{"title":"İslam \u003e Felsefe","description":null,"products":[{"product_id":"muhassal","title":"Muhassal","description":"Ismail Hakki Izmirli, ortaçag kelaminin artik eskidigini bunun yerine yeni bir kelam ilminin kurulmasi gerektigini söyler. Elinizdeki bu eser Ismail Hakki Izmirli’nin “Muhassali’l-Kelam ve’l-Hikme” adli eseridir. Bu eser yeni kelam ilmini anlatan, yeni kelam ilmine giris olan bir eserdir. Ismail Hakki Izmirli’nin kurmaya çalistigi yeni kelam ilmiyle ilgili en temel görüsleri ve tezleri bu eserinde bulunmaktadir. Ismail Hakki Izmirli’nin yeni kelam ilminin programini anlattigi tek eseri budur.Ismail Hakki Izmirli, bu eserinde kelam ilmini ve kelami yollari yüksek bir vukufla anlatmistir. Kelamin nasil ortaya çiktigini, tanimini, konusunu, çaglarini vs. yeni bir yaklasimla ortaya koymustur. Kelamin ne oldugu ve ne olmasi gerektigini net ifadelerle göstermistir.  Arkasindan Selefiye, Ehl-i Sünnet, Mârika ve Sîayi oldukça özet ve mükemmel sekilde anlatmistir. Özellikle Sîanin geçirmis oldugu tarihsel süreci, Sîa kollarinin nasil ortaya çiktigini, birbirlerinden nasil dallanip budaklandiklarini en mükemmel ve anlasilir haliyle Izmirli’nin bu eserde anlattigini görürüz. Izmirli oldukça küçük bir hacme kelam biliminin geçmisini ve gelecegini büyük bir hacimle sigdirmistir.Eser mezhepler tarihi degilse de Islami firkalarin kelami görüslerini anlattigi için mezhepler tarihi için de degerli bir kitaptir. Bu bakimdan bu eser hem kelam hem mezhepler tarihi hem de Islam düsüncesinin temel kaynaklarindan biridir.","brand":"Ötüken Neşriyat","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60955870527818,"sku":"9786051550121","price":9.86,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786051550121.jpg?v=1769546877"},{"product_id":"yercekimi-ve-inayet","title":"Yerçekimi ve İnayet","description":"Albert Camus “zamanımızın tek büyük ruhu” olarak selâmlar Simone Weil’i. Birçok sadık Weil okurunun söylediği gibi, zamanın tek büyük yüreği ve saf ışığı… İnsanın sefaletini ve düşkırıklığını Pascal’dan sonra dile getiren belki en derin seslerden biridir Simone Weil. Onda düşüncenin kendisi hiçbir zırha bürünmez, tam anlamıyla duru ve çıplaktır. Yalnızca içsel arınma arzusu taşır. Yüce alçakgönüllülükle dökülür her şey. Weil’deki cümleler ruh için doğaüstüne taşınan bir besindir ve âdeta gnostiklerin ‘seçilmiş’ yazgısında erir. Bir yönüyle umut kırıcı ve zor bir mesafedir bu. Anlamak ve anlaşılmak için hakiki bir tinselliğe gereksinim vardır. Gene de inayeti dilemek yerçekimi yasasına aykırı bir fiili içermez ve bizi tüm hayalî kahramanlıklardan, sözde dindarlıktan ve dünyevî ödüllerden kurtarır. Sonuçta, insan saf ışıktan beslenmeyi bilmiyorsa eğer, tüm yanlışlıklar birbirine denk düşmeyecek midir?\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eSimone Weil tüm dehasını küçümseyerek yazmıştır. Tanrı, aşk, zaman, hiçlik, ben, bağlılık, boşluk, güç, acı vb. kavramları sıra dışı bir yaşam deneyimiyle açımlar. Her birinde lütfun güzelliğini ama o ölçüde de tehlikeyi ve sürekli düşüşü göstererek…\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eYerçekimi ve İnayet, Weil’in düşüncelerini yansıtan en önemli kitabıdır.","brand":"Doğu Batı Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60956426043722,"sku":"9786052133729","price":9.55,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786052133729.jpg?v=1769553367"},{"product_id":"islam-felsefesinin-200u","title":"İslam Felsefesinin 200'ü","description":"İSLAM KÜLTÜRÜNÜN ZİHİN EVRENİ\u003cbr\u003eİslam Felsefesinin 200’ü, “Kavram Haritaları Serisi”nin ikinci seviye kitaplarından biridir. Bu seri, alanla ilgili ilk seviyeyi tamamlamış okurlar için hazırlandı. Terimlerin rahat kavranması için 100, 200 ve 300 kelimelik gruplar esas alındı. Her seride, bir önceki seriden farklı kelimeler seçildi.\u003cbr\u003e• İslam felsefesinin kavramlarını, sıkılmadan ve akıcı bir şekilde okuyabileceksiniz.\u003cbr\u003e• Kavramları kısa ve net bir biçimde öğrenmenin keyfine varacaksınız.\u003cbr\u003e• Kavramlar önem sırasına göre sıralandığı için kolayca anlayabileceksiniz.\u003cbr\u003e• Kavramların farklı dillerdeki karşılıklarını bulabileceksiniz.\u003cbr\u003e• Sunduğumuz bu seriyle, alanla ilgili ciddi bir birikime ve İslam kültürünün zihin evrenine sahip olacaksınız.\u003cbr\u003e","brand":"Otto Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60957716873546,"sku":"9786052300015","price":9.99,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786052300015.jpg?v=1769556921"},{"product_id":"islam-ahlak-felsefesine-giris","title":"İslam Ahlak Felsefesine Giriş","description":"Islam Ahlak Felsefesi, hem tarihsel hem de sistematik bir disiplindir. Tarihsel olarak o, genel Islam felsefesi içindeki ahlak konulari ile özdestir. Sistematik olarak ise, çagdas ahlak felsefesinde ele alinan sorunlarin, Islam ahlak felsefesi perspektifiyle degerlendirilmesidir. Metninde her iki yön birlestirilmeye çalisilmakla birlikte, ilk yarida daha ziyade tarihsel bilgiler verilmekte, ikinci yarida sistematik problemler irdelenmektedir.  Bu baglamda, önce Islam ahlak felsefesinin temel kaynaklari ve belli basli tarihsel ekolleri tanitilmakta; daha sonra, klasik Islam ahlak felsefesinin merkezini teskil eden erdemler konusu islenmekte; bundan sonra, modern Islam ahlak felsefesinde ilkeler konusu tartisilmaktadir. Daha sonra sirasiyla, bireysel ahlak, aile ahlaki, is ahlaki, çevre ahlaki, toplumsal ahlak ve manevi ahlak konulari irdelenmekte; bunlardan sonra da, Islam ahlak felsefesi, önce öteki dinlerin ahlaki ile sonra da Bati ahlak felsefesi ile karsilastirilmaktadir.  Son bölümde, çagimizin çözüm bekleyen teorik ve pratik ahlaki bunalimlarina dikkat çekilmekte; okuyucunun, Islam ahlak felsefesi konusunda bilgi edinmis olmanin yaninda, güncel ahlaki sorunlarin çözümüne katkida bulunabilecek bilince ermesi hedeflenmektedir.","brand":"Dem Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60958633951562,"sku":"9786054036257","price":4.59,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786054036257.jpg?v=1769578336"},{"product_id":"islam-felsefesi-tarihine-giris","title":"İslam Felsefesi Tarihine Giriş","description":"","brand":"Dem Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60958634246474,"sku":"9786054036424","price":7.14,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786054036424.jpg?v=1769578356"},{"product_id":"ahlak-ve-etik","title":"Ahlak ve Etik","description":"Geçmiste oldugu gibi günümüzde de pek çok bireysel, toplumsal ve küresel ahlaki sorun vardir. Ahlaki sorunlari dert edinmek ve bunlara çözüm aramak, her dönemde tüm iyi  insanlarin vasiflari ve kendilerini sorumlu hissettikleri görevleri arasinda olmustur. Ahlak ve etik kavramlari bazen birbirinin yerine de kullanilabilmekte ise de, inanlarin çogunlulugunun takdir ettigi iyi huylar ve erdemli davranislarin pratik hayatta tezahürü için ahlak, yasanan bu ahla ile ilgili felsefi tartismalar içinse etik denmesi daha uygundur. Bu çalisma, Ahlak Felsefesi, Islam Ahlak Felsefesi ve Dinlerde Ahlak gibi derslerde ele aldigimiz ve bazen bildiri olarak sundugumuz konularadn olusmaktadir.","brand":"Rağbet Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60958639849802,"sku":"9786054074457","price":16.32,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786054074457.jpg?v=1769578752"},{"product_id":"suhreverdi-ve-israk-felsefesi","title":"Sühreverdi