’\u003c\/strong\u003enin tüm yayınlarına ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/makpirtuk.de\/wesanxane\/peywend-yayinlari\/\"\u003eburaya tıklayın\u003c\/a\u003e\r\n\u003cstrong\u003eKurtlu Akalın’\u003c\/strong\u003eın tüm eserlerine ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/makpirtuk.de\/niviskar\/kutlu-akalin\/\"\u003eburaya tıklayın\u003c\/a\u003e\r\n\u003cdiv class=\"ozet\"\u003e\r\n\r\n \r\n\r\n\u003c\/div\u003e","brand":"Peywend","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60953188204874,"sku":"PEYWEND-046","price":10.02,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/basibranli-adday-vakayinamesi.jpg?v=1770439363"},{"product_id":"muhtasar-kurdistan-tarihi","title":"Muhtasar Kürdistan Tarihi","description":"\u003cdiv class=\"ozet\"\u003e\r\n\r\nEkrem Cemilpaşa’nın 1972’de Beyrut’ta yayımlanan eski Kürt tarihini ele aldığı ‪öncü tarih çalışmalarından biri olan “Muhtasar Kürdistan Tarihi” Avesta Yayınları arasında çıktı.Ekrem Cemilpaşa ile Kadri Cemilpaşa Suriye’deyken birlikte Kürt tarihini baştan sona yazmak konusunda anlaşmış ve aralarında bir paylaşımda bulunmuşlardı. Eski dönem Kürt tarihini yazma görevini Ekrem Cemilpaşa üstlenmiş, yeni dönem Kürt tarihini yazma sorumluluğu ise Kadri Cemilpaşa’ya kalmıştı. Her ikisi de üstlendikleri görevi yaşamlarının sonuna doğru yerine getirerek kitaplarını yazmış ve yayımlamıştır. Dîroka Kurdistan bi Kurtebirî - I (Kurdebir dirok a Kurdistan-I) adlı eski dönem Kürt tarihini anlatan elinizdeki kitabı 1972’de Beyrut’ta Kürtçe yayımlayan Ekrem Cemilpaşa, kitabı aynı yıl Muhtasar Kürdistan Tarihi adıyla Türkçeye yine kendisi çevirerek yayımlamıştır. Bu kitap Ekrem Cemilpaşa’nın kızı Pervin Cemil tarafından daktilo edilen eserin orijinal nüshası baz alınarak yeniden yayına hazırlanmıştır.Muhtasar Kürdistan Tarihi kitabını yazarken Mihemed Emin Zeki Beg’in Kürtler ve Kürdistan Tarihi adlı eserini başucu kitabı olarak aldığını ifade eden Ekrem Cemilpaşa her ne kadar bu eserini iki cilt olarak yazmayı düşünmüş -hatta bu konudaki kararlılığını vurgulamak adına-, kitabın da kapağına birinci cilt olduğu notunu düşmüş ve ikinci cildini 1918 yılı sonrası yakın dönem Kürt tarihine ayırmayı istemişse de buna ömrü vefa etmemiştir.Türkiye Kürtleri tarafından Kürtçe (Kurmanci lehçesiyle) yazılıp yayımlanan ilk tarih kitabı olan bu eser, az bilinmesine rağmen sonraki kuşaklar üzerinde çok etkili olmuştur. Dönemin şartlarına göre zengin bir literatür taramasına sahip olan bu çalışma, her ne kadar eski dönem Kürt tarihiyle ilgili yoğun bir içeriğe sahipse de yirminci yüzyıl Kürt siyasal hareketiyle ilgili gelişmeleri de mercek altına almıştır. Yazılı Kürt dili, edebiyatı, kültürü ve tarihine katkıda bulunarak kendi döneminin Kürt aydınları arasında Kürtçe yazan az sayıdaki kişilerden biri olan Ekrem Cemilpaşa’nın bu eseri Kürt tarihi araştırmacılarının temel referans kaynaklarından biridir.\r\n\r\n\u003c\/div\u003e","brand":"Avesta Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60953200034122,"sku":"AVES-231","price":8.5,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/2_1728432356720573.jpg?v=1770375942"},{"product_id":"kurt-milliyetciligi-ilk-kurt-gazetelerinde-siyasal-kavramlar-ve-islam-1898-1918","title":"Kürt Milliyetçiliği İlk Kürt Gazetelerinde Siyasal Kavramlar ve İslam 1898-1918","description":"\u003ch2 class=\"ozet\"\u003eKürt Milliyetçiliği İlk Kürt Gazetelerinde Siyasal Kavramlar ve İslam 1898-1918-Murat Issı\u003c\/h2\u003e\r\n\u003cstrong data-start=\"211\" data-end=\"255\"\u003eKürt milliyetçiliğini anlamaya odaklanan\u003c\/strong\u003e bu çalışma, \u003cstrong data-start=\"268\" data-end=\"370\"\u003eOsmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde Kürt kamuoyunda yaşanan politik ve düşünsel dönüşümleri\u003c\/strong\u003e inceleyerek, \u003cstrong data-start=\"384\" data-end=\"473\"\u003eKürt milliyetçiliğinin yalnızca Batı kaynaklı teorik yaklaşımlarla açıklanamayacağını\u003c\/strong\u003e ortaya koymaktadır.\r\n\r\nKitap, \u003cstrong data-start=\"504\" data-end=\"537\"\u003eKürtlerin Osmanlı yönetimiyle\u003c\/strong\u003e, \u003cstrong data-start=\"539\" data-end=\"590\"\u003eErmeni ve Süryani gibi etnik-dini topluluklarla\u003c\/strong\u003e ve \u003cstrong data-start=\"594\" data-end=\"626\"\u003edönemin milliyetçilikleriyle\u003c\/strong\u003e koşullara göre değişen ilişkilerini; \u003cstrong data-start=\"664\" data-end=\"679\"\u003eKürt basını\u003c\/strong\u003e ile \u003cstrong data-start=\"684\" data-end=\"759\"\u003eTürkiye, İngiltere, Fransa ve Yunanistan arşivlerinde yer alan belgeler\u003c\/strong\u003e temelinde ele almaktadır. Bu yönüyle eser, aynı zamanda \u003cstrong data-start=\"816\" data-end=\"858\"\u003eAvrupalı devletlerin Kürtlere bakışını\u003c\/strong\u003e ve \u003cstrong data-start=\"862\" data-end=\"897\"\u003eKürtlere yönelik politikalarını\u003c\/strong\u003e da görünür kılmaktadır.\r\n\r\n\u003cstrong data-start=\"923\" data-end=\"966\"\u003eDil merkezli milliyetçilik teorilerinin\u003c\/strong\u003e aksine, \u003cstrong data-start=\"975\" data-end=\"1070\"\u003eKürtlerin sosyopolitik koşullarının bir sonucu olarak dinin ve coğrafya merkezli yaklaşımın\u003c\/strong\u003e, \u003cstrong data-start=\"1072\" data-end=\"1122\"\u003eulusal bilincin inşasındaki belirleyici rolünü\u003c\/strong\u003e vurgulayan \u003cstrong data-start=\"1134\" data-end=\"1148\"\u003eMurat Issı\u003c\/strong\u003e, Kürt milliyetçiliğinin \u003cstrong data-start=\"1173\" data-end=\"1223\"\u003eTürk milliyetçiliğine bir tepki olarak doğduğu\u003c\/strong\u003e yönündeki \u003cstrong data-start=\"1234\" data-end=\"1259\"\u003ekalıplaşmış iddialara\u003c\/strong\u003e kapsamlı eleştiriler yöneltmektedir. Böylece eser, \u003cstrong data-start=\"1311\" data-end=\"1393\" data-is-only-node=\"\"\u003eKürt milliyetçiliğine ilişkin özgün, bütüncül ve tarihsel bir teorik arka plan\u003c\/strong\u003e sunmaktadır.\r\n\r\n \r\n\r\n\u003cstrong\u003ePeywend Yayınevi’\u003c\/strong\u003enin tüm yayınlarına ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/makpirtuk.de\/wesanxane\/peywend-yayinlari\/\"\u003eburaya tıklayın\u003c\/a\u003e\r\n\u003cstrong\u003eMurat Issı'\u003c\/strong\u003enın tüm eserlerine ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/makpirtuk.de\/niviskar\/murat-issi\/\"\u003eburaya tıklayın\u003c\/a\u003e\r\n\r\n ","brand":"Peywend","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60953206260042,"sku":"PEYWEND-079","price":16.38,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/kurt-milliyetciligi-ilk-kurt-gazetelerinde-siyasal-kavramlar-ve-islam-1898-1918.webp?v=1770303876"},{"product_id":"kurtler-ve-kurdistan","title":"Kürtler ve Kürdistan","description":"\u003ch2\u003e\u003cstrong\u003eKürtler ve Kürdistan Kitap Özeti\u003c\/strong\u003e\u003c\/h2\u003e\r\n\u003cdiv class=\"ozet\"\u003e“Varoluş itibariyle münferitlermişçesine, gazetelerde bazen birinci sayfa haberi oluyorlar. Oysa büyük\r\ngüçlerin bu yüzyıl içerisinde birçok defa Türkiye, İran, Irak ve Suriye arasında rastgele paylaştırdığı on beş\r\nmilyon kişiden oluşuyorlar. Irak’ta olduğu gibi petrol üreticisi Kürdistan topraklarından uzaklara\r\nsürülmediyse de her yerde ulusal azınlığa indirgenen Kürt halkı, kimliğini yaşayamıyor ve dilini kullanma\r\nhakkı reddediliyor. Bu güzel eser, genel bir resim çizmekten ziyade, ‘katledilerek’ ölmeyi reddeden bir\r\nulusun hikâyesini anlatıyor.”L’Histoire“Kürtler: Genel olarak Türkiye, İran ve Irak olmak üzere üç farklı devlet arasında paylaştırılan ve Suriye ile\r\nSovyetler Ermenistanı’nda da dikkate değer sayıda azınlık olarak yaşayan bir halk. Kürdistan: Dağlık,\r\ndenize kıyısı olmayan bir ülke. Halkı; çiftçi ve aynı zamanda tüccar, İslam dinine mensup, kültürel düzeyi\r\nhenüz çok gelişmediyse de yurtsever duyguları her yerde canlı olan bir halk.\r\nKürtler gerçekten şanssızdır. Varoluş mücadelelerini aynı anda üç ülkeye karşı yürütmek zorundalar.\r\nAyrıca Maxime Rodinson’un da vurguladığı gibi onlar, ‘ezilenlerin ezilenidir’ çünkü bağımsızlıklarını, daha\r\nönce Batı emperyalizminin kurbanı olmuş ülkeler nezdinde talep etmeleri gerekti -ve bazıları hâlâ talep\r\nediyorlar. Fakat eskiden ezilen olma hâli, ezene dönüştüren özel sıfatlar bahşeder mi? Dünyayı saran\r\nilerici fikirler, üçüncü dünya ülkeleriyle çatıştıkları durumda ulusal azınlıklara yüz mü çevirmelidir? Bilgili,\r\ndürüst, rahatsız edici ve dolayısıyla şiddetle önerilebilecek bu kitabın temel sorusu işte budur.”\r\nJacques Juillard, Le Nouvel Observateur\r\n\r\n“Uzman görüşleri ya da ‘dışarıdan’ söylemler sunmak yerine bizzat Kürt entelektüellerine söz veren bu\r\neserin takdir edilecek yanlarından biri, Şam, Bağdat, Tahran ve Ankara gibi birbirinden farklı rejimlerin\r\nKürt politikalarını, müsamaha göstermeden incelemek ve karşılaştırmaktır.”