ve İşrak Felsefesi","description":"Islam felsefesi gelenegi, messâîlik, felsefî tasavvuf ve isrâkîlik olmak üzere üç temel sacayagi üzerinde durmaktadir. Bu temel düsünce alanlarindan biri olan isrâkîlik, Sihâbuddîn es-Sühreverdî(öl. 587\/1191) tarafindan sistemlestirildigi kabul edilen, özgün ve köklü bir düsünme biçimini temsil eder. Bu özgünlüge ragmen isrâkîlik, Islam felsefesi gelenegi içinde en az ilgi gören ve hakkinda en az arastirma yapilan alanlarin basinda gelir. Oysa islam felsefesi geleneginin mütemmim bir parçasi olan isrâkîligin arastirilmasi, sadece bu düsünce alaninin anlasilmasi için degil, ayni zamanda, Islam felsefesi gelenegine sundugu özgün ve köklü katkilarin da tespit edilmesine imkân saglayacaktir. . Islam düsüncesi tarihinde hakikati aramak maksadiyla yola çikan ve arayis içerisinde iken felsefi kaygilari göz ardi etmeyen düsünürlerden biri de hiç süphesiz Sihâbuddin Sühreverdî'dir. Sühreverdî'nin IbnSînâ sistemi üzerinden messâî felsefeyi elestirerek klasik Islam felsefesi çizgisinden farkli ve hakikate ulasmada alternatif bir yol\/metod olarak sundugu düsünce sistemi ise Isrâk felsefesidir. Ortaçag'da Platon ve Aristoteles felsefelerinin harmanlandigi Yeni Eflatuncu metinlerin Islam dünyasina aktarilmasiyla messâî felsefenin Islam düsünürleri tarafindan ciddi bir sekilde tetkik edildigi, anlasildigi ve gelistirildigi görülmektedir.","brand":"Divan Kitap","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60958654464330,"sku":"9786054239528","price":11.22,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786054239528.jpg?v=1769579713"},{"product_id":"seyhul-israkin-izinde-ilk-donem-israki-sarihler","title":"Şeyhü'l-İşrak'ın İzinde  İlk Dönem İşraki Şarihler","description":"Isrâkîlik, Sihâbüddin es-Sühreverdî (öl.587\/1191) tarafindan sistem-lestirildigi kabul edilen, özgün ve köklü bir düsünme biçimini temsil etmektedir. Bu durumda Isrâkîligin arastirilmasi, sadece bu ekolün anlasilmasi için degil, ayni zamanda bir bütün olarak Islam felsefesi geleneginin de anlasilmasi için önemlidir. Ancak, hem tarihsel süreçte hem de Islam felsefesinin kurucu epistemolojilerine iliskin son yillarda yapilan arastirmalarda Isrâkîligin çok az ilgi gördügü, yeteri kadar arastirilmadigi ve anlasilmadigi görülmektedir. Bu anlamda Isrâkîlikle ilgili, genel olarak, iki arastirma alanina duyulan derin ihtiyaci tespit etmek mümkündür: (i) Isrâkîlik düsüncesinin 'farklilik'larini ihtiva eden ayristirici vasfini kendi bütünlügü içinde anlama ihtiyaci, (ii) tamamlayici bir parçasi oldugu Islam felsefesi geleneginin diger ekolleriyle olan 'paylasimlari bakimindan anlama ihtiyaci. Birincisi Islam felsefesinin özgün bir ekolü olarak Isrâkîligin arastirilmasina^ ikincisi Messâîlikve Felsefî Tasavvuf ekolleriyle olan iliskisinin anlasilmasina ve arastirilmasina iliskin bir ihtiyaçta temerküz etmektedir.","brand":"Divan Kitap","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60958654497098,"sku":"9786054239535","price":8.93,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786054239535.jpg?v=1769579715"},{"product_id":"mutezilede-eylem-teorisi-kadi-abdulcebbar-ornegi","title":"Mu'tezile'de Eylem Teorisi  Kadı Abdülcebbar Örneği","description":"Eylem Konusu sistamatik düsünce tarihi boyunca  düsünürlerin  dikkatini  çeken  konu  olmustur. 1960’li yillardan itibaren eylemin dogasini çözümlemek eylem teorisi (action theory) veya eylem felsefesi (philosophy of action) kavramlari çerçevesindetartisilmistir. Eylem teorisinin temel hedefi eylemin ortaya çikisini açiklamaktir. Bati’da eylemin dogasi ile ilgili yogun tartismalar sonucunda kendisine özel kavramlarinin olusmasi ile eylem teorisi felsefe içinde ayri bir  brans olmustur.","brand":"Düşün Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60958690640202,"sku":"9786054533343","price":8.93,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786054533343.jpg?v=1769581536"},{"product_id":"fitrat","title":"Fıtrat","description":"Fitratin konusu bir açidan felsefî bir bahistir... Felsefenin üzerinde durdugu üç konu Allah, âlem ve insandir. Fitrat, bu anlamda “insan”la ilgili bir konudur; bir açidan da insan ve Allah’la ilgili bir konu oldugu söylenebilir. Meselenin bir boyutu burada insan, diger boyutu ise Allah’tir. Islamî kaynaklarda, yani Kur’an ve sünnette fitrat konusu üzerinde çok durulmustur. Dolayisiyla böylesi bir konu hakkinda birçok sorunun da akla gelmesi kaçinilmaz olmaktadir: Acaba “Fitrat” kelimesinin kökeni ve anlami nedir? Kur’ân’dan önce bu kelimeyi insan hakkinda kullanan olmus mudur, yoksa bu, ilk kez Kur’an’in kullandigi terimlerden midir? Insanin umumî olarak bir takim fitriyati var midir, yoksa insanoglu her nevi fitrattan yoksun mudur? Acaba din fitrî midir? ... vb. Derin ilmî birikimi ve ele aldigi konulari net bir sekilde izah etmesiyle taninan Sehid Mutahharî’nin elinizdeki bu eseri, çesitli oturumlarda fitrat hakkinda yapmis oldugu konusmalardan ve tuttugu notlardan olusmaktadir. Kitapta, yukaridakilerle birlikte daha birçok sorunun cevabini bulmanin yani sira bu konuda merak edilen baska meselelerin de açikliga kavustugunu göreceksiniz.","brand":"Önsöz Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60958926012746,"sku":"9786055030100","price":5.36,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786055030100.jpg?v=1769586262"},{"product_id":"tabatabaide-varlik-felsefesi","title":"Tabatabai'de Varlık Felsefesi","description":"Batılı veya batı dilleriyle yapılan araştırmaların dayanağı, İran’da klasik felsefe eğitimini yüzyıllar boyu sürdürmüş geleneksel âlimler ve eserleri olmuştur. Bu âlimlerin 20. asırdaki en büyük temsilcisi ise Muhammed Hüseyin Tabâtabâî’dir. Telif ettiği felsefe eserleri ve klasik felsefe alanında yetiştirdiği aktif öğrencileri sayesinde, İran felsefe geleneğinin özellikle de 'Aşkın Hikmet Okulu' olarak bilinen Molla Sadrâ tarafından 17. asırda temelleri atılan felsefî sistemin dünyaya tanıtılmasında çok önemli katkılarda bulunmuştur.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e'Aşkın Hikmet Okulu'nun öne çıkardığı en önemli kavram varlıktır. Varlık ile metafizik arasında kurulan sıkı ilişki metafiziğin bir tür varlık felsefesine dönüşmesini sağlamış ve birbirinden ayırt edilemez bir terkibe ulaştırmıştır. Varlıkla ilgili görüşlerin metafizikle ilgili görüşlerle iç içe olması, herhangi bir alanda yapılacak araştırmanın diğerine zorunlu bir kayışı gerektirmesine yol açmaktadır.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eBu kitap, İslam felsefesinin geç döneminde varlık felsefesi ile metafiziğin ana konularından birini, döneminin tartışmasız en önemli filozoflarından sayılan Tabâtabâî felsefesi özelinde araştırmayı hedeflemektedir. Bu tür bir felsefenin öne çıkardığı kavramların analizi, üstüne oturduğu temelleri ortaya çıkarmak ve tarihsel olarak konumlandığı yeri tayin etmek, eserin hedefini teşkil etmektedir.","brand":"Önsöz Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60958935843146,"sku":"9786055030872","price":4.46,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786055030872.jpg?v=1769586299"},{"product_id":"islam-dusuncesi-turk-dusuncesi-tarihi-arastirmalarina-giris","title":"İslam Düşüncesi  Türk Düşüncesi Tarihi Araştırmalarına Giriş","description":"“Misir, Asur-Keldan, Iran, Anadolu-Yunan, Roma (Bizans), Islâm, Hiristiyan, Yahudi, Modern Avrupa medeniyetleri birbirine karsilikli tesir eden, birbirini tamamlayan ve gittikçe inkisaf ederek dünya medeniyeti halini alan içtimai bir inkisafin halkalaridir.”\u003cbr\u003eHilmi Ziya Ülken, Islâm uygarligini Akdeniz uygarliginin bir parçasi olarak ele alirken, kendinden önce ve sonraki tarihsel olusumu içinde dinamik ve etkilesimsel süreçte degerlendirir bu cografyadaki insani olaylari ve düsünsel mirasi.\u003cbr\u003eIste bu amaçla, sistematik ve metodolojik bir anlayisla olusturdugu ilimler sayesinde, ulastigi yüksek kültür seviyesiyle bir zamanlar “kavimler arasi münasebetin merkezi” haline gelen Islâm cografyasinda, o dönemdeki fikri gelismelerin özüne nüfuz edebilmek ve daha sonra yaklasik bin yil boyunca burada söz sahibi olmus Türklerin bu düsünce ve kültür mirasi üzerinde tesis ettigi yasama evreninin fikri kodlarina inebilmek için giris mahiyetinde hazirlanmis bir çalismadir “Islâm Düsüncesi” ve alt basligiyla “Türk Düsüncesi Tarihi Arastirmalarina Giris” kitabi.\u003cbr\u003eSon bölümdeki Gazali, Cürcânî, Ibn Arabî, Bedreddin Simavî, Sühreverdî, Farabi, Ibn Sînâ’ya ait okuma parçalarinin yanisira kelam, fikih, tasavvuf, felsefe, mantik alanindaki klasiklere ve onlar üzerinde yapilmis yerli ve yabanci arastirmalar hakkindaki bibliyografya, kitapta ana hatlariyla çerçevesi çizilip son derece özlü bir sekilde anlatilan konularin nasil daha da derinlestirilebilecegi konusunda da ayrica yol gösterici olmaktadir. \u003cbr\u003e","brand":"Doğu Batı Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60959044370762,"sku":"9786055063382","price":22.02,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786055063382.jpg?v=1769586758"},{"product_id":"islam-felsefesi-eski-yunandan-cagdas-dusunceye-dogru","title":"İslam Felsefesi  Eski Yunan’dan Çağdaş Düşünceye Doğru","description":"Islâm felsefesinin özgün tarafina nüfuz etmek ne zaman mümkündür? Islâm felsefesini sadece Messaîlik olarak adlandirilan okul ile, yani El-Kindî, Fârâbî, Ibn Sînâ, Ibn Rüsd gibi filozoflar ve onlarin felsefi mülâhazalari etrafinda dönen tartisma ve yorumlar ile sinirli tutmak dogru mudur?\u003cbr\u003eH. Ziya Ülken, “Islâm felsefesinin kaynaklari ve etkileri ile birlikte Bati düsüncesinin bir halkasi gibi ele almak ve ‘filo¬zoflar’ diye sinirlanmis kadroyu mümkün oldugu kadar asmak”tan bahsederken, alaninda artik bir klasik olan bu ufuk açici kitabinda esas olarak çok daha genis bir çerçeve çiziyor ve düsünce tarihimizin imkânlarina ve kesfedilmeyi bekleyen gerçek potansiyeline isaret ediyordu.\u003cbr\u003eIslâm felsefesinin kaynaginda özellikle Harran’da Yakubî ve Nesturî manastirlarinda Süryaniceden Arapçaya çevri¬len Yunan klasiklerinin ve dolayisiyla Yunan felsefesinin etkisi çok büyüktü. Gene eski Hint ve Iran düsüncelerinin de rolü vardi. Bu felsefe “Akdeniz geleneginin bir halkasi” olarak degerlendirilirse en büyük etkiyi Ortaçag Bati felse¬fesi üzerinde yapmistir.\u003cbr\u003ePeki, eksiksiz bir Islâm felsefesi tarihi yazmak için sadece Yunan felsefesi ile Avrupa felsefesi arasindaki bu köprü görevi üzerinde mi durulacaktir? Yoksa Ülken’in vurgu-ladigi gibi kelam, fikih ve tasavvuf alanlarinda çok önemli eserler vermis Islâm düsünürlerinin çalismalarinda felsefi olan kisimlarinin modern metotlarla ve farkli açilardan ele alinip, özellikle filolojik incelemelerin yapilmasiyla mi ancak gerçek bir Islâm felsefesi ve düsüncesi tarihine ulasi¬lacaktir?\u003cbr\u003eImam Âzam, Ibn Arabî, Sadreddin Konevî, Molla Câmî, Imam Rabbânî, Molla Sadra, Ibn Seb’in, Cürcânî, Fahreddin Râzî, Taftazânî, Sirâceddin Urmevî, Molla Fenârî, Kemalpasazâde vb. gibi Islâm düsünürlerinin eserlerinin in¬celenmesi, monografilerinin ve kitaplarinin yayimlanmasiyla Islâm felsefesinin özgün tarafina nüfuz etmenin müm-kün olacaginin israrla üzerinde duran H. Ziya Ülken’in de¬yisiyle henüz bir esikte bulunuyoruz.  \u003cbr\u003e","brand":"Doğu Batı Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60959046304074,"sku":"9786055063603","price":19.34,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786055063603.jpg?v=1769586766"},{"product_id":"dusunce-mirasimiz","title":"Düşünce Mirasımız","description":"Peygamberlerin, Kitâbimizda prensipleri açiklanan ve bize kadar gelen Ilâhî anayasa diyebilecegimiz tüm seriatlerinin her türlü yanilgidan, egrilikten ve eksiklikten uzak olusu iki ana temele dayanmaktadir. Bunlar su âyetteki temellerdir.a)“Dini dogru tutmaniz (Allah’in bir tekligine inanip, dinin esaslarini katkisiz yerine getirmeniz).b) Onda ayriliga düsmemeniz.” (Sûrâ: 42\/13)Dinin dogru ve ayakta tutulmasi, dine ait tüm temel prensiplerin yerine getirilmesi ve sinirinin oldukça genis tutulmasi demektir. Fakat bununla birlikte iman ile baglantili ne varsa, onun da tüm boyutlarini geregince kusatmalidir. Bu öyle bir kusatma olmalidir ki, hem bu çagdaki kusaklari, hem de gelecekteki kusaklari içine alsin ve kapsasin.","brand":"Düşün Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60959576228170,"sku":"9786055205836","price":7.74,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786055205836.jpg?v=1769589079"},{"product_id":"nicin-islam","title":"Niçin İslam?","description":"Çagimizin önemli düsünürlerinden Ismail Raci Faruki, ülkemizde daha çok “Bilginin Islamilestirilmesi” projesiyle taniniyor.Özgün düsünce tarzini bu eserine de yansitan Faruki, Islam’i sadece bir inanç ve hareket olarak degil, ayni zamanda büyük bir tecrübe olarak yorumluyor.Bu kitabinda yazar, yalnizca Müslümanlara degil, bütün insanliga seslenerek Islam'i hem din hem pratik hem kültür hem de bir dünya düzeni olarak ele aliyor.","brand":"Mahya Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60959612207434,"sku":"9786055222154","price":8.93,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786055222154.jpg?v=1769589232"},{"product_id":"nasiruddin-tuside-onermeler-mantigi","title":"Nasiruddin Tusi'de Önermeler Mantığı","description":"İslam felsefesiyle ilgili modern çalışmalar içerisinde mantık alanındaki araştırmaların diğer disiplinlere yönelik araştırmalar karşısındaki nisbi yetersizliği yanında bu araştırmaların genelde İslam mantık tarihinin İbn Sînâ sonrası dönemini ihmal etmiş olması da dikkat çekicidir. Mantıkla ilgili bu manzaranın ortaya çıkmasında muhtemelen İslam felsefesi tarihinin İbn Sînâ-Gazzâlî sonrası dönemi hakkındaki özgünlük tartışmalarının etkisi bulunmaktadır. Söz konusu dönemde “özgün İslam düşüncesinin üretilmediği” kabulü bugün için bir tartışma konusu olmaktan çıkmış olsa da bu dönemin –hususen mantıkla ilgili– teorileri henüz yeterince ortaya çıkartılabilmiş değildir. \u003cbr\u003eİslam mantık tarihinde önemli bir değişimin başlangıcı olarak görülebilecek İbn Sînâcı mantığın sonraki literatürde nasıl ele alındığını araştırmak sadece mantık tarihi açısından değil, aynı zamanda İslam ilim tarihinin seyri bakımından da önem arzetmektedir. Bu dönemde Fahreddin Râzî’ nin sorgulayıcı ve dönüştürücü tavrına yönelik en etkili cevap ise Nasîruddîn Tûsî’den gelmiştir. Bu nedenle Râzî ve Tûsî’nin kaleme aldıkları metinler sonraki tartışmalar üzerinde belirleyici olmuş, dahası bu iki şarihin İbn Sînâcı felsefe karşısında almış oldukları tavır tarihte ve günümüzde çeşitli tartışmalara kaynaklık etmiştir. Nasîruddîn Tûsî’de Önermeler Mantığı, Râzî’ yi de dikkate alarak Nasîruddîn Tûsî’nin mantık görüşlerine odaklanmaktadır.