\r\n\r\nLe Monde\r\n\r\n\u003c\/div\u003e","brand":"Aryen Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60953216024906,"sku":"ARYEN-023","price":14.14,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/2_1728260162993733.jpg?v=1770372714"},{"product_id":"kurt-edebiyatinin-sosyo-politik-analizi","title":"Kürt Edebiyatının Sosyo-Politik Analizi","description":"\u003cdiv class=\"ozet\"\u003eDil konusu netameli bir alan olarak en sık tartışılan konuların başında gelir. Eskiden Kürt kültürü tandanslı olmasına rağmen Kürtçe yazılmayan eserler Kürt edebiyatından sayılmıyordu. Kabul-ret ölçüleri kültür referansı üzerinden değil, dil indirgemeciliği üzerinden öne sürülüyordu. Oysa edebiyat sosyolojisi dil değil, kültür çözümlemesini baz alır. Şüphesiz ki hem Kürt kültürü tandanslı olup hem de Kürtçe yazılan eserlerin Kürt edebiyatına katkısı daha fazladır. Daha homojen bir katkıdır çünkü. Ama heterojen de olsa, yani Kürtçe yazılmasa da Kürt kültürüne, toplumsal değerlerine dayanarak yazılan edebi eserler de Kürt kültürünün ve dolayısıyla Kürt edebiyatının bir parçasıdırlar\u003c\/div\u003e","brand":"Aryen Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60953223463242,"sku":"ARYEN-021","price":12.64,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/2_1728259297677378.jpg?v=1770409517"},{"product_id":"turkluk-sozlesmesi-olusumu-isleyisi-ve-krizi","title":"Türklük Sözleşmesi \/ Oluşumu, İşleyişi ve Krizi","description":"\u003cdiv class=\"ozet\"\u003eGündelik davranislarimizi, eyleme tarzimizi, toplumsallasirken sergiledigimiz performanslari, konusma ve hatta susma biçimimizi belirleyen etkenlerin çogu zaman farkinda bile degiliz. Ne var ki, bunlar yalnizca gündelik hayatimizi degil, ayni zamanda tarihin uzun hafizasindaki siyasal konumlarimizi ve tercihlerimizi de etkiliyor. Iste, çogu zaman bilinçdisi düzeyde yasanan bu körlügün siyasal anlamlari üzerine düsünüyor Türklük Sözlesmesi.\r\nBaris Ünlü, Türkiye’nin yazili olmayan esas anayasasini, yani Türklük Sözlesmesi’ni tarihsel çerçevesi, isleyis biçimleri, yarattigi imtiyazlar, zorunlu kildigi performanslar, dogurdugu sorunlar ve karsi karsiya kaldigi kriz baglaminda ortaya koyuyor. Beyazlik çalismalarindan duygular sosyolojisine kadar kapsamli bir çerçevede, Türkiye’nin kanayan yarasi Kürt Sorunu ve Ermeni Soykirimi’ndan Baris Için Akademisyenler’e kadar çesitli meseleleri ele alan Ünlü, siyasal yelpazenin çok farkli noktalarinda duran kisilerin bile “yeri gelince” nasil ayni paydada bulusabildigini sarih bir sekilde gözler önüne seriyor.\r\n“Türklük” adi altinda topaklanan benlik mitoslarini yerle bir eden bu kitap, okurunu gündelik davranis biçimlerini, ritüellerini, performanslarini sorgulamaya davet eden bir demir leblebi, negatifinden bir Türkiye Tarihi.\u003c\/div\u003e","brand":"Dipnot","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60953226248522,"sku":"dipnot009","price":13.52,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/2_1728193070948795.jpg?v=1770373074"},{"product_id":"serefname-ii-cilt","title":"Şerefname ( II. Cilt )","description":"\u003cdiv class=\"ozet\"\u003e\r\n\r\nŞerefhan tarafından yazılan ve Kürt tarihi alanında klasik bir kitab olan Şerefname, Kürtlerin aslı ve sosyal yapılarını, Kürdistan’ın yönetiminde adı geçen hükümdarları, devletleri, beylikleri ve aşiretleri anlatıyor. Elinizdeki bu kitap ise, Şerefname’ye “Hatime” olarak yazılmıştır ve değişik zamanlarda ikinci cilt olarak yayınlanmıştır. Bu ciltte, genel olarak Osmanlıların Anadolu’ya gelişleri olan 1288 yılından kitabın yazılış tarihi olan 1597 yılına kadar Osmanlı sultanlarının ve onlarla ilişkili olarak İran’da özellikle Safeviler dönemindeki sultanların önemli olayları aktarılmıştır. Bu klasik tarih kitabının, tarih meraklılarına ve araştırmacılara ciddi bir kaynak olacağı şüphesizdir. ** Şerefnama ku ji aliyê Şerefxan ve hatiye nivîsîn, di dîroka Kurdan de klasîkek e. Binyad û civaka Kurdan, dewlet, eşîr, mîrektî û hikûmdarên ku di îdareya Kurdistanê de derbas dibin, qal dike. Ev kitêba di destê we de ji bo Şerefnamê wekî Xatime hatiye nivîsîn. Di hin wextên cihê de bi navê cîlda 2’yan hatiye weşandin. Di vê cîldê de gelemperî hatina Osmaniyan a Anatoliyê ya ji sala 1288an heta 1579an a ku sedema nivîsîna vê kitêbê ye, têkiliyên siltanên Osmanî û yên Îraniyan nemaze jî yên Safewiyan hatine qal kirin. Bêguman ev kitêba dîrokî ya klasîk ji bo merakperwerên dîrokê û lêkolîneran çavkaniyek pirr girîng e. Osmanlı ve İran Tarihi İçin Alternatif Bir Kaynak: Şerefname Şerefname’nin ikinci cildi aslında bir “hatime” ile başlar. Çünkü Şerefhan, eserinin birinci cildinde tamamen Kürt ve Kürdistan tarihini işlemiş ve bu şekilde eserini bitirmiştir. Fakat Kürt beylerinin tarihini bitirdikten sonra eserinin ikinci cildinde Osmanlı ve İran tarihini işlemiştir. Bu yönüyle Doğu kaynakları referans alınarak yazılan Şerefname, Osmanlı’yı Osmanlı’ya dayanmadan yazar. Daha çok Fars ve Arap kaynaklarından yararlanlarak yazılan eser, “Âl-i Osman’ın haşmetli sultanlarının ve onların çağdaşı olan İran ve Turan padişahlarının durumlarının beyanı hakkındadır”şeklindeki giriş başlığı ile başlar. Şerefname, Osmanlının 1299-1597 yılları arasındaki tarihini ve Osmanlı-İran ilişkilerini anlamak için önemli bir klasik kaynaktır. Bu önemli eserin müellif hattı elyazması halen Oxford Üniversitesi Bodleian Kütüphanesi’nde bulunmaktadır. Eser ilk olarak 1669 yılında yine Şerefhan ailesinden Ahmed Mirza Bey tarafından Türkçeye tercüme edilmiştir. Daha sonra Şem’î tarafından da 1681’de Türkçeye çevrilen Şerefname 1860 yılında da Rusçaya tercüme edilmiştir. Osman Aslanoğlu tarafından -eserin 1862 tarihli St. Petersbourg Farsça baskısından- Türkçeye çevrilen Şerefname, özellikle Osmanlı araştırmalarında hâlâ önemli bir başucu eseri.\r\n\r\n \r\n\r\n \r\n\r\n \r\n\r\n \r\n\r\n \r\n\r\n\u003c\/div\u003e","brand":"Nûbihar","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60953233752394,"sku":"NU-024","price":14.89,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/2_1726679251428382.jpg?v=1769550264"},{"product_id":"serefname-i-cilt","title":"Şerefname ( I. Cilt )","description":"\u003cdiv class=\"ozet\"\u003e\r\n\r\nŞerefhan tarafından yazılan ve Kürt tarihi alanında klasik bir kitab olan Şerefname, Kürtlerin aslı ve sosyal yapılarını, Kürdistan’ın yönetiminde adı geçen hükümdarları, devletleri, beylikleri ve aşiretleri anlatıyor. ** Şerefnama ku ji aliyê Şerefxan ve hatiye nivîsîn, di dîroka Kurdan de klasîkek e. Binyad û civaka Kurdan, dewlet, eşîr, mîrektî û hikûmdarên ku di îdareya Kurdistanê de derbas dibin, qal dike. Şerefname Doğunun önemli ilim ve kültür merkezlerinden olan Bitlis’in mîr ailesi Şerefhanîler, Bitlis ve çevresinde hem edebî ve ilmî çalışmaların patronajlığını yapmış hem de bu alanda kendileri de çok sayıda değerli eserler meydana getirmişlerdir. Bölgedeki diğer Kürt beyliklerine nazaran daha fazla ilmi faaliyetlere önem veren Şerefhan ailesinin hemen her mîri aynı zamanda ilmî yönüyle de dikkat çekmiştir. Kuşkusuz bu önemli beylikte Şems-i Bitlisî gibi, Ahmed Faîk gibi çok önemli isimler ciddi eserler ortaya koymuşsa da bu aile içinde en dikkat çekeni (Şerefüddin) Şerefhan-ı Bitlisî’dir. Şerefname isimli Kürt tarihi ile tanınan Şerefhan-ı Bitlisî (1543-1604), Kürt beylerini bir araya getirip 1514’te Osmanlılarla ittifak kuran IV. Şerefhan’ın torunu, Emir Şemseddin’in oğludur. Bitlis beyleri arasında V. Şerefhan olarak bilinen müellif, Şerefname’yi 1597 yılında Farsça olarak kaleme almıştır. Yazar, Şerefname’yi kaleme alırken -belki de ifade akıcılığını sağlamak için- sık sık İran şiirinden (Mevlana, Selman-ı Savecî, Hayyam ve Hafız’ın şiirleri gibi) beyit ve kıtalar aktarır ve eserde yararlandığı kaynakları metin içinde zikreder.\r\n\r\n \r\n\r\n \r\n\r\n \r\n\r\n\u003c\/div\u003e","brand":"Nûbihar","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60953234735434,"sku":"NU-006","price":16.14,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/2_1726679013871813.png?v=1770406530"},{"product_id":"kurtlerin-eski-tarihi","title":"Kürtlerin Eski Tarihi","description":"\u003cdiv class=\"ozet\"\u003e\r\n\r\nSelahaddin Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih bölümünün ders programında okutulmak üzere Kürt halkının eski tarihi alanında bir kitabın yazılması ile görevlendirmiş olduğu Dr. Cemal Reşid Ahmed ile Dr. Fevzi Reşid tarafından hazırlanıp 1990’da Erbil’de yayımlanmıştır.​Kürdistan coğrafyasındaki arkeolojik alanların ve Kürt halkının tarihi kökenlerinin araştırıldığı bu çalışmanın, tematik özelliği ve kapsam yeterliliği bakımından alanındaki en önemli incelemelerden biri olduğu kuşkusuz. Kuşkusuz olan diğer bir husus da, İsa’dan önceki dönemin her ulus için olduğu kadar Kürtler için de karanlık bir devir olmasıdır. Bu eser Kürtlerin karanlıkta kalmış tarihine ışık tutma çabasıdır.​Kitapta geniş bir yelpazede birçok konuya bilimsel yöntem, bilgi, belge ve bulgular çerçevesinde detaylı şekilde temas edilmiştir. Kürdistan’ın coğrafi konumu ve önemli arkeolojik alanları; Kürdistan’ın kadim sakinlerinin Mezopotamya’daki uygarlık merkezleriyle olan ilişkileri; etnik, filolojik ve dini değişimler; Kürtlerin ataları kabul edilen toplumların Kürdistan’da bıraktığı izler, yarattığı dönüşümler ve komşu toplumlarla ilişkileri; Kürdistan’daki ilkel yaşam tarzı, geçim kaynakları, savaşlar ve istilalar; mağara ve kaya resimleri, heykel ve rölyefler, çivi yazıtlarının anlamı; Kürtlerin tarih sahnesine çıkışları ve Kürt adının kökeni; Kürtlerin dini inanışları; Kürt dili, edebiyatı ve kültürünün tarihsel süreç içerisindeki etkileşimi ve yaşadığı dönüşümler eserin nirengi noktalarını oluşturuyor.\r\n\r\n \r\n\r\n\u003c\/div\u003e","brand":"Avesta Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60953255969098,"sku":"AVES-027","price":9.34,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/2_1725815477263668.jpg?v=1770303944"},{"product_id":"kurt-cumhuryeti1946","title":"Kürt Cumhuryeti(1946)","description":"\u003cdiv class=\"ozet\"\u003e\r\n\r\n“Mehabad’ın, topraklı evlerin Çemê Savucbulak’ın akan sularına doğru devrildiği güney kenarında daire şeklinde küçük bir meydanı vardı,  ortasında dört lambanın bulunduğu için bu meydana ‘Çar Çıra’ adı verilmişti. Şimdi bu meydanda bunların yerine etrafında dört aslan resminin bulunduğu Şah Muhammed Rıza Pehlevi’nin heykeli duruyor. 22Ocak 1946 tarihinde Mehabadlı Kadı Muhammed bu meydanda bir kürsüde dinsel bir anlamı olan sarığı ve Sovyet üniformasıyla 16 binlik nüfusuyla bu küçük kasabanın halkına ve eskiden Kürdistan kelimesinin geçtiği, bazen hâlâ da bu kelimenin yazılı olduğu tam olarak tanımlanmamış dağlık bölgenin önde gelen aşiret reislerine hitap ediyordu. Ama Kadı’nın mesajı doğrudan kentin ötesine, küçük bir devletin hâlâ tanımlanmamış sınırlarının ötesine, İran sınırlarının ötesine, bütün Kürdistan’ın vadilerine, dağlarına yönelikti ve şimdi artık tarih olmuş, umut ve düş kırıklığının yüklü olduğu bir yılıişaret ediyordu.”İlan edilişinden 75 yıl sonra dahi hâlâ en önemli kaynak, “kült kitap”  özelliğini koruyan, William Eagleton’un Kürdistan Cumhuriyeti’ni ele alan çalışması, Kürtçeden sonra tam metin olarak Türkçede.\r\n\r\n\u003c\/div\u003e","brand":"Avesta Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60953350439242,"sku":"AVESTA233","price":7.57,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/2_1728665137925635.jpg?v=1770413849"},{"product_id":"selahaddin-ve-kurtler","title":"Selahaddin ve Kürtler","description":"\u003cdiv class=\"ozet\"\u003e1169 yılında, fethedilen Mısır’da, Suriye ordusunun bir Kürt emiri, Selahaddin, amcasının ardından vezirliğe yükselir. Kudüs’ün Franklardan geri alınmasıyla İslam dünyasının en ünlü sultanı haline gelen Selahaddin artık, Yemen’den Mısır’a ve Suriye’den yukarı\r\nMezopotamya’ya kadar yayılmış bir hanedanlığın sürekliliğini sağlayacaktır. Mısır vezirliğinden, 1193’da ölümüne dek Türk, Arap, Kürt, İranlı gibi birçok halktan önemli şahsiyetlerle çalışan Selahaddin’in kadrosunda, özellikle Eyyubi Devleti kurumlarında ve Suriye-Filistin ve Cezire’nin tüm toplumsal katmanlarında Kürt devlet adamları çok önemli aktörler olmuşlardır.Selahaddin dönemi Kürtleri kimlerdi? Arap-Müslüman araştırmacılar tarafından nasıl değerlendirilmişlerdi? Selahaddin’in egemenliğindeki rolleri neydi?Diğer topluluklarla nasıl ilişkilenmişlerdi? Nereden geliyorlardı?Orijin bölgeleriyle olan bağları neydi?\r\nSelahaddin ve Kürtler Boris James ‘Selahaddin ve Kürtler’de, Haçlılar döneminde önemli roller üstlenmiş Eyyûbiler ile bu topluluğun liderlerinden Selahaddin Eyyûbi’nin hayatına ve onun Kürtlerle ilişkisine odaklanıyor. Selahaddin’in hizmetine giren Kürt aşiretlerin dinamiklerini inceleyerek çalışmasına başlayan James, ardından, vakanüvislerce Kürtlere dair yansıtılan tasvirleri tartışarak Ortaçağdaki Kürt imgesini ve kimliğini araştırıyor. Yazar, Selahaddin’in egemenliğine ayırdığı üçüncü bölümde de, Kürtlerin o dönemin sivil ve askeri elit kesiminin hiyerarşisindeki yerini ve Eyyûbi dönemindeki kültürel ve siyasî nüfuzunu ortaya koyuyor.\r\nErkan Canan, Radikal Kitap, 30.03.2012\r\nSelahaddin ve Kürtler: Haçlılar Döneminde Bir topluluğun Kavranması\r\nMemluklar Döneminde Kürtler üzerine doktora tezi hazırlayan ve L’Institut National des Langues et Civilisations Orientales’de (INALCO-Paris) Ortaçağ’da Ortadoğu dersleri veren Boris James Türkçeye çevrilen Selahaddin ve Kürtler isimli kitabında Kürtlerin ortaçağda, Selahaddin Eyyubi (532-589\/1138-1193) ile birlikte Eyyubi Devleti’nin kuruluşunda ve kuruluşundan sonra da devletin idari, adli ve siyasi karar alma organlarındaki rollerini inceliyor. Doktora çalışmasını dönemin İbni Esir,  Yakut el-Hemavi, İbni Havkal, İbni Halikan, İbni Kalanisi, Makrizi, İsfehani, Mesudi gibi Arap-İslam kaynaklarına dayandıran yazar  eleştirel bir yaklaşımı elden bırakmadan  dönemin kaynakları üzerinden (tarihi kronikler, biyografiler, sözlükler vb.) çalışmaya konu olan dönemde Kürtlerin yaşadıkları bölgeleri, “Kürt” teriminin  tarihsel kullanımlarını, anlamını ve içeriğini, Kürtlerin Eyyubi Devleti’nin sivil ve askeri bürokrasisindeki yerlerini tespit  ve tasvir etmeye çalışıyor. Yazar çalışması boyunca kimlikler ve yine aynı bağlamda Kürtler konusunda özcü yaklaşımlardan uzak durmak hususunda hassasiyetini açıkça şöyle ifade ediyor: “Kimlik bir töz değildir. Topluluğun tarihine bağımlı, öznel devingen bir kavramdır” (s.9).\r\nYazar kitabın birinci bölümünde (s.15-51) Eyyubi hanedanının iktidara gelişinden önce Kürtlerin yaşadığı bölgeleri ve şehirler tespit etmeye çalışır.  Yazara göre Ortaçağ kaynaklarında Kürtlerin yaşadıkları bölgelerden Zuzan el-Ekrad, Beled el-Ekrad, Dar el-Ekrad, Cebel, Cebel-i Ekrad olarak bahsedilmektedir. (s.17-25). Bu isimlendirmeler siyasal bir bütünlük veya etnik bir homojenlikten çok ‘Kürt aşiret topraklarını’ ifade etmektedir. Dönemin Müslüman yazarları, Selahaddin’in hükümranlığı sırasında Kürtlerden bahsederken ise artık Hamedan veya Hulvan gibi şehirlerden değil, Musul’dan Ahlat’a uzanan bölgenin kuzey güney ekseni ile ötesinde Erbil’den Diyarbekir’e ve Yukarı Fırat bölgesine uzanan kısmın Doğu-Batı eksenine dikkat çekmeye başlamışlardır (s.21).\r\nAynı bölümdeki “göçler” alt başlığı altında ise yazar (s.25) Eyyubi egemenliğinden önce batıya göç ederek Suriye ve Mısır’da egemen olan devletlerin siyasi, askeri ve hukuk bürokrasisinde önemli görevler ifa eden bazı Kürt kişilikleri üzerinde durur ve Selahaddin’in amcası Esedüddin Şirkuh’un iktidara gelmesinin arifesinde Türk kökenli Artukluların ve Zengilerin çok sayıda Kürdü hizmetlerine aldıklarını ifade eder. Yazara göre bunun sebebi bu iki hanedanın Kürtlerin yaşadıkları topraklarda ya da komşu bölgelerde kurulmuş olmasıdır (s.27). Akabinde yazar Eyybubi Devleti’nin kurulmasında önemli roller üstlenmiş ve etkin olmuş Başnaviler, Şehrezurlular, Humeydiler, Zerzariler, Hakkariyeler, Hezbaniler gibi Kürt aşiretlerinden bahseder. Yazara göre bu aşiretlerin Selahaddin’in yanında yer alması ve onun egemenliğine girmesi Selahaddin’in güçlenip hanedanlığını kurmasını sağlayan en önemli etkenlerden biri olmuştur (s.51).\r\nJames, kitabının ikinci bölümünde  (s.53-95) İbni Havkal’ın Kitab-ı Suret el-Ard’ı, İbnü’l Esir’in el-Kamil fi’t-Tarih’i, Yâkut el-Hamevi’nin  Mu‘cemu’l-Buldân’ı ve İrşad el-Arib’i, Mesudi’nin Muruc ez-Zeheb’i, el-Umeri’nin Mesâlik el-Ebsâr’ı, İbn Hallikan’ın Vefeyât-ül-Ayân’ı,  İbn Şeddâd’ın  el-Nevâdir el-Sultâniye’si, İbn el-Sam’ani’nin Kitab-ül-Ensab’ı, el-Makrîzî’nin Kitâb es-Sulûk li-Ma ‘rifet Duvel el-Mulûk’ü, İbni Balkhi’nin Farsnamesi gibi dönemin kaynaklarına odaklanarak Kürt\/Kürtler kavramının ve imgesinin içeriğine ve nasıl kullanıldığına ışık tutmaya çalışmaktadır. Kürt kelimesinin etimolojik ve etnolojik içerimleri üzerinde duran yazara göre Kürt kelimesi farklı disiplinlerde birbirinden farklı anlamlarda kullanılmış olmasına rağmen, genellikle göçebelikle ilişkili olarak kullanılmıştır. “Kürt” kelimesi  farklı dönemlerde farklı anlamlara geldiği gibi bazen bir kişi tarafından farklı anlamlarda da kullanılmıştır (s.59). Kürtlere dair genellikle olumsuz tasvirler yapan dönemin yazarları genel olarak Kürtlerin ne olduklarını değil, ne olmadıklarını tasvir etmektedirler (s.88). Bu yazarlar, düzeni koruyan, otoriteye bağlı, İslami pratiği güçlü, Arap geleneğini ve kent yaşamını sürdüren kentli elit Arap imajının tersine Kürtleri başkaldırmaya, şiddette meyilli, düzeni reddeden, yağmacı ve İslami pratikleri zayıf insanlar olarak resmedilmektedirler (s.65). Fakat, Kürtlerin savaşçılığı Müslüman olmayanlara yöneldiğinde bazen övgü konusu da olur. Yazar bu tür olumsuz değerlendirme, tasvir ve ifadelerin sadece Kürtler için değil, kentli Arap olmayan diğer Müslüman topluluklar için de kullanıldığını özellikle belirtir (s.72). Arap-Müslüman dünyası genel olarak İslamiyet çatısı altında birleşen tüm toplulukları aynı değerlerle tasvir etmiştir. Yazar, Kürtlerin ve Türklerin daima şiddet olgusu ile birlikte anılmalarının hep orduda yer almış olmalarından ileri geldiğine işaret etmektedir (s.79).