\u003cbr\u003e","brand":"Klasik Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60959629934922,"sku":"9786055245986","price":14.58,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786055245986.jpg?v=1769589323"},{"product_id":"ibn-teymiyyenin-kuran-anlayisi","title":"İbn Teymiyye'nin Kur'an Anlayışı","description":"Ibn Teymiyye, sevenleri ve karsitlari arasinda hep tartisma ve husumet konusu olagelmistir. Yandaslari onu bid'atlerle mücadele eden, sünneti yeniden ihya eden bir müceddid olarak; karsitlari ise, sapik, yoldan çikmis, ehli sünnetin disina tasmis biri olarak görmektedir. Ibn Teymiyye gerek savunucularinin gerekse karsitlarinin isnat ettigi tüm bu övgü ve suçlamalarin tahkik edilmesinin ülkemiz ilim dünyasindaki bir boslugu dolduracagi kanaatindeyiz.","brand":"Fecr Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60959682953546,"sku":"9786055482978","price":9.52,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786055482978.jpg?v=1769590771"},{"product_id":"ogutler-kitabi","title":"Öğütler Kitabı","description":"Ögüt vermek zekat vermek gibidir, nisabi da ögüt veren kisinin önce kendisinin bunu uygulamasidir.Nisaba sahip olmayan birisi nasil zekat verebilir?!Karanlikta olan birisi baskasini nasil aydinlatsin?!Yüce Allah, Meryem oglu Isa’ya su sekilde vahiy göndermistir:“Ögüdü önce kendine ver, sayet sen ögüdü kabul ediyorsan baskalarina ögüt ver. Aksi taktirde benden utan!”","brand":"İlke Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60960523551050,"sku":"9786055961084","price":5.36,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786055961084.jpg?v=1769593798"},{"product_id":"ahiret-kitabi","title":"Ahiret Kitabı","description":"\"Her nefis ölümü tadacaktir\" seklindeki yüce buyruk, Kur'an'da üç farkli yerde tekrar edilmektedir. Yüce Allah'in üç defa tekrar etmek suretiyle, farkli alemlerdeki üç farkli ölümü irade etmis oldugu anlasilabilir. Hem dünya alemine, hem meleküt alemine, hem de ceberrüt alemine gelen, kendisi için taninan süreyi yasadiktan sonra canini teslim eder.Allah'a (c.c.), Resulü'ne ve ahiret gününe inaniyorsan, sana anlatacaklarima dikkkatle kulak ver! Bu konulari sana apaçik delillerle açiklayacagim. Söylediklerimi Kur'an ve sahih hadisler de tasdik etmektedir.Gazali","brand":"İlke Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60960524304714,"sku":"9786055961091","price":5.95,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786055961091.jpg?v=1769593802"},{"product_id":"islam-dusuncesi-4-felsefe","title":"İslam Düşüncesi 4 - Felsefe","description":"Klasik İslâm düşüncesinin aslî mevzuları nelerdir? \u003cbr\u003eislâmî düşüncenin oluşumunu sağlayan öncü isimlerin ve ekollerin bu düşünce geleneği içindeki yeri nedir? \u003cbr\u003eislâm düşüncesindeki temel kavramların ve problemlerin tevili nasıl yapılmıştır? \u003cbr\u003eSelef? düşünce, Sünnî düşünce, Şiî düşünce,Kelamî düşünce, Felsefî düşünce, Tasavvuf! düşünce nasıl oluşmuştur? \u003cbr\u003eBütün bir islâmî düşünce geleneğinin çağımız insanına ve düşüncesine açılımı\/etkisi nasıl olabilir? \u003cbr\u003eKlasik islâm düşüncesini önce ekoller ve kavramlar, sonra isimler üzerinden irdeleyen Salih Aydın, statik ve tarihselci bir akademi metninden uzak, ufuk açıcı tanımlamalar, kavramlaştırmalar ve eşleştirmelerle öz ve özet bir şekilde sunuyor. Kuşatıcı, mutedil bir üslupla islâmî düşünce geleneği içindeki bütün unsurları, isimleri, ekolleri metninine dahil eden Salih Aydın, düşünme eyleminin ve olgusunun partizanlıktan ârî, insanî ve ilahî kökenlerini\/haritasını, hikemî geleneği de önümüze seriyor. \u003cbr\u003eSalih Aydın: Kelamcı\/felsefeci yazar. Klasik eğitiminin yanı sıra Ezher ve Viyana Üniversitesi'nde tamamladığı akademik eğitimini Türkiye'de ve yurt dışında hocalık yaparak sürdürmektedir.","brand":"Külliyat Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60960541868362,"sku":"9786055976279","price":20.53,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786055976279.jpg?v=1769593865"},{"product_id":"bir-sufinin-portresi","title":"Bir Sûfînin Portresi","description":"“Âlimlerin hayat hikâyelerini öğrenmek ve ders halkalarında bulunup onlarla hemhâl olmak, bana pek çok fıkıh meselesinden daha\u003cbr\u003eöncelikli geliyor. Zira bunlar, ulemâ topluluğunun âdâp ve ahlâkı demektir.”\u003cbr\u003eİmâm-ı A’zam Ebû Hanîfe (r.)\u003cbr\u003e“Ben bu topluluğun içerisinde, Zünnûn-i Mısrî’den (r.) daha çok seyahat eden ve Allah dostlarıyla birlikte olan başka birisini görmedim.\u003cbr\u003eVe bu topluluk içinden özellikle onu şeçtim. Çünkü o, kadın-erkek sayısız sâlihle defâlarca buluşmuştur. Böylece Zünnûn’u anarak,\u003cbr\u003ebereketleri umulan büyük bir topluluğu da anmış olacağız... Topluluğun anılmasındaki rahmet, kimin nefsine inmişse anma bittiğinde\u003cbr\u003enefislerdeki rahmet de yok olur gider. Fakat bu rahmet kimin gönlüne girmişse orada sâbit kalır, yerleşir ve o kişi de –Allah onlardan\u003cbr\u003erâzı olsun– onların zümresine dâhil olur...”\u003cbr\u003eŞeyhü’l-Ekber İbn Arabî (k.s.)\u003cbr\u003e\"Bu kitapta üstatlarından bahseden ve bazen kesin bir nostaljiyle hatıralarını çağrıştıran iki insanın samimi tanıklığına dikkat çekiliyor:\u003cbr\u003eİbn Arabî’nin gözünden Zünnûn ve aynı şekilde Zünnûn’un gözünden İbn Arabî. Karşılaştığı velîleri anlatan Zünnûn ve ona heyecan\u003cbr\u003everici bir saygı duyarak içtenlikle içini döken İbn Arabî.\"\u003cbr\u003eRoger Deladrière\u003cbr\u003eŞeyhü’l-Ekber İbn Arabî’nin kaleme aldığı bu eserde, ilk dönem sûfîleri arasında en çok dikkat çeken simalardan birisi olan Zünnûn-ı\u003cbr\u003eMısrî anlatılıyor. Zünnûn-ı Mısrî’nin menkıbeleri, hayatı, tanıdığı sûfîler, sözleri ve tasavvuf anlayışı merceğe alınarak bir sûfînin\u003cbr\u003eşahsiyetinde düşünce ve eylem bakımından bütün bir tasavvuf ele alınıyor.","brand":"İnsan Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60963702767946,"sku":"9786057387219","price":22.02,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786057387219.jpg?v=1769603558"},{"product_id":"mezheplerin-tanrisi","title":"Mezheplerin Tanrısı","description":"\"Tanrı\" kavramı bütün dinlerin en merkezi kavramını teşkil etmektedir. Birkaç istisnası dışında genel olarak bütün dinlerde bir Tanrı anlayışı vardır. Bu Tanrı anlayışları dinin metinleri, kutsal kitapları tarafından tanımlanan ve içeriklendirilen teolojiler çerçevesinde ortaya konulur ve hatta formüle edilir. Fakat bir din toplumla buluştuğu andan itibaren din ve dini unsurların toplumda anlaşılma biçimleri farklılaşır ve farklı yorumlar ortaya çıkmaya başlar. Hz. Peygamber'in (SAV) irtihalinden sonra, gelişen sosyal olaylar muvacehesinde dinin yeni yorumları ve ana gruptan ayrılmalar baş göstermiştir. Nitekim erken siyasi ihtilaflardan Haricilik gibi bir yorum tarihteki yerini almıştır.\u003cbr\u003eTarihsel süreç ilerledikçe din içinde mahiyeti farklı gruplaşmaların olması kaçınılmazdır. Cemaat, tarikat kadar mezhep de bu gruplaşma tiplerinin başında gelmektedir. Mezhepler ana dini yapının içinden çıkmış dini sistematik biçimde yeni bir yorumlama tarzı olarak birçok dinde kendisini göstermiştir. Nitekim İslam geleneğinde itikadi ve ameli açıdan birçok mezhep bulunmaktadır. Burada bilhassa itikadi mezheplerin birbirlerinden teolojik yorumlar açısından farklılaştığı göz önüne alınırsa, Tanrı tasavvurlarının da farklı olabileceği düşünülmelidir. Nihayetinde İslam'ın paradigmasına bağlı olmakla birlikte, süreç içerisinde farklı sosyal saiklerin etkisiyle mezheplerin Tanrı tasavvurları farklılaşabilmektedir. Nitekim Sünni ve Şia şeklinde iki ekole (blok) bölünen İslam dünyası, bu blokların kendi içinde mezheplerle çeşitlenmesiyle de dikkat çekmektedir. Elinizdeki çalışma İslam'da farklı itikadi mezheplerin Tanrı tasavvurlarını ve bu tasavvurlara etki eden sosyal faktörleri çözümlemek üzere düşünülmüştür. Bu bağlamda ismi \"Mezheplerin Tanrısı\" ismiyle ete kemiğe bürünmüştür ki, temelde İslam mezheplerinin Tanrı tasavvurlarını analiz etmek hedefindedir.\u003cbr\u003e","brand":"Rağbet Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60964416684362,"sku":"9786057699206","price":23.8,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786057699206.jpg?v=1769608619"},{"product_id":"mukaddime-2-kitap-takim","title":"Mukaddime - 2 Kitap Takım","description":"Islâm bilimlerinin bütün dallarindan, tabiî ve sosyal bilimlere kadar, çagina ulasan her konuda önemli tahlillerde bulunmus, “Tarih Felsefesi”nin ve “Iktisat Bilimi”nin kurucusu olarak kabul edilmis. Ayrica insanlik tarihinin ilk sosyologu özelligini kazanmistir.Sosyoloji ilminin birçok temel prensiplerini Batili bilim adamlarindan yüzlerce yil önce ortaya koyan Ibn Haldun, tarih, siyaset teorisi ve sosyal psikoloji alanlarinda Italyan Vico ve Makyavelli'ye, sosyal düzenin genel esaslarinda Montesquieu'ya, tarih felsefesi sahasinda Rousseau ve Auguste Comte'a, devletlerin çöküsü ilkesinde Ingiliz tarihçi Edward Gibban'a, pedagoji dalinda ise William James ve Herbert Spencer'e isik tutan metotlar belirlemistir.Ibn Haldun’u okumadan felsefeyi, tarihi, devlet yönetim biçimini, en önemlisi Islâm’in ne getirdigini anlayamayiz.","brand":"Makpirtuk","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60964434084170,"sku":"9786057703347","price":44.63,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786057703347.jpg?v=1769608794"},{"product_id":"din-felsefesi-acisindan-insan-dogasi","title":"Din Felsefesi Açısından İnsan Doğası","description":"","brand":"Araştırma Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60965464244554,"sku":"9786059503020","price":20.23,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786059503020.jpg?v=1769617104"},{"product_id":"akil-terazisinde-vahiy-ve-nubuvvet","title":"Akıl Terazisinde Vahiy ve Nübüvvet","description":"Çok eski zamanlardan beri insanoglu, vahiy olmadan sadece aklin rehberliginde hayatini yönlendiremeyecegini anlamisti. Beserî aklin misafiri olan vahiy, insanoglu için birçok semâvî hediye getirdi. Insanlar tarih boyunca, kendi akillarinin nuruyla yetinip, vahyin aydinligindan kaçmaya basladiklari zaman, gaflet ve dar görüslülük tuzagina giriftar olmuslardir.Ayni sekilde, akil mesalesini söndürüp, vahyi karsilamaya gittigi zaman da irtica tuzagina düsmüslerdir. Insan ancak akil mesalesini vahiy isigiyla aydinlatirsa, dünyada güzel bir hayata sahip olmanin yaninda, ahirette kurtulusa erer; ilâhî ayetleri âfâkta müsâhede eder ve kendi nefsinde ilâhî tasvire nazar eder. Elinizdeki bu kitapta da vahiy ve nübüvvetin faydalari beyan edilmis ve kisaca vahyin akilla olan iliskisi ele alinmistir.","brand":"Önsöz Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60967501594954,"sku":"9786058704688","price":4.46,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786058704688.jpg?v=1769633500"},{"product_id":"modern-dunyanin-bunalimi-2","title":"Modern Dünyanın Bunalımı","description":"“Hindu öğretisine göre, Manvantara adı verilen bir insan çevrimi dört döneme ayrılır. Bu dört dönem de başlangıçtaki ruhun gittikçe karardığı pek çok aşamadan oluşur. Bu dört dönem eski Batı geleneğinin Altın, Gümüş, Bronz, Demir dönemlerine tekabül etmektedir. Biz şimdi dördüncü dönemde, yani Kali-Yuga veya “Karanlık Çağ” dönemindeyiz.”\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eRené Guénon’un Hindu öğretisinden hareketle bahsettiği bu Karanlık Çağ, tüm krizleri ve bunalımlarıyla içinde bulunduğumuz modern dünyayı işaret etmektedir. Modern dünya, “dünyanın sonu” fikrini haklı çıkaran bir biçimde tüm açmazları ve bunalımlarıyla yok olup gidecek midir? Yoksa René Guénon’un önerdiği bütünsel yenilenmeyle bir diriliş gerçekleşecek ve bu, yeni bir dünyanın başlangıcı mı olacaktır? René Guénon, Doğu-Batı, gelenek-modernite, kutsal-din dışı, maneviyatçılık-maddecilik gibi zıtlıklar üzerinden modern dünyanın yaşadığı karmaşık problemlere odaklanarak bu soruların cevabını arıyor. Teknolojinin hızla gelişmesi, yaygınlaşan kitle iletişim araçları, küreselleşme, bireylerin yalnızlaşması, aile ve toplumdaki çürümeler, aşırı tüketim çılgınlığı, işsizlik, iklim değişikliği, sürdürülebilirlik vb. sorunları irdeleyen Guénon, bunalımın toplumsal, psikolojik, ekonomik ve çevresel boyutlarına odaklanarak meseleye dair farklı bakış açıları sunuyor. Üstelik René Guénon modern dünyanın yaşadığı bu sorunlarla ilgili yalnızca belli analizler ortaya koymakla kalmıyor, aynı zamanda bunlara yönelik bazı çözüm önerileri de getiriyor. Bireyin bu açmazdan kurtulabilmek için yapması gerekenleri dile getiren Guénon, sorunlara işaret eden tavrıyla hem okurları sorgulamaya sevk ediyor hem de ümitvâr üslubuyla onları çözüm için harekete geçiriyor.","brand":"Ketebe Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60969281323338,"sku":"9786256495371","price":12.53,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786256495371.jpg?v=1769649049"},{"product_id":"yontem-uzerine-konusma-aklini-iyi-yonetmek-ve-bilimlerde-hakikati-aramak-icin","title":"Yöntem Üzerine Konuşma - Aklını İyi Yönetmek ve Bilimlerde Hakikati Aramak İçin","description":"René Descartes (1596-1650), modern felsefenin ve bilimin ortaya çıkışına öncü olmuş figürlerden biri olarak kabul edilen Fransız filozof, bilim insanı ve matematikçidir. Araştırma yönteminin merkezine matematiği koymuş, daha önceleri ayrı olan geometri ve cebiri analitik geometriye bağlamıştır.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eYöntem Üzerine Konuşma, Descartes’ın 1637’de yayımladığı felsefi ve otobiyografik bir incelemedir. Descartes burada daha önce diğer filozoflar tarafından incelenen şüphecilik sorununu ele alır ve dünyayı her tür önyargıdan uzak, yeni bir perspektiften değerlendirmek için her şeyden şüphe ederek akıl yürütmeye başlar. Bu akıl yürütmeyle, ünlü “Düşünüyorum, öyleyse varım” sonucuna ulaşır.