\r\nJames’in yararlandığı kaynaklar bazen Kürt kelimesini etnik anlamda da kullanmışlardır ve yazara göre söz konusu dönemde bazı Kürtler etnik kökenlerinin farkındaydılar. Kendilerini Kürt olarak ifade eden topluluklar arasında kuvvetli bir dayanışma ve yakınlık vardı. Yazar buna dair İbni Halikan’dan bir aktarımda bulunur. Buna göre İsa el-Hakkari, iktidarın Türklere geçmemesi için Şirkuh’un ölümünden sonra onu yerine geçmeye niyetlenen Kutbedddin Husrev bin Tuleyl el-Hezbani’yi Kürt olan Selahaddin lehine talebinden vazgeçmeye ve ona itaat etmeye ikna etmiştir (s.89).\r\nYazar, kitabın üçüncü bölümünde (s.97-152) Kürtlerin, Eyyubi Devleti’nin sivil ve askeri bürokrasisindeki rolleri ve konumu üzerinde durur. Selahaddin’in ordusundaki emirlerin üçte birinin, yani yaklaşık otuzunun Kürt olduğunu belirten yazar, orduda Kürtlerin nasıl istihdam edildikleri üzerinde durur. Yazar başka çalışmalara özellikle Ayalon’a atıfla Eyyubi ordusundaki Suriye’den Mısır’a gelen askerin çoğunluğunun Türk olsa da bunun orduda bir Türk egemenliği olduğu anlamına gelmediğini vurgular. James, bu dönemde Kürtler, Türkler ve Memluklar arasındaki çatışmalardan, çekişmelerden bahseder. Fakat Türk-Memluk çatışması Kürtlerle olan çatışmaları kadar yoğun olmamıştır. Çatışmaların sebebi kendi bölgelerinde güç kazanma isteğidir. Bununla beraber her iki unsur Haçlılara karşı birlikte savaşmışlardır (s.122). Yazar daha sonra Selahaddin ordusundaki önemli Kürt kişilikler, aşiretler, gruplar   üzerinde durur. Bunlar devletin karar alma mekanizması üzerinde etkili olmuşlardır. Örneğin Fakih İsa el-Hakkari Halep’in alınmasından sonra Selahaddin’i şehrin Hanefi yöneticileri görevden alarak Şafilerin ataması konusunda ikna etmiştir (s.143). Eyyubiler döneminde çok sayıda Kürt Suriye başta olmak üzere Mısır ve Cezire’deki kentlerde sivil, adli ve askeri bürokrasisinde önemli görevler almışlardır ve   bu bölgelerde zamanla elit bir Kürt sınıfı oluşmuştur (s.145). Siyasi ve adli alanda güç kazanmış Kürtlerin önemli bir kısmı hukuki-dini eğitim görmüş kişiler olan fakihlerdi (s.144).  Suriye’deki Kürt elitlerin bir kısmı ise Selahaddin’den önce buraya yerleşmiştir.\r\nSonuç olarak James bu çalışması Ortaçağ Kürt incelemelerine olduğu kadar daha genel bir çerçevede Ortadoğu Türk ve Arap çalışmalarında bir katkı olarak görülebilir. Çalışma, Kürtlerin, söz konusu dönemde, batıya doğru göç\/yayılma süreci ve bunun sonuçlarının tespiti ve analizi babında da önemli ip uçları içermektedir. Yazarın bazı iddiaları spekülatif görülse de bunlar dönemin “asabiyye” anlayışı içinde değerlendirildiğinde daha makul bir hal alır. Zira yazar milliyetçi perspektife ve özcü bir analize savrulmak için daima konuya ilişkin sorular sorarak sorunsallaştırmalara girişir.\r\n20.yy’ın yüzyılın ilk çeyreğinde, Osmanlı Devleti’nin son demlerinde, Kürt milliyetçilerin ideal figürü olan “Şarkın sevgili sultanı Selahaddin” sonraki süreçte ‘Kürtler için bir şey yapmadığı’ gerekçesi\/değerlendirmesi ile Kürt milliyetçi söyleminin çeperlerine itilir. Aynı dönemde Selahaddin’in kimliği siyasi çekişme ve kaygılar paralelinde tanımlanır ve zaman zaman Türk ve Arap milliyetçi söylemleri de Selahaddin’i milli bir kahraman olarak anlatılarına dahil ederler. Öyle ki Selahaddin etnik kökeni bile siyasallığın domine ettiği çekişme alanı olur. James’in çalışması ise Selahaddin Eyyubi’nin tarihsel kişiliğinin daha sağlıklı bir değerlendirmesi içindeki önemli veriler sunmaktadır.\u003c\/div\u003e","brand":"Avesta Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60953399460170,"sku":"AVES-140","price":6.2,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/2_1727914213869397.jpg?v=1770309625"},{"product_id":"dorduncu-bakis-kurt-milliyetciliginin-alt-yapi-analizi","title":"Dördüncü Bakış Kürt Milliyetçiliğinin Alt yapı Analizi","description":"\u003cdiv class=\"ozet\"\u003eElinizdeki kitabın amacı, Kürdistan sorununun tarihsel kökeni konusunda yapılan tartışmaları ve Kürt tarihi ve kültürü hakkında yazılmış tüm eserleri de göz önünde bulundurarak, sorunun kaynaklarını okuyucuya sunmaktır. Elimizdeki tarihsel metinler ve belgeler, Kürt milliyetçiliğinin altyapı analizi olabilecek köklü bir çalışmaya mütevazı bir katkı amacı taşımaktadır.\u003c\/div\u003e","brand":"Hîvda","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60953420562762,"sku":"HIV-001","price":9.74,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/2_1726664577630139.png?v=1770417423"},{"product_id":"kurt-kadinlari-teali-cemiyeti-ve-nizamnamesi","title":"Kürt Kadınları Teali Cemiyeti Ve Nizamnamesi","description":"\u003ch2\u003eKürt Kadınları Teali Cemiyeti Ve Nizamnamesi-Ekrem Malbat\u003c\/h2\u003e\r\n\u003cstrong data-start=\"0\" data-end=\"48\"\u003eKürtler açısından son derece yıkıcı sonuçlar\u003c\/strong\u003e doğuran \u003cstrong data-start=\"57\" data-end=\"85\"\u003eBirinci Dünya Savaşı’nın\u003c\/strong\u003e hemen ardından, \u003cstrong data-start=\"102\" data-end=\"117\" data-is-only-node=\"\"\u003eİstanbul’da\u003c\/strong\u003e bir grup \u003cstrong data-start=\"127\" data-end=\"145\"\u003eKürt kadınının\u003c\/strong\u003e, \u003cstrong data-start=\"147\" data-end=\"165\"\u003emillî bir şuur\u003c\/strong\u003e etrafında bir araya gelerek \u003cstrong data-start=\"194\" data-end=\"219\"\u003ebir cemiyet kurmaları\u003c\/strong\u003e, yalnızca \u003cstrong data-start=\"230\" data-end=\"250\"\u003etarihî bir vakıa\u003c\/strong\u003e değil; aynı zamanda \u003cstrong data-start=\"271\" data-end=\"299\"\u003egüçlü bir sembolik değer\u003c\/strong\u003e taşımaktadır.\r\n\r\nÜzerinden \u003cstrong data-start=\"327\" data-end=\"347\"\u003eyaklaşık yüz yıl\u003c\/strong\u003e geçmiş olan bu \u003cstrong data-start=\"363\" data-end=\"384\"\u003eanlamlı hareketin\u003c\/strong\u003e, ilk kez \u003cstrong data-start=\"394\" data-end=\"435\"\u003ecemiyetin orijinal tüzüğüyle birlikte\u003c\/strong\u003e araştırmacıların \u003cstrong data-start=\"453\" data-end=\"483\"\u003ehizmetine sunuluyor olması\u003c\/strong\u003e, bizler için ayrı bir \u003cstrong data-start=\"506\" data-end=\"527\"\u003ekıvanç kaynağıdır\u003c\/strong\u003e.\r\n\r\n\u003cstrong data-start=\"532\" data-end=\"545\"\u003eGünümüzde\u003c\/strong\u003e, \u003cstrong data-start=\"547\" data-end=\"596\"\u003esosyal ve siyasal alanda kadın hareketlerinin\u003c\/strong\u003e son derece \u003cstrong data-start=\"608\" data-end=\"626\" data-is-only-node=\"\"\u003eönemli bir yer\u003c\/strong\u003e tuttuğu, \u003cstrong data-start=\"636\" data-end=\"661\"\u003eherkesçe kabul edilen\u003c\/strong\u003e bir gerçektir. Bu bağlamda söz konusu cemiyet, hem \u003cstrong data-start=\"713\" data-end=\"737\"\u003eKürt kadın tarihinin\u003c\/strong\u003e erken ve özgün bir örneğini oluşturmakta hem de \u003cstrong data-start=\"786\" data-end=\"808\"\u003etoplumsal hafızada\u003c\/strong\u003e derin izler bırakmaktadır.\r\n\r\n \r\n\r\n\u003cstrong\u003eNûbihar Yayınevi’\u003c\/strong\u003enin tüm yayınlarına ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/makpirtuk.de\/wesanxane\/nubihar-yayinlari\/\"\u003eburaya tıklayın\u003c\/a\u003e\r\n\u003cstrong\u003eEkrem Malbat’\u003c\/strong\u003eın tüm eserlerine ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/makpirtuk.de\/niviskar\/mehmet-emin-purcak\/\"\u003eburaya tıklayın\u003c\/a\u003e","brand":"Nûbihar","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60953443008842,"sku":"NU-105","price":10.19,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/kurt-kadinlari-teali-cemiyeti-ve-nizamnamesi.webp?v=1770303831"},{"product_id":"dogu-anadolunun-duzeni","title":"Doğu Anadolu'nun Düzeni","description":"\u003cdiv class=\"ozet\"\u003e1971’den önce yayımlanan kitaplarda, yazılarla, 1974’den sonra yazılanlar, yayımlananlar arasında çok büyük içerik, görüş ve düşünce farkları var.\r\n12 Mart rejiminde, Diyarbakır-Siirt İlleri Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Mahkemesi’ndeki yargılamalar çok önemli bir dönüm noktasıdır. resmi ideoloji kurumunu fark etmek ve eleştirmek, Kürd\/Kürdistan olgusunun, sorununun algılanmasında ve anlatılmasında çok büyük bir etken oldu. 1974-1975 den sonraki yayınlar, bu çerçevede gelişti. Bu yayınlar şüpesiz çok daha doğrudur. Bu durum, Doğu’da Değişim ve Yapısal Sorunlar, Göçebe Alikan Aşireti kitabının, Ağustos 1992’de yapılan baskısının önsözünde de belirtildi.