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eYöntem Üzerine Konuşma, filozofun çeşitli fizyolojik gözlemlerine, ahlaki yorumlarına, Tanrı’nın varlığına dair kanıtlamalarına, ruh ve beden ikiliğine dair görüşlerine, “zihnin kavrayabileceği her şeyin bilgisine ulaşmanın en doğru yöntemine” dair arayışına ve doğa bilimlerinde gelinen aşamanın ötesine geçebilmek için gerekli gördüğü şeylere yer vermektedir.","brand":"Panama Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60969303277898,"sku":"9786256546271","price":2.73,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786256546271.jpg?v=1769649662"},{"product_id":"utopya-2","title":"Ütopya","description":"Thomas More Ütopya’yı yazalı 500 yılı geçti. Mükemmel bir dünyayı tasvir eden ilk ütopyaydı onunki. More hayalî bir adada kendi içine kapalı, kusursuz bir ortaklaşa yaşam süren bir ulusu anlatıyordu. Ütopya sözcüğünü “olmayan yer” anlamına gelen Yunanca ou-topos sözcüğünden türetmişti. Ama ilginçtir aynı zamanda “iyi yer” anlamındaki eu-topos sözcüğünü de andırıyordu. Bu ikisinin sentezi gibiydi, o hayalî ve kusursuz yer. Kitap boyunca More’un aklında şu temel soru yatmaktadır: Mükemmel bir dünya gerçekleştirilebilir mi?\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eİlk kez 1516 yılında yayımlanan bu küçük kitap bugüne dek Batı dünyasında en çok okunan ve üzerinde en çok tartışılan yapıtlarından birisi oldu. İki kitaptan oluşan Ütopya’nın Avrupa hükümetlerine ve toplumlarına eleştirel bir ayna tutan İkinci Kitabı genellikle daha fazla önemsense de, temelde bu metaforik adanın sırrına ışık tutan Birinci Kitaptır.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eAradan yüzyıllar geçmiş olmasına rağmen Ütopya adası hâlâ ilham vermeye devam ediyor ve tüm ışıltısıyla hayal dünyalarına sesleniyor.","brand":"Doğu Batı Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60983198515530,"sku":"9786257030038","price":6.65,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786257030038.jpg?v=1769783093"},{"product_id":"platonculuk","title":"Platonculuk","description":"“Kendinden daha bilgin olmak aynı zamanda kendinden daha cahil olmaktır ve öğrenmek anımsamak demekse, aynı zamanda unutmadan nasıl öğrenilebilir?”\u003cbr\u003e\u003cbr\u003ePlaton\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eDescombes’un sözleriyle, Platon’u okumak, her felsefeci için, “bütün filozofların felsefesini, bizatihi felsefeyi” okumaktır. Diyaloglar’da takipçisi olunacak bir doktrin değil, diyalektik sanatının alıştırmaları izlenmelidir. Zira Platon’un anladığı anlamda diyalektik, ayırımlar koyma sanatıdır, bu ayırımlar olmadı mı çelişkiye düşeriz. Bu anlayışla yola koyulan Descombes, Platonculuğun özlü bir tanımından ve tarihinden sonra, suret ve ikiz, bir ve çok, aynı ve başka, oluş ve idealar teorisi gibi zorlu Platoncu sorulara cesaretle dalarak, Kratylos, Parmenides, Sofist, Philebos, Phaidon diyalogları arasında ustalıkla dolaşırken bizi Platon düşüncesiyle derinlemesine tanıştırıyor.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003ePlaton’un bu diyaloglarında neyi arıyoruz? Platonculuk etiketi taşıyan bir doktrini mi? Koyré’nin dikkat çektiği üzere, “modern okur bütün bu karmaşık yollardan tatminsiz soracaktır: Madem Sokrates’in, Platon’un mükemmelen vâkıf olduğu bir doktrini var, neden bata çıka ilerlemek yerine bunu basitçe ve açıkça sunmuyor?” Oysa kendi düşüncesinin, hep diyalog halinde, eleştirel derinleştirilmesi Platon’un felsefesinin bütün gelişimine damga vurur. Bu bakımdan Diyaloglar’da kendi savlarında durup kalmış bir doktrin değil, problemleri ve kavramları sürekli yeniden ele alarak sonuna kadar götüren bir hareketle karşılaşırız.","brand":"Doğu Batı Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60983205986634,"sku":"9786257030342","price":10.85,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786257030342.jpg?v=1769783133"},{"product_id":"yavaslik-felsefesi-khora-tao-ve-araliklar","title":"Yavaşlık Felsefesi - Khora, Tao ve Aralıklar","description":"Yavaşlık felsefesi, hızlanmış varlıklar ve olaylar arasında yavaşlamanın olanakları üzerine düşünmenin bir yoludur. Bireyin ruhsal, bedensel dinginliğini sağlamanın yanında, daralan bir gezegende diğer canlılara yer açmak için durmayı bilmektir. Modern düşüncenin, sanatın önerdiği gibi trajik, romantik veya avangard öznenin dolaysız fiillerine ara verip, dolaylı eylemlerin imkânlarını araştırmaktır. Yavaşlığın öznesi, hızlanmasına sebep olan etkenlerle ilişkisini yeniden düzenlemeye çalışır. Yavaşlık, yeniden terbiye edilen, yönü ve meyli değiştirilen bir iradenin üretimidir.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eÖzgür Taburoğlu, metin içerisinde dayanaksız bir şekilde “yavaşlayın” demiyor. Bizlere ivme kazandıran, hızlandıran ve yavaşlamayı zorlaştıran etkileri anlamaya çalışıyor. Süratli özneler olmaya zorlayan yapıları, söylemleri, düşünceleri ayırt ediyor. Bir yandan da başka varlıklarla karşılaştığımız, içine girince yavaşladığımız aralıklar üzerine düşünüyor. Khôra ve Tao gibi aralıkların derin benzerlik ve farklarını tasvir ediyor. Ara yerler ve zamanlarla kurduğumuz ilişkiye göre hızlanmanın ve yavaşlamanın türlü biçimlerini tanımlıyor. Yeryüzüyle, kendimizle ve diğer canlılarla ilişkilerimizi bozan süratlere çıkmamızın sebeplerini araştırıyor. Üstelik sadece egemen yapıların değil, eleştirel görünen düşüncelerin, zarif edebiyat ve sanat eserlerinin de hızlanmaya neden olabileceğini anlatıyor.","brand":"Doğu Batı Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60983208313162,"sku":"9786257030380","price":15.75,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786257030380.jpg?v=1769783141"},{"product_id":"varolus-ahlak-ve-olum","title":"Varoluş, Ahlak ve Ölüm","description":"Yaşamın trajik unsurunu anımsatan her şey bir varoluş sorunudur. Can sıkıntısı, umutsuzluk, şiddet, kırılganlık ve intihar gibi eski dünyanın “ölümcül” farz ettiği küçük ve büyük günahlar, esasen insanlık tarihinin varoluşsal krizlere içkin olduğunu gösterir. Yaşam, temelde bir uyumsuzluktur. Bu farkı ve uçurumu hesaba katmayan her türlü yaklaşım insana yabancıdır. Modern dönemde bilimsel düşünce daha çok bedeni ve iktidarı korumaya hizmet ederken, varoluşsal eğilim dikkat ve hedefini aşkınsal bir boyuta taşımıştır.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eİnsanın dünyadaki serüveni herhangi bir ölçüye sığmamaktadır. Dünyaya gelen ve nihayetinde ölecek olan, merak eden ve ürperen, konuşan ve hisseden, o ölçüde acı çeken ve mutlu olabilen insan türü, mekanik bir işleyişin sınırlarına hapsedildiğinde ruhsal bakımdan iflas etmesi kaçınılmazdır. “Fiyasko” ile neticelenen sayısız yaşam bunun örneğidir. Başka bir yolda giden, varoluşun gizemini açık ve dürüstçe sorgulayanlar ise kendi iç seslerine kulak vermişlerdir: Simone Weil insanın sefaletine işaret etmiştir. Dostoyevski’nin kahramanları düşkünlüklerini ve uyumsuzluklarını sergilediği ölçüde şahsiyet kazanmışlardır. Kierkegaard’ın ironisinde her şeyi standartlaştıran ve birey ahlâkını oluşturamayan kalabalığın tehlikesi vardır. Bu yüzden Nietzsche daima güçsüz insanların kitlelere kabul ettirdiği güç oyunundan söz etmektedir.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eYapıtları ve çevirdiği isimlerle yaşamı ve yolculuğunu özdeş kılan Mukadder Yakupoğlu bu çalışmasıyla düşünce dünyasına farklı bir yerden bakmaktadır.","brand":"Doğu Batı Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60983211065674,"sku":"9786257030434","price":9.1,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786257030434.jpg?v=1769783150"},{"product_id":"din-felsefe-tartismasi","title":"Din-Felsefe Tartışması","description":"Din-Felsefe Tartismasi, en önemli Islam filozofu sayilan ve Bati skolastik düsüncesini etkiledigi söylenen Ibn Rüsd’ün kisa bir yapiti.  