\r\n1971’den önce yayımlanan, Doğu’da Değişim ve Yapısal Sorunlar, Göçebe Alikan Aşireti, Doğu Anadolu’nun Düzeni, Sosyo-Ekonomik ve Etnik Temeller, Doğu Mitinglerinin Analizi(1967), Doğu Anadolu’da Göçebe Kürt Aşiretleri, Kürt toplumu Üzerine gibi kitapları bu çerçevede okumak ve değerlendirmek gerekir.\r\n1971’den önce yayımalnan kitaplarla, yazılarla, 1975 ve sonrasında, 1990’larda yayımlananlar arasında çok büyük görüş, düşünce farkları var. Okur, yazarın düşüncesinde, tutumunda meydana gelen bu değişimleri merak edebilir. Okurun, bu değişimi sorgulaması, nedenleri üzerinde düşünmesi, olguları, olgusal ilşikileri bu yönlerden değerlendirmesi, bilgilerimizi zenginleştirecek önemli bir dinamiktir.\u003c\/div\u003e","brand":"Weqfa Îsmaîl Beşîkçî","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60953477742922,"sku":"BESIKCI-046","price":11.7,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/2_1725685640678413.jpg?v=1770408109"},{"product_id":"baris-yuzlesme-muzakere","title":"Barış Yüzleşme Müzakere","description":"\u003cdiv class=\"ozet\"\u003eİsmail Beşikci’nin elinizdeki eseri, 1999-2013 tarihlerleri arasındaki yazıları içeren “Rejimin Niteliği ve Kürdler”, “Devlet ve Kürdler” 2013 tarihindeki yazıları içeren “Uluslararası Anti-Kürd Nizam ve Yüksek Kürd Bilinci” kitaplarından sonra, 2014-2015 tarihlerinden Newroz 2016 tarihine kadar çeşitli gazete, internet sitelerine ve konferanslardaki yazı ve sunumlarını, elinizdeki “Barış Yüzleşme Müzakere” kitabında topladık.Kitapta; “Devletsiz Ulus ve Halkların Maruz Kaldığı Tehlikeler”e dikkat çekilerek, güvence için bağımsız devlet vurgusu yapılmaktadır. Siyasal İslâm’ın Yakın Doğu, Orta Doğu halklarına karşı bir silâh olarak nasıl kullanıldığı, Kürd\/Kürdistan ve bölge halklarına karşı en üst düzeyde “IŞİD’in Zuhuru” ile nasıl işlevli kılındığı vurgulanmaktadır.İslâm dışı olan Rêya Heqîye dediğimiz Kürd Alevilere, Êzdilere, diğer Müslüman olmayan ve bu arada seküler-laik olan Kürdler gibi halklara yönelik düşün ve algı yanılsamaları yerinde incelenerek, gözlem ve izlem metoduyla tartışmaya sunularak araştırılmasının gereğinin neden acil olduğuna vurgu yapılmıştır.“Çatışmasızlık Durumu”nun, “Barış ve Çözüm Süreci” olarak gündemleştirilen söylemin içeriğinden nasıl boşaltılarak kavramsal kirliliklere evirildiğine parmak basarak, “Barış, Yüzleşme, Müzakere” konusu işlenmiş ve izah edilmiştir..“Osmanlılar ve Acemler Arasında, Kürdler” tarihsel olarak preslenirken, bu geçmişin günümüze siyasal ve sosyal olarak nasıl yansıdığını tartışmıştır.Yüzüncü yılında, Sykes-Picot-Sazanof Antlaşması, çoktan iflas etmiş, geçersizliği ortaya çıkmışken, Kürd ve Kürdistanlıların bu durum karşısındaki yaklaşımları irdelenmektedir.“Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nde Yönetim Zaafları” ve partiler arası ilişkilerin tavizlerle aşılarak Kürdlerin bağımsızlığı istikametinde değil de, partiler arası çekişmelerin getirdiği dar siyasi kaosun kaynaklandığı olguları sosyal ve siyasal olarak açıklamaya çalışılmıştır.Güney Kürdistan ve Güney Batı Kürdistan’daki, IŞİD terörüne karşı insanlık mücadelesinde karasal alanda biricik güç olan peşmerge ve gerillâ mücadelesinin Kürdlerin özgürleşmesi için kazandırdığı prestijin, tarihsel parçalanmışlık, bölünmüşlük ve paylaşılmışlığın Kürd siyasî çevrelerince henüz aşılamamasının ana zaaflarını teşhis ederek deşifre etmektedir.İsmail Beşikci bu kitapta, “Özyönetim Üzerine”, “Kürdlerde\/Kürdistan’da Ana Sorun”, Kürd siyasî çevrelerinin “TBMM” konusundaki algılarını eleştirmekte ve nasıl olması gerektiğine dair düşünceler sergilemektedir.Kitapta, üç bölüm olarak ele alınan “Uluslararası Barışı Kurma Çabaları, Kürdler\/Kürdistan” makalesi, dönemin gidişatına ayna tutar niteliktedir.İrdelenmesi ve kritik edilmesi dileğiyle…\u003c\/div\u003e","brand":"Weqfa Îsmaîl Beşîkçî","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60953480823114,"sku":"Besikci-016","price":8.25,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/2_1725677812814748.jpg?v=1770416179"},{"product_id":"kendini-kesfeden-ulus-kurtler","title":"Kendini Keşfeden Ulus Kürtler","description":"\u003cdiv class=\"ozet\"\u003e“Kendini Keşfeden Ulus Kürtler” kitabında, 1987-1993 tarihleri arasında İsmail Beşikci’yle yapılan röportajlar yer almaktadır. Röportajlardan bazıları Beşikci’den bağımsız olarak yayınlanmamış, bazıları da kısaltılarak yayınlanmıştır. Beşikci, yapılan röportajların eksik ya da sansürlü bir şekilde yayınlanmasını iki sebebe bağlamaktadır; bunlardan birincisi yasal nedendir, yayıncı ceza almamak için bu yolu seçer. İkincisi ise yayın organının söyleşi yaptığı kişinin bazı görüşlerine katılmıyor olmasıdır. Bu da söyleşi yapılan kişinin düşüncelerinin ve görüşlerinin kamuoyuna eksik sunulmasına neden olmaktadır. Elinizdeki kitapta ise bu röportajların tam metnini göreceksiniz; eser de yapılan kısaltmalar, tahrifler ve sansürler giderilmiş, metinler bir bütün olarak okura sunulmaktadır.Kitapta; değişik görüşteki birçok gazete, dergi ve diğer basın organının, sözü edilen tarihlerde değişik konularda eserin sahibiyle yaptığı geniş görüşmeler yer almaktadır.\u003c\/div\u003e","brand":"Weqfa Îsmaîl Beşîkçî","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60953480888650,"sku":"Besikci-022","price":8.47,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/2_1725676144603567.jpg?v=1770409269"},{"product_id":"kurdler-ve-gelecegini-belirleme-hakki","title":"Kürdler ve Geleceğini Belirleme Hakkı","description":"\u003cdiv class=\"ozet\"\u003e‘Ulusların Kendi Geleceklerini Tayin Hakkı’ söylemi çok daha doğrudur. Kader sözcüğü, bilinmeyen, ilahi bir gücü akla getirir. Kaderiniz, ilahi bir güç tarafından çizilmiştir ve bunu değiştiremezsiniz. ‘Kaderimiz alnımızda yazılı’, ‘Kaderimizde ne yazılmışsa onu yaşarız’.Kader, soyut bir kavramdır. Onu değiştiremezsiniz ve ona boyun eğmek, katlanmak durumundasınız. Gelecek kavramı ise böyle değildir. Gelecek daha somut bir kavramdır. İnsanlar, kendi geleceklerinin kendileri belirleyebilirler. Çalışarak ve iradelerini kullanarak, bugünkü olumsuz koşulları değiştirip daha olumlu bir gelecek kurabilirler. Çalışmak, iradesini kullanmak, insanın elindedir. Ama ilahi bir güç tarafından çizilen kaderini değiştirmek, insanın elinde değildir. Uluslar için de durum böyledir.”\r\nİsmail Beşikci’nin elinizdeki eseri; 1999-2013 tarihleri arasındaki yazılarını içeren “Rejimin Niteliği ve Kürtler”, “Devlet ve Kürtler”, 2013 tarihindeki yazılarını içeren “Uluslar arası Anti-Kürt Nizam ve Yüksek Kürt Bilinci” ve 2014-2016 yılları arasındaki yazılarını içeren “Barış, Yüzleşme Müzakere” kitabından sonra, 2016-2017 yılları arasında çeşitli gazete, internet siteleri ve konferanslardaki yazı ve sunumlarının toplanmasıyla oluşmuş “Kürdler ve Geleceğini Belirleme Hakkı” kitabıdır.İrdelenmesi ve kritik edilmesi dileğiyle…\u003c\/div\u003e","brand":"Weqfa Îsmaîl Beşîkçî","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60953483116874,"sku":"Besikci-007","price":14.33,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/2_1725648248288932.jpg?v=1770430902"},{"product_id":"1984ten-onceki-25-yilda-turkiyede-kurdlerin-silahsiz-mucadelesi","title":"1984'ten Önceki 25 Yılda Türkiye'de Kürdlerin Silahsız Mücadelesi","description":"\u003cdiv class=\"ozet\"\u003eTürkiye’de son yıllarda “Kürd Sorunu” tartışılırken genellikle 1984’de başlayan silahlı mücadele dönemi üzerinden değerlendirmeler yapılmaktadır. 2009 yılında bu kitabı yazmaya karar verdiğimde, 1984’ten bu yana 25 yıl geçmişti ve çok kimse, Türkiye’de “Kürd Sorunu”nun bu tarihte başlamış olduğu algısına sahipti. Oysa sorun, 25 yıl önce değil; 50 yıl önce de vardı, cumhuriyetin kuruluşu sırasında da vardı, daha önceleri de.\r\n1984’ten önceki Kürd Ulusal Mücadelesi’nin durumunu, en iyi, Musa Anter’in ziyaretine gelen gençlere verdiği cevaptan anlayabiliriz. Musa Anter, kendisine sitemle, “Bir şey yapmadınız.” diyen gençlere şöyle der: “Bak, diyorsunuz ki, ‘Biz sıfırdan başlayarak mücadeleyi bu noktaya getirdik.’ Doğrudur. Yalnız görmediğiniz bir yanlışınız var.” Sonra şu tarihi cevabı verir: “Biz mücadeleyi eksi kaçtan sıfıra kadar getirdiğimizi hesaplamıyorsunuz.”\r\nİşte biz bu kitapta, Musa Anter’in bahsettiği, daha uzak bir tarih durumuna da gelmeyen; orta yaş ve üzerindeki birçoğumuzun hatırladığı bu yakın dönemi, 58 ve 68 kuşağı Kürd devrimci ve yurtseverlerinin Türkiye Kürdistanı’ndaki mücadelesini, diğer bir adla Eksiden Sıfıra Gelme Mücadelesini anlatmaya çalışıyoruz.