Ortaçag’da insanlarin dinsel inanç denizi içinde yüzdügü karanlik zamanlarda, birkaç Islam alimi gibi Ibn Rüsd de Aristoteles’in Metafizik’i ile tartisiyor ve bu spekülatif düsünceleri yorumluyor. Sonuçta din yönetici çevresi hem Ibn Rüsd’ü, hem onun düsüncelerini reddediyor... (Arka Kapak’tan)","brand":"Cem Yayınevi","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60992642449738,"sku":"9786257163309","price":4.2,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786257163309.jpg?v=1769897917"},{"product_id":"mukaddime-2-kitap-takim-1","title":"Mukaddime - 2 Kitap Takım","description":"Islâm bilimlerinin bütün dallarindan, tabiî ve sosyal bilimlere kadar, çagina ulasan her konuda önemli tahlillerde bulunmus, “Tarih Felsefesi”nin ve “Iktisat Bilimi”nin kurucusu olarak kabul edilmis. Ayrica insanlik tarihinin ilk sosyologu özelligini kazanmistir.Sosyoloji ilminin birçok temel prensiplerini Batili bilim adamlarindan yüzlerce yil önce ortaya koyan Ibn Haldun, tarih, siyaset teorisi ve sosyal psikoloji alanlarinda Italyan Vico ve Makyavelli'ye, sosyal düzenin genel esaslarinda Montesquieu'ya, tarih felsefesi sahasinda Rousseau ve Auguste Comte'a, devletlerin çöküsü ilkesinde Ingiliz tarihçi Edward Gibban'a, pedagoji dalinda ise William James ve Herbert Spencer'e isik tutan metotlar belirlemistir.Ibn Haldun’u okumadan felsefeyi, tarihi, devlet yönetim biçimini, en önemlisi Islâm’in ne getirdigini anlayamayiz.","brand":"Makpirtuk","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":61023993004362,"sku":"9786057703347","price":52.5,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786057703347_44338e88-9638-4daf-8ddf-f88c04ec503f.jpg?v=1770249054"},{"product_id":"alti-saat-on-bes-dakikada-felsefe-dersleri","title":"Altı Saat On Beş Dakikada Felsefe Dersleri","description":"Altı Saat On Beş Dakikada Felsefe Dersleri Leh edebiyatının aykırı ismi Witold Gombrowicz’in felsefeye karşı duyduğu traji-komik aşkın bir eseri.\u003cbr\u003eFerdydurke, Trans-Atlantik ve Pornografi gibi unutulmaz kitapların yazarı Gomb¬rowicz, Kant’tan Hegel’e, Schopenhauer’dan Kierkegaard’a, Sartre’dan Heidegger ve Marx’a, varoluşçuluktan Marksizme varıncaya dek felsefe tarihine ilişkin deği¬nilerde bulunuyor ve bu düşünce sistemlerinin ana hatlarını, kaçış çizgilerini be¬lirliyor. \u003cbr\u003e\u003cbr\u003e“Ekim 1966’da, Günlük’ün sağlığında yayımlanmış son sayfalarından birinde, Gombrowicz çok alaycı ve acı bir ifadeyle, Yapısalcılıkla ilgili dersini hazırlarken ölüm araya girmese, büyük olasılıkla Felsefe Dersleri’nin sonunu oluşturacak sözleri dile getirir: ‘Bütün Batı episteme’sine hâkim olan, zamanımızın en temel sorununu formüle etmem gerek […] akıllandıkça aptallaşmak.’”\u003cbr\u003eFrancesco M. Cataluccio","brand":"Yapı Kredi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":61064583020874,"sku":"9789750861666","price":6.3,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9789750861666.jpg?v=1770717961"},{"product_id":"seneca-ofke-uzerine","title":"Seneca - Öfke Üzerine","description":"Roma’nın belki de en tartışmalı imparatorlarından Nero’nun eğitmenliğini yapmış, Roma’nın o çetin ve katlanılması zor dönemlerinde Stoa felsefesine sığınıp ahlâk üzerine pek çok eser vermiş olan Lucius Annaeus Seneca bu eserinde ‘tutkuların en kötüsü’ olarak nitelediği öfkenin kaynağını, türlerini ve çarelerini araştırıyor. İnsanların kötülüğe olan meylinin ancak mantık yoluyla dizginlenebileceğini savunan Seneca, öfke kontrolünde de mantık yürütme sonucunda ortaya çıkması gereken yüce gönüllülüğü, hoşgörüyü ve telkinleri ön plana çıkarıyor. Romalı bir yazarın tüm insanlığı ilgilendiren bir sorun olan öfke üzerine yazdığı bu eser, evrensel çapta uygulanabilecek pek çok öğüdü de içermektedir:\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e“Kısa süre sonra şu son nefesimizi vereceğiz. Bu anda, henüz nefes alıp verirken, henüz insanların arasındayken insanlığı onurlandıralım. Kimseye korku salmayalım, kimse için tehlike arz etmeyelim, kayıplarımızı, uğradığımız haksızlıkları, suiistimalleri, sataşmaları hiçe sayalım ve zaten kısa ömürlü olan aksiliklere yüce gönüllülükle katlanalım. Dedikleri gibi, biz hesap kitap yapıp kaygılanmakla meşgul olurken ölüm her an bizi bulabilir.”","brand":"Doğu Batı Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":61117032333642,"sku":"9786258123111","price":8.75,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786258123111.jpg?v=1771311616"},{"product_id":"ask-ahlaki","title":"Aşk Ahlakı","description":"Aşk Ahlâkı Türk düşüncesinde bir heyecanı ve ideali dile getiren yapıtların başında gelir. İlk kez 1931 yılında yayımlanan kitap o günden bugüne geniş bir kesimin odağında yer almıştır.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eAşk Ahlâkı’nı klasik yapıtlar arasında saymamız gereken neden, hiç kuşkusuz bireyin tek başına verdiği mücadeleye tanıklık etmesidir. Bu mücadele aynı zamanda bir uyanış ve meydan okuma, kalabalıkların kör kuvvet ve arzularına kesinlikle teslim olmama ve nihayetinde kendine dönebilme becerisi, kendi sesini ve şarkısını duyabilme yetisidir. Cumhuriyet’in ilk yıllarında genç Hilmi Ziya, özgün düşünce dünyasını sabit ve akademik bir çevreye hapsetmemiş, bireyden başlayıp evrensele doğru adım adım ilerleyen bir arayışın izlerini sürmüş, insanlığın ideallerini daha bağımsız ve özgür bir ütopya etrafında kurmayı önemsemiştir. Ülken, bu kitaptaki amacının, bir yerde, İsa ile Nietzsche’yi buluşturmak olduğunu belirtmesi bile ne derece geniş bir ufka yelken açtığını gösterir. Bu bakış ayrıca, yüksek ideallerle dolu kitapların yazgısını taşıdığı üzere “halka rağmen halk için” verilen bir mücadeleyi gerekli kılmıştır. \u003cbr\u003e\u003cbr\u003eAşk Ahlâkı’nın hemen her satırında kendini aşma çabasına, her ne koşulda olursa olsun erdem yolundan dönmeyen ve Spinozacı anlamda daima akılla beslenen bir tutkuya (passion) tanık oluruz.  \u003cbr\u003e\u003cbr\u003e“İnsan zincirler içinde uyanır; fakat kendi çabalarıyla bu zincirleri birer birer kırarak, büyük emekler ve kurbanlar karşılığında hürriyetini kazanır.”","brand":"Doğu Batı Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":61149568237898,"sku":"9786258123883","price":17.5,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786258123883.jpg?v=1771592433"},{"product_id":"felsefe","title":"Felsefe","description":"Prof. Dr. Nihat Keklik, Felsefeyi halka sevdirmiştir. Üslubu açık ve nettir. Derslerinde metaforlara, nüktelere ve konuyu ilgilendiren somut örneklere başvururdu. Üslup problemlerini çözümlediği Felsefenin Tekniği adıyla kitap bile yazmıştır. Eserleri Türk İslam düşüncesine yöneliktir. Sistematik felsefe veya felsefe tarihine ait eserlerini de bu bakış açısıyla yazmıştır. Böylece Türk İslam Felsefesi ve kültürüne ait önemli eserler bırakmış ve Türk düşünce tarihinde seçkin bir yere sahip olmuştur.