\r\nTürkiye Cumhuriyeti Devleti’nin gizli toplantılarının daima bir numaralı gündem maddesi olmasına karşın (Bu kitapta, 27 Mayıs, 12 Mart ve 12 Eylül darbeleri öncesindeki devletin Kürdlerle ilgili bazı gizli raporlarını göreceksiniz), özellikle 1938–1984 yılları arasında şiddete bulaşmayan Kürd Mücadelesi, diğer dönemlere göre, halktan daha kolay saklanmıştır. Resmi tarih yalanlarıyla aldatılan Türk ve Kürt halkı, konuyu tüm gerçekliğiyle bilmemektedir. Kürdlerin kendilerini bilmemeleri, kimliklerinin farkına varmamaları, ‘Kürd olduklarını sanmamaları’ için, Cumhuriyet Hükümetleri ne gerekiyorsa yapmışlardır. Resmi tarih yalanları, göçler, sürgünler, tutuklamalar, hapisler, katliamlar, faili belli veya meçhul cinayetler, hep bu amaç için yapılmıştır: ”Kürd, Kürd olduğunu anlamasın!” diye…\r\nTürkiye’nin yakın tarihinde, aynı zamanda üç darbe dönemini kapsayan bu süreç (1960-1980), Kürdler için Yeniden Uyanış Dönemi olarak adlandırılıp, değerlendirilebilir. Bu kitapta genel olarak bu süreçte, Kürdlerin silahsız olarak verdiği ulusal demokratik mücadele ve devletin bu mücadeleye karşı yaptığı uygulamalar anlatılmaktadır. 1959’daki 49’lar Davası,1969-1973 yıllarında Devrimci Doğu Kültür Ocakları (DDKO) kuruluşu, DDKO Savunmaları ve 1975-1980 yılları arasındaki çok sayıda Kürd örgütlenmesi (renk renk örgütler!) , Kürt mücadele tarihi yönünden bu dönemdeki önemli süreçlerdir. Yirmi yıllık süreçte gerçekleşen aşağıdaki gelişmeler, kitabımızın ana konusudur ve bu dönemin Türkiye Kürdleri için ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.\r\n• 1959: 49’lar Davası,• 1959: Kımıl Şiiri Olayı ve Musa Anter’in çalışmaları,• 1960: Sivas Kampı ve 55’ler Sürgünü,• 1961: Irak’ta Mustafa Barzani önderliğinde silahlı mücadele başlaması,• 1962–1966 yılları arası: Deng, Barış Dünyası, Dicle-Fırat, Yön ve Yeni Akış gibi dergilerin Kürdlerle ilgili yayınları,• 1963: 23’ler Davası,• 1963: Avrupa kamuoyunda Kürd haklarının gündeme gelmesi,• 1965: Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi (TKDP)’nin kuruluşu,• 1965: Kürt aydınlarının Türkiye İşçi Partisi içindeki çalışmaları,• 1965: Kemal Badıllı’nın Kürdçe gramer çalışması,• 1967: 1. Seri Doğu Mitingleri,• 1968: TKDP Antalya Davası,• 1968: M. Emin Bozarslan’ın Kürdçe alfabe çalışması ve Kürd Destanı Mem û Zîn’i Latin harfleriyle yayımlaması,• 1969: 2. Seri Doğu Mitingleri,• 1969: DDKO’nun Kuruluşu,• 1971-1974: DDKO Duruşmaları ve Savunmaları,• 1977-1978: Kürdlerin yerel seçimlerde gösterdiği başarılar,• 1975-1980: Kürd Yayınları (Dergi ve kitaplar),• 1975-1980: Renk Renk Örgütler.\r\nGenel olarak bu dönemde, Kürdlerin yaptığı silahsız etkinlikler, barışçı yoldan verdikleri ulusal demokratik mücadele, toplu hâlde, sistematik ve kronolojik olarak verilmeye çalışıldı. Bu da, örgütlenme, toplantı, konferans, panel, seminer, sözlü bilinçlendirme, yayın, üniversitelerde form, bildiri, miting, yürüyüş, seçimlerde partili veya bağımsız bir adayı destekleme gibi, tamamen şiddet ve savaş dışı, demokratik etkinliklerdir. Kürtler bu şekilde mücadele verirken devlet hep tetiktedir. O yüzden eş zamanlı olarak bazı devlet uygulamalarına da yer verdik.\r\nKürd Ulusal Mücadelesi’nin 1984’ten sonrası çok güncel, doğru veya yanlış, konuyu bir şekilde biliyoruz. Kitabımızın konusu bu süreç değildir. Kitabımızın konusu olan 59-84 döneminin bilinmesi hâlinde, günümüzde kronik bir hâl alan Kürd Sorunu’nun, daha iyi anlaşılabileceğini düşünüyorum.\r\nKonuya yabancı okuyucu göz önüne alınarak, giriş bö¬lümünde, çok kısa bir Kürd tarihi sunuldu ve Kürd Ulusal Mücadelesi’nin 1820‒1958 yılları arası dönemi, yine çok kısaca özetlendi. Yeniden Uyanış Süreci diye adlandırdığımız 1959‒1984 sürecinde; “Kürdlerin Silahsız Mücadelesi ve Devlet Uygulamaları” adlı bölümden sonraki iki bölümde, “Kürdlerin Silahsız Mücadelesi’nde Basın‒Yayın” ve “Kürdlerin Silahsız Mücadelesi’nde Legal Politik Tutumlar” başlıklarıyla değerlendirildi. Son bölümde Kürd Sorunu’nun güncel bir değerlendirilmesi de yapıldı.\r\nBu kitabın birinci baskısı 2015 yılı başında, İsmail Beşikçi Vakfı Yayınları arasında yayımlandı ve ilgiyle karşılandı. Görülen eksiklikler ve gelen öneriler doğrultusunda, bu baskıda daha da iyi bir kitap çıktı ortaya. Kürt Ulusal Mücadelesi’nin yakın tarihinin bilinmesine bir katkı olacağına inandığım bu çalışmanın yararlı olmasını diliyorum.\r\nCelal Temel\u003c\/div\u003e","brand":"Weqfa Îsmaîl Beşîkçî","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60953483608394,"sku":"BESIKCI-027","price":18.54,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/2_1725647763517782.jpg?v=1770411377"},{"product_id":"big-bangtan-insana-ozgurluk-tarihi","title":"Big Bang'tan İnsan'a Özgürlük Tarihi","description":"\u003cdiv class=\"ozet\"\u003e\r\n\r\n   Özgürlük istemi olan insan, varoluşun sırrına ulaşmak için her şeyin anahtarını elinde bulunduran “tarih nedir?” sorusunu sorarak işe koyulur. Yaşamın diğer adı olan tarih (dîrok), “geçmiş olduğu kadar şimdi ve gelecektir” şeklinde formüle edilir. Bunlar arasında kesintisiz, süreklileşen kopmaz ve akışkan bir bağ bulunur. Üçlü sonsuz zincir (geçmiş, gelecek ve an) içinde birbirine bağlı olarak zamanımızı oluşturur.\r\n\r\nŞimdiki zamanda hem geçmişi hem de geleceği yaşarız. Şimdi, hayat akışının yoğunlaşıp kendini görünür kıldığı andır. Geçmişte olanların biriktiği aralıktır. Dolayısıyla şimdi; geçmiştir, gelecektir, andır, bir bütünen tarihtir, tarih de şimdidir, yaşamın kendisidir. Gelecek ise geçmişin birikiminin bir sonucu olduğu kadar, an’daki eylemlerimizin neticesidir. “Geçmiş neyse gelecek odur”, “ne edersen onu bulursun” deyişleri bu hakikatin dile gelişidir. “Tarih günümüzde gizli, biz tarihin başlangıcında gizliyiz” tespiti ve “geçmişi kontrol eden geleceği kontrol eder; bugünü kontrol eden geçmişi de kontrol eder” aforizması bu gerçeği farklı bakışlarla açıklamaktadır.\r\n\r\nDüşünen insanı: “bilinçli, üç boyutlu bir etkinlikte kendini ortaya koyar; geçmişi ve geleceği şimdide bütünleştirir. Şimdiden giderek geçmişi yeniden kurar ve geleceği tasarlar. Geçmişi kavramak geleceği kurmaktır. Geleceği kurmak da geçmişi tasarlamaktır” şeklinde ifadeye kavuşturan düşünür Afşar Timuçin, yaşamın oluşum halini çok açık ortaya koymaktadır.\r\n\r\n“Tarih ve gelenek neyse günümüz ve gelecek odur” büyük ilkesine göre düşünmeyi ve davranmayı bilmek gerekir. “Tarih ve geleneği ne kadar doğru biliyorsan, günümüz ve geleceği, bu tarihi içselleştirdiğin oranda üstüne ekleyeceğin kadar değiştirebilir, dönüştürebilirsin. Değişimin ve devrimin altın kuralı bu formülün uygulanmasında geçer.” Özgür İnsan’ın altın değerindeki bu formülü bireyin ufkunda beliren; Kimim ben? Yaşam nedir? Neden yaşıyorum? Nasıl yaşamalı? Ne yapmalı? Nereden başlamalı? Nasıl kendimi bilebilirim? Nasıl kendim olabilirim? Nasıl özümle ve köklerimle yeniden buluşabilirim? Kendimi yeniden nasıl yaratabilirim? benzeri sorgulamalara ışık olabilir.\r\n\r\n \r\n\r\n\u003c\/div\u003e","brand":"Na","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60953486328138,"sku":"NA-74","price":10.46,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/2_1725586605344906.jpg?v=1770407523"},{"product_id":"ziya-gokalpin-buyuk-cilesi-kurtler","title":"Ziya Gökalp'in Büyük Çilesi Kürtler","description":"\u003ch2\u003eZiya Gökalp'in Büyük Çilesi Kürtler-Rohat Alakom\u003c\/h2\u003e\r\nBu çalışmanın amacı, \u003cstrong data-start=\"80\" data-end=\"129\"\u003eZiya Gökalp'in Kürtlere ilişkin düşüncelerini\u003c\/strong\u003e eleştirel bir bakış açısıyla incelemek ve onun hayatının pek bilinmeyen yönlerini ortaya koymaktır. Gökalp’in düşünceleri ve yaşamı üzerine birçok çalışma bulunsa da, \u003cstrong data-start=\"297\" data-end=\"364\"\u003eZiya Gökalp'in Kürt kimliği ve Kürtler üzerindeki düşüncelerini\u003c\/strong\u003e bütüncül bir şekilde ele alan kapsamlı bir inceleme, hala eksik kalmaktadır. Hem Türkiye'de hem de diğer ülkelerde, Gökalp’in fikirlerini geniş bir perspektiften ele alan birçok araştırma bulunmaktadır, ancak \u003cstrong data-start=\"574\" data-end=\"610\"\u003eKürtler üzerindeki bakış açısını\u003c\/strong\u003e detaylı şekilde tartışan bir çalışmaya henüz rastlanmamıştır.Ziya Gökalp'in \u003cstrong data-start=\"689\" data-end=\"714\"\u003eTürkçülük hareketinin\u003c\/strong\u003e bir savunucusu olarak Kürtlere dair görüşleri, hem \u003cstrong data-start=\"766\" data-end=\"789\"\u003eTürk milliyetçileri\u003c\/strong\u003e hem de \u003cstrong data-start=\"797\" data-end=\"808\"\u003eKürtler\u003c\/strong\u003e tarafından zaman zaman tartışmalı ve \"nazik\" ya da \"gereksiz\" olarak görülmüştür. Ancak, bu konunun derinlemesine incelenmesi, \u003cstrong data-start=\"936\" data-end=\"972\"\u003eKürt tarihinin önemli bir yönünü\u003c\/strong\u003e aydınlatacaktır.Bu çalışma, Gökalp'in \u003cstrong data-start=\"1013\" data-end=\"1029\"\u003eKürt kimliği\u003c\/strong\u003e üzerine düşündüklerini ve \u003cstrong data-start=\"1056\" data-end=\"1067\"\u003eKürtler\u003c\/strong\u003e hakkındaki görüşlerini daha açık bir şekilde ortaya koyarak, \u003cstrong data-start=\"1129\" data-end=\"1196\"\u003eTürk ve Kürt tarihinin kesişim noktasındaki önemli bir meseleyi\u003c\/strong\u003e ele almayı amaçlamaktadır.\r\n\r\n \r\n\r\n\u003cstrong\u003eAvesta Yayınevi'\u003c\/strong\u003enin tüm yayınlarına ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/makpirtuk.de\/wesanxane\/avesta-yayinlari\/\"\u003eburaya tıklayın\u003c\/a\u003e\r\n\u003cstrong\u003eRohat Alakom'\u003c\/strong\u003eun tüm eserlerine ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/makpirtuk.de\/niviskar\/rohat-alakom\/\"\u003eburaya tıklayın\u003c\/a\u003e\r\n\r\n ","brand":"Avesta Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60953490325834,"sku":"AVES-091","price":9.34,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/ziya-gokalpin-buyuk-cilesi-kurtler.jpg?v=1770316857"},{"product_id":"tarihsel-surecte-kurt-cografyasinda-tasavvuf-ve-tarikatlar","title":"Tarihsel Süreçte Kürt Coğrafyasinda Tasavvuf Ve Tarikatlar","description":"Kürtler arasında yazılı eğitim olgusu yaklaşık olarak X. yüzyıla dayanmaktadır. Başta Anadolu’daki Kürtler olmak üzere diğer coğrafyada yaşayan Kürtler arasında eğitimin asıl unsurunu medrese kurumları yüklenmiştir. Bu medreselerde birçok değerli âlim ve aydın insan yetişmiştir. Gözde olan bu eğitim kurumlarında sadece Kürtler değil, Türk, Azerî, Arap, Endenozyalı, Çerkez, Çeçen, Laz, Gürcü ve Fars toplumlarında birçok genç insan yetişmiştir. Buralarda eğitim alan insanlar, ilmî yönden tam olarak yetiştikten sonra, yaşadıkları toplumlara dönerek, ilim ve ahlâkî yönden halkın eğitimini üstlendiler. Toplumu aydınlatma konusunda öncülük görevini yerine getirdiler. Bu medrese geleneği zamanla bütün Kürt coğrafyasına kök salarak yayılmıştır. Yapılan araştırmalarda, dünyada medrese eğitim geleneğinin en yaygın olduğu bölgelerin başında Hindistan ondan sonra da Kürt nüfusun yaşadığı bölgeler gelmektedir. Kürt coğrafyasında bu eğitim, 15, 20 ve 25 yıllık eğitimlerden sonra 5 yıl verilen zorunlu tasavvuf ve tarîkat eğitimiyle tamamlanmaktadır. Bu da tasavvuf ve tarîkatların toplumun en önemli birleşeni olduğu gerçeğinin bir kanıtıdır.","brand":"Nûbihar","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60953580568906,"sku":"NU-133","price":6.58,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/tarihsel-surecte-kurt-cografyasinda-tasavvuf-ve-tarikatlar.jpg?v=1770315822"},{"product_id":"bilginin-olusum-tarihi","title":"Bilginin Oluşum Tarihi","description":"“… Zaman ile gerçekleştirilen dürüst, gerçek ilişki ve etkileşimlerin ortaya çıkardığı devasa\r\noluşum-yaratımlar toplumsal tarihin en önemli kilometre taşları olur. Jeobiyoloji ve toplum\r\nzamanından sentezlenen her bir kilometre taşı, yani her bir adım birer toplumsal hafızaya\r\ndönüşür. Toplumu şekillendiren her bir doku, organ toplumun tüm ömrü boyunca olmazsa\r\nolmaz kabilinden varlığını koruyacaktır. Bu hakikatler aynı zamanda geleceğin izlerini\r\npotansiyel olarak bağrında saklı tutar. Çocukluk anıları nasıl ki insanın tüm yaşamı boyunca\r\nhatta belirleyici düzeyde varlığını ve etkisini sürdürüyorsa, temel kültürel toplum da tarihsel\r\ntoplumun bilinçaltı olma gibi benzer bir özelliğe sahiptir. Toplumun tarihsel gelişim\r\nsüresince kimi zaman anılarından-hayallerinden uzaklaştığını kimi zaman bazı hayallerini\r\ngüçlendirip belirginleştirdiğini kimi zaman da bazı anılarını geride bırakıp yeni hayaller\r\ngeliştirdiğini görüyoruz. Gençlik, olgunluk, yaşlılık evrelerinden birinde anılarını yaşamayan\r\ninsanın hafıza problemi nasıl ki varsa, diğer sürelerde temel kültürel toplumu unutan yani\r\nyaşamayan bir toplum da özünden saptırılmıştır ve kendisi değildir artık…”","brand":"Aram yayinevi","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60953594134858,"sku":"ARAM-045","price":12.9,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/bilginin-olusum-tarihi.jpg?v=1770416402"},{"product_id":"ortadoguda-islam-ve-catisan-milletcilik","title":"Ortadoğu’da İslam Ve Çatışan Milliyetçilikler [1876-1926] Kamal Soleimani","description":"\u003ch2 class=\"ww fl ln-27 fs-23 fw-b\"\u003eOrtadoğu’Da İslam Ve Çatışan Milliyetçilikler [1876-1926]-Kamal Soleimani\u003c\/h2\u003e\r\n\u003cstrong data-start=\"162\" data-end=\"221\"\u003eKürtler üzerine yapılan çalışmalar da dâhil olmak üzere\u003c\/strong\u003e, \u003cstrong data-start=\"223\" data-end=\"246\"\u003egeç Osmanlı toplumu\u003c\/strong\u003e hakkında gerçekleştirilen araştırmalar, \u003cstrong data-start=\"287\" data-end=\"308\"\u003eMüslüman tarihini\u003c\/strong\u003e çoğunlukla \u003cstrong data-start=\"320\" data-end=\"340\"\u003ehomojen bir yapı\u003c\/strong\u003e içinde sunma eğilimindedir. \u003cstrong data-start=\"369\" data-end=\"403\"\u003eMüslüman milliyetçi düşüncenin\u003c\/strong\u003e, ilgili \u003cstrong data-start=\"412\" data-end=\"427\"\u003etarihyazımı\u003c\/strong\u003e içerisinde bir unsur olarak ele alınması ise ancak \u003cstrong data-start=\"479\" data-end=\"503\"\u003eBirinci Dünya Savaşı\u003c\/strong\u003e ve \u003cstrong data-start=\"507\" data-end=\"531\" data-is-only-node=\"\"\u003eKemalizmin yükselişi\u003c\/strong\u003e sonrasına denk gelmektedir.\r\n\r\n“\u003cstrong data-start=\"564\" data-end=\"608\"\u003eKüçük Asya’nın çeşitli Müslüman halkları\u003c\/strong\u003e” arasındaki \u003cstrong data-start=\"621\" data-end=\"646\"\u003etarihsel farklılıklar\u003c\/strong\u003e ve sözüm ona \u003cstrong data-start=\"660\" data-end=\"688\"\u003e“etnik bilincin yokluğu”\u003c\/strong\u003e, kesin bir \u003cstrong data-start=\"700\" data-end=\"717\"\u003etarihsel olgu\u003c\/strong\u003e gibi sunulmakta; \u003cstrong data-start=\"735\" data-end=\"824\"\u003eBirinci Dünya Savaşı öncesinde Müslümanlar arasında milliyetçi eğilimlerin var olduğu\u003c\/strong\u003e iddiası ise \u003cstrong data-start=\"837\" data-end=\"873\"\u003ekesin bir dille reddedilmektedir\u003c\/strong\u003e.\r\n\r\nGeçmişin bu \u003cstrong data-start=\"890\" data-end=\"910\"\u003esöylemsel inşası\u003c\/strong\u003e içinde, \u003cstrong data-start=\"919\" data-end=\"952\"\u003eTürk milliyetçiliğinin doğuşu\u003c\/strong\u003e, \u003cstrong data-start=\"954\" data-end=\"991\"\u003e“modern Türk devleti”nin kuruluşu\u003c\/strong\u003e ile özdeşleştirilmektedir. Aynı dönem, \u003cstrong data-start=\"1031\" data-end=\"1086\"\u003eOrtadoğu’da Müslüman milliyetçiliğinin doğum tarihi\u003c\/strong\u003e olarak da kabul edilmektedir.\r\n\r\n \r\n\r\n\u003cstrong\u003ePeywend Yayınevi’\u003c\/strong\u003enin tüm yayınlarına ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/makpirtuk.de\/wesanxane\/peywend-yayinlari\/\"\u003eburaya tıklayın\u003c\/a\u003e\r\n\u003cstrong\u003eKamal Soleimani’\u003c\/strong\u003enin tüm eserlerine ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/makpirtuk.de\/niviskar\/kamal-soleimani\/\"\u003eburaya tıklayın\u003c\/a\u003e","brand":"Peywend","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60953598361930,"sku":"PEYWEND-078","price":18.98,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/ortadoguda-islam-ve-catisan-milletcilik.png?v=1770307130"},{"product_id":"1-dunya-savasi-yillarinda-1916-kurt-tehciri","title":"1. Dünya Savaşı Yıllarında 1916 Kürt Tehciri","description":"\u003ch2\u003e\u003cstrong\u003e1. Dünya Savaşı Yıllarında 1916 Kürt Tehciri Kitap özeti\u003c\/strong\u003e\u003c\/h2\u003e\r\nBirinci Dünya Savaşı sırasında bu günkü idari yapıyla 13 ili kapsayan, Erzurum, Bitlis, Van vilayetlerinde yaşayan çoğu Kürt, bir milyona yakın Müslüman halk, Rus işgali dolaysıyla göç ederek mülteci durumuna düşmüştür. Zamanın İttihat-Terakki Hükümeti, bu göçü, zorla göç\/tehcir hffline getirerek gizli bir politika ve asimilasyon amacıyla, göç kafilelerini Anadolu'ya sevk etmiştir. Büyük dramların yaşandığı bu ölüm yolculuğunda. göç koşulları. açlık ve salgın hastalıklar dolaysıyla, resmi verilere göre, göç eden bu insanların yarısından fazlası yaşamını yitirmiş. bir kısmı Anadolu içlerinde yok olmuş, az bir kısmı da savaştan sonra yurtlarına dönebilmiştir. 1915-1917 yıllarında. yoğunluklu olarak 1916 yılında gerçekleşen bu tehcir, büyük bir trajedi olmasına karşın, bilinmemektedir. Kürtlerin siyasal olarak zayıf olmaları, hiçbir kurumsal yapıya sahip olmamaları, iç ve dış destekten yoksun olmaları. Batılı emperyalist güçlerle farklı dine sahip olmaları, bir yıl önce gerçekleşen Ermeni Tehciri'ne bulaştırdmış olmaları gibi nedenler, Kürtlerin bu süreçte yalnız kalmasında ve bu tehcirin bilinmemesinde etkili olmuştur. Bu kitapta, Birinci Dünya Savaşı'nın Kürtlere etkileri, Ittihat ve Terakki hükümetlerinin bu dönemdeki iskân ve nüfus mühendisliği politikala-rının bir sonucu olarak gerçekleşen 1916 Büyük Kürt Tehciri: geniş bir arşiv taraınasıyla araştırılmış, bazı sözlü tarih anlatımlarıyla desteklenip değerlendirilmiştir.","brand":"Weqfa Îsmaîl Beşîkçî","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60953607405898,"sku":"BESIKCI-003","price":16.86,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/1.-Dunya-Savasi-Yillarinda-1916-Kurt-Tehciri-1.jpg?v=1770411347"},{"product_id":"kurt-tarihinde-garzan-ve-pencinariler","title":"Kürt Tarihinde Garzan ve Pencinarîler","description":"\u003ch2\u003eKürt Tarihinde Garzan ve Pencinarîler-Nezirê Cibo\u003c\/h2\u003e\r\n\"...Oysa \u003cstrong data-start=\"191\" data-end=\"201\"\u003etoplum\u003c\/strong\u003e bir bütündür. Özellikle \u003cstrong data-start=\"226\" data-end=\"241\"\u003etarihi olay\u003c\/strong\u003e ve \u003cstrong data-start=\"245\" data-end=\"256\"\u003eolgular\u003c\/strong\u003e, bu bütünlük içinde ve olayların meydana geldiği dönemin \u003cstrong data-start=\"314\" data-end=\"326\"\u003eşartları\u003c\/strong\u003e, \u003cstrong data-start=\"328\" data-end=\"347\"\u003edeğer yargıları\u003c\/strong\u003e göz önünde tutularak değerlendirilmelidir. \u003cstrong data-start=\"391\" data-end=\"408\"\u003eTarihi süreci\u003c\/strong\u003e sağlıklı anlamak için bu bir zorunluluktur. Bu bağlamda \u003cstrong data-start=\"465\" data-end=\"475\"\u003eaşiret\u003c\/strong\u003e ve \u003cstrong data-start=\"479\" data-end=\"496\"\u003eaşiret tarihi\u003c\/strong\u003e, genel olarak \u003cstrong data-start=\"511\" data-end=\"530\"\u003eKürt tarihinden\u003c\/strong\u003e ayrı tutulamaz, tutulmamalıdır.\"\r\n\r\n\u003cstrong data-start=\"567\" data-end=\"587\"\u003eAşiret olgusunun\u003c\/strong\u003e Kürt tarihindeki \u003cstrong data-start=\"605\" data-end=\"613\"\u003erolü\u003c\/strong\u003e ve \u003cstrong data-start=\"617\" data-end=\"627\"\u003eişlevi\u003c\/strong\u003e çok büyüktür. Aşiretlerin, Kürt tarihinin belli dönemlerinde son derece etkin oldukları ve bu etkinliği görmezden gelmenin \u003cstrong data-start=\"751\" data-end=\"779\"\u003eKürt tarihinin yazımında\u003c\/strong\u003e pek mümkün olmadığı açıktır. \u003cstrong data-start=\"809\" data-end=\"834\"\u003eKürt ulusal tarihinin\u003c\/strong\u003e bir parçası olan aşiretlerin tek tek araştırılıp, mikro ölçekte \u003cstrong data-start=\"899\" data-end=\"916\"\u003ehikâyelerinin\u003c\/strong\u003e yazılması; \u003cstrong data-start=\"928\" data-end=\"950\"\u003ealan araştırmaları\u003c\/strong\u003e ve \u003cstrong data-start=\"954\" data-end=\"981\"\u003esözlü tarih çalışmaları\u003c\/strong\u003e ile mümkün olmaktadır.\r\n\r\n\u003cstrong data-start=\"1008\" data-end=\"1023\"\u003eNezîrê Cibo\u003c\/strong\u003e’nun kaleme aldığı \u003cstrong data-start=\"1042\" data-end=\"1085\"\u003e\"Kürt Tarihinde Garzan ve Pencinarîler\"\u003c\/strong\u003e, \u003cstrong data-start=\"1087\" data-end=\"1106\"\u003eKuzey Kürdistan\u003c\/strong\u003e’ın \u003cstrong data-start=\"1110\" data-end=\"1133\"\u003eErzen\/Xerzan\/Garzan\u003c\/strong\u003e bölgesinde oynanan roller, yaşanan \u003cstrong data-start=\"1169\" data-end=\"1182\"\u003eihanetler\u003c\/strong\u003e ve \u003cstrong data-start=\"1186\" data-end=\"1203\"\u003ebaşkaldırılar\u003c\/strong\u003e çerçevesinde \u003cstrong data-start=\"1217\" data-end=\"1245\"\u003eKürt ulusal mücadelesini\u003c\/strong\u003e ele almaktadır. Yazılı kaynaklar ve \u003cstrong data-start=\"1282\" data-end=\"1304\"\u003esözlü anlatımlarla\u003c\/strong\u003e zenginleştirilen kitap, \u003cstrong data-start=\"1329\" data-end=\"1373\" data-is-only-node=\"\"\u003eKürdistan tarihinin karanlık sayfalarını\u003c\/strong\u003e aralamaya adaydır.\r\n\r\n \r\n\r\n\u003cstrong\u003eWeqfa Îsmaîl Beşîkçî Yayınevi’\u003c\/strong\u003enin tüm yayınlarına ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/makpirtuk.de\/wesanxane\/weqfa-ismail-besikci\/\"\u003eburaya tıklayın\u003c\/a\u003e\r\n\u003cstrong\u003eNezirê Cibo’\u003c\/strong\u003enun tüm eserlerine ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/makpirtuk.de\/niviskar\/nezire-cibo\/\"\u003eburaya tıklayın\u003c\/a\u003e","brand":"Weqfa Îsmaîl Beşîkçî","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60953608913226,"sku":"BESIKCI-015","price":14.88,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/kurt-tarihinde-garzan-ve-pencinariler-1.webp?v=1770303897"},{"product_id":"kurdlerin-tarihi-seti-bahoz-savata","title":"Kürdlerin Tarihi Seti Bahoz Şavata","description":"\u003ch4\u003e\u003c\/h4\u003e\r\n\u003ch4\u003e\u003cb\u003e1. kitap\u003c\/b\u003e\u003c\/h4\u003e\r\nİlk medeniyet Ön Asya’da Yukarı Fırat ve Dicle havzasında oluşur. Yukarı Mezopotamya uygarlığın gelişimi zamanla daha güneyde Tell-Halaf’a buradan Aşağı Mezopotamyaya Sümer’e ve Bereketli Hilalin güney ucu Mısır’da sürer. Uygarlığın Ön Asya merkezli gelişimi dünyanın Buzul Çağı sonrası yaşadığı iklimsel yaşam koşulları yüzündendir.MÖ 2000ler sonrası\r\n\r\nMezopotamya’ya batıdan ve doğudan Aryan, güneyden Sami toplulukların göçleri gelişir. Göçler sonrası yerel topluluklar ile göç ile gelen Sami, Kafkas ve Aryan halkların özellikle Zagros dağ silsilesinde ve aşağı Mezopotamya coğrafyasında melez kültürel etnik görünümleri oluşur.\r\n\r\nAkad sonrası III. Ur (Guti) Sülalesi, Geç Asur ile gelişen “Asur Ticaret Kolonileri” ile oluşan melez medeniyetler tekrar Yukarı Fırat ve Dicle üzerinden, Doğu Akdeniz kıyılarından Antolia’ya, Avrupa’ya, Diyala ve Masala geçitlerinden İran platosuna, Sus üzerinden Hindistan’a uzanır.\r\n\r\nÖn Asyada MÖ 23 yüz yıl sonrası görülen Aryan toplulukların özellikle Yunanlıların ve Kürdlerin de ataları göç ettikleri Ön Asya topraklarında birçok siyasal oluşumun ve yeni uygarlıkların öncüleri oldular.\r\n\r\nElinizdeki kitap, Sami, Kafkas ve Aryan bölge halklarının medeni ve siyasal serüvenini tarihi belgeler ile daha realist bir yüz ile size anlatmaya çalışmaktadır\r\n\u003ch4\u003e\u003c\/h4\u003e\r\n\u003ch4\u003e\u003c\/h4\u003e\r\n\u003ch4\u003e\u003cb\u003e2. kitap\u003c\/b\u003e\u003c\/h4\u003e\r\n\u003cp style=\"font-weight: 400;\"\u003eKürdlerin Asyalı ataları, Doğu Aryan kültürlü Med, Pers, Part, Soğdia vs. toplulukların ana vatanları İran Horasan’ın kuzeydoğusunda Harezm, Baktira ve Soğdia vs. olarak görülür. Bu Doğu Aryan kabilelerin MÖ 23 yüz yıl sonrası ise batıdaki ilk yerleşim alanları İran platosunda Elbruz ve Zagros Dağları olmuştu. Daha batıda ki görünümleri ise Yukarı Fırat ve Dicle havzalarında, Kapadokya ve Kilikya’ya göç ettikleri bölgedeki aynı kültürlü Mitanni kabilelerinin varlığı ile anlaşılır.\u003c\/p\u003e\r\n\u003cp style=\"font-weight: 400;\"\u003eMÖ 9 yüz yıl sonrası ise İran’daki Doğu Aryan toplulukları bölgenin güçlü köleci Asur ve Urartu devletlerinin askeri kampanyalarında köle olarak Yukarı Mezopotamya’da iskân edilmiştiler. Bu topluluklar Zagroslarda ve Yukarı Fırat, Dicle ve Masala nehir havzalarında soydaşları olduğu kuvvetle muhtemel Mitanni bakiyesi ve yerel Kafkas kültürlü Hurri soylu topluluklar ile kaynaştılar. Bu coğrafyada Kürd kavmini yarattılar. Kürdlerin yaşadıkları topraklar Büyük İskender sonrası “Medya” olarak tanındı. MÖ 1 yüzyıl sonrası Ön Asya’ya yönelen Roma’nın Medya’da bölgenin güçlü Part Devletine karşı tampon devlet olarak destekledikleri “Adiabene, Karduk ve Atrapone Medyası” devletlerinin hâkim olduğu Medya topraklarında Kürdler siyasal bir güç olarak geliştiler. Fakat Roma-Part ve Bizans-Sâsâni süreci Kürdlerin ülkesi olan Medya’nın yoğun paylaşım savaşlarının yaşandığı bir dönem oldu.\u003c\/p\u003e\r\n\u003cp style=\"font-weight: 400;\"\u003eBölge halkları Ârâmiler, Ermeniler ve Yunanlıların Hıristiyanlığı benimsemeleri ile MS 330‘larda Medya’da halklar arasında gelişen dini kamplaşmalar var olan etnik yapıları netleştirdi. Bu hengâmede Arabistan’da gelişen İslami dinin temsili olan İslam Orduları Medya’yı denetimine aldı. Zerdüştlük vs. dinlerini terk etmeye, İslam dinini benimsemeye zorlanan Kürdler, MS 650 sonrası ülkeleri Medya’nın iç ve karasal coğrafyasının dezavantajları ile de baş başa kaldılar.\u003c\/p\u003e","brand":"Weqfa Îsmaîl Beşîkçî","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60953609371978,"sku":"BESIKCI-017","price":36.47,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/kurdlerin-tarihi-1-1.jpg?v=1770430904"},{"product_id":"1915-diyarbekir-ve-kurtler-sempozyumu","title":"1915 Diyarbekir ve Kürtler Sempozyumu","description":"","brand":"Weqfa Îsmaîl Beşîkçî","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60953610715466,"sku":"BESIKCI-028","price":7.83,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/1915-Diyarbekir-ve-Kurtler-Sempozyumu.jpg?v=1770411369"}],"url":"https:\/\/www.makpirtuk.de\/collections\/tarih.oembed?page=66","provider":"Makpirtuk","version":"1.0","type":"link"}