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eFelsefe - Mukayeseli Temel Bilgiler ve Kaynaklar isimli eseri, dört bölümden oluşmuştur. Birinci bölüm Felsefenin Mahiyetine aittir. Felsefe ile hikmetin etimolojisi, tarifleri ve hikmet binası teorisi anlatılmıştır. Felsefenin kolaylaştırılmasını anlattığı ikinci bölüm, Felsefenin Tekniği başlığını taşımaktadır. “Herkes anlaşılan felsefeyi sever” diyor. Felsefenin zorluğundan kaynaklanan önyargılar olduğunu belirtir. Üçüncü bölüm Felsefenin Tarihçesine aittir. Batı dünyasının akılcılığa dayanan İslam dünyasını görmezlikten gelerek düşünce köklerini sadece Antikçağ Grek düşüncesine dayandırmasını doğru bulmaz. Bu tarih anlayışının eksik, taraflı ve objektiflikten uzak olduğu düşüncesindedir. Dördüncü bölüm, Düşünce Tarihinde İslam Ulusları ve Klasik Kaynaklar başlığıyla okuyucuya sunulmuştur.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eProf. Dr. Nihat Keklik’in kuruluşunu yaptığı Türk İslam Felsefesi Anabilim Dalı ise, Türk Felsefesine en büyük katkı olmuştur.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eDoç. Dr. Kazım YILDIRIM","brand":"Bilge Kültür Sanat","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":61160328331594,"sku":"9786258274370","price":9.45,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786258274370.jpg?v=1771709127"},{"product_id":"geleneksel-klasik-mantigin-modern-sembolik-yorumu","title":"Geleneksel\/Klasik Mantığın Modern\/Sembolik Yorumu","description":"Geleneksel\/Klasik Mantığın \u003cbr\u003eModern\/Sembolik Yorumu\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eİki Değerli Kiplikli Olmayan Mantık Açısından \u003cbr\u003eBir Değerlendirme\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eBu çalışmamızda, geleneksel\/klasik mantığın hem Batı dünyasında hem de Türk-İslâm dünyasında üzerinde durulan yönlerini dikkate aldık ve söz konusu mantığı, modern\/sembolik mantık açısından yorumladık.\u003cbr\u003eKitabımızı, iki bölüme ayırdık. Birinci bölümde, önerme türleri ve önermeler arası ilişkilere; ikinci bölümde ise doğrudan ve dolaylı çıkarımlara yer verdik.","brand":"Sentez Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":61160335212874,"sku":"9786257906661","price":9.8,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786257906661.jpg?v=1771709529"},{"product_id":"beden-miyiz-ruh-muyuz","title":"Beden Miyiz, Ruh Muyuz?","description":"Beden Miyiz, Ruh Muyuz?’ da Swinburne, bizi biz yapan şey nedir? Beyin nakli yapılmış biri hâla aynı kişi midir? Bunu öğrenmemiz mümkün mü? Var olmaya devam edebilmemiz için bir vücuda (ya da beyne) sahip olmamız şart mıdır? Bedenimizden ayrı olarak yalnızca ruhlar hâlinde var olabilir miyiz? Ölümden sonra yaşayabilmek için en azından kafa ve kemik düzeyinde önceki, aynı bedene mi sahip olmamız gerekir? Ya da yalnızca önceki kişinin eylemleri ve deneyimleri sonucunda elde ettiği anılarının büyük bir çoğunluğuna sahip olduğumuzda aynı kişi mi sayılmalıyız? Yoksa o kişinin ruhuna mı sahip olmalıyız? Bilim ruhları açıklayabilir mi? gibi güncelliğini koruyan zor soruların peşini sürerken Descartes, Aristoteles, Aquinas gibi çeşitli filozofların konuyla ilgili fikirlerine yer veriyor ve beden- ruh ilişkisi üzerine özgün fikirlerini de ortaya koyuyor: Swinburne’e göre, ruh insanın ayrılmaz bir parçasıdır. O, beyin vasıtasıyla vücut bulmuş soyut varlıklar olduğumuzu ileri sürerken yeni felsefi argümanlarını modern nörobilim ışığında okuyucunun takdirine sunuyor.","brand":"Makpirtuk","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":61196044140874,"sku":"9786053268697","price":22.8,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786053268697.jpg?v=1772056619"},{"product_id":"cocukluk-felsefesi","title":"Çocukluk Felsefesi","description":"Çocukluk Felsefesi gibi bir felsefi tartışma alanının meşruiyeti tartışıladursun, düşünülmesi gereken daha acil problemler vardır. Çocuk haklarının sınırları nasıl çizilmelidir? Çocuk sanatından bahsedilebilir mi? Ölüm gibi zor konular çocuklarla konuşulabilir mi? Çocukluktaki gelişim aşamalarına yönelik teoriler, çocukluğa bakışımızı körleştiriyor olabilir mi? Çocuk olarak adlandırdığımız varoluş şekli, insan olamamışlığın damgasını mı taşır yoksa artık kaybedilmiş ve tekrar ulaşılamayacak bir insanlık mitini mi anlatır? Tüm bu sorular çözülmesi gereken teorik düğümlerden ziyade, son derece pratik ve bir o kadar da politik sorunlara işaret eder. Çocuklarla iletişime geçtiğimiz ve onlarla yaşamaya yazgılı olduğumuz sürece bu sorularla ve daha pek çok benzeriyle uğraşmak zorunda kalırız.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eMatthews’unÇocukluk Felsefesi adlı çalışması, böylesi cüretkâr soruları belki de ilk defa böylesine açıklıkla soran çalışmalardandır. Cevapların tatmin ediciliğini bir kenara bırakalım, soru ve problemlerin önem ve aciliyeti tüm felsefi ilgiyi üzerinde toplayacak mahiyettedir.","brand":"Makpirtuk","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":61204539998538,"sku":"9786050209761","price":16.0,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786050209761.jpg?v=1772142307"},{"product_id":"dil-ve-zihnin-felsefesi","title":"Dil (ve Zihnin) Felsefesi","description":"Dil felsefesi ve zihin felsefesi artık ayrışmaz bir bütün oluşturur. Dilsel anlatım “anlam içerir”. Peki, bu ne anlama gelir? François Recanati üç olası yanıtı birbirinden ayırt eder. Birinci yanıta göre anlam içermek, (dilsel bir anlatım için) zihinsel temsillerle ilişkilendirilmektir. İkici yanıta göre anlam içermek, “atıfta bulunmak” ve dünyada bir şeye –dil dışı bir gerçekliğe– gönderme yapmaktır. Üçüncü yanıta göre ise anlam içermek, söz denilen bu toplumsal etkinlikte ayırt edici bir rol oynamaktır. Birinci yanıt zihinsel temsillere gönderme yapar. Ancak zihinsel temsil için bir içeriğe sahip olmak ne demektir? Asıl soru daha geneldir diye bir düşünceye yöneliriz: Anlam içermek ya da bir içeriğe sahip olmak ne demek? (Dilsel ya da zihinsel) bir temsil nedir? Çağdaş filozoflar, düşüncenin yanısıra dile de uygulanabilecek kadar geniş bir içerik kuramı arayışındadırlar. François Recanati bunların çabalarını bize tanıtıp Wittgenstein’dan ilham alınmış “pragmatik” yaklaşım lehinde bir sonuca ulaşır. Düşünceyi ve dili dünyayı temsil ettiren şey, her şeyden önce düşünce ve dilin dünyada olması, ‘burada’ bir yere sahip olması ve ‘burada’ bir rol oynamasıdır.","brand":"Doğu Batı Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":61205056094538,"sku":"9786258123166","price":12.6,"currency_code":"EUR","in_stock":true}]},{"product_id":"etik-kendini-tani","title":"Etik – Kendini Tanı","description":"Ortaçağ felsefesinin aydınlık yüzlerinden biri olan Abelardus, diyalektik ve mantıksal yaklaşımıyla modern etik ve ahlâk tartışmalarının önünü açmıştır. Abelardus ünlü akıl yürütmeleri ve hiç elden bırakmadığı sorgulayıcı yaklaşımıyla din ve ahlâk meselelerini son derece rasyonel bir zemine taşımıştır.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eAbelardus’un bu eserinde Ortaçağ felsefesinin en özgün ahlâk anlayışlarından biri görülecektir. Onun etiği niyet etiği olarak adlandırılabilir. Abelardus’a göre niyet bir şeyi kendi iyiliği için istemektir. Günah ise istemekle değil razı olmakla meydana gelir. Örneğin bir kişinin meşru müdafaa ederken kazayla birini öldürmesi gibi kişinin isteği dâhilinde olmadan da günah işlenebilir. Kişinin kendi denetiminde olmayan ve içsel yapısında bulunan arzulara sahip olması da bir gerçektir. Niyet, bütün günahların isteyerek işlendiği, kaçınılmaz durumlar olmadığı ve bir iradenin ya da başka bir iradenin sonuçları olarak meydana gelmesidir. Maksat veya razı olma ise bir zihin durumudur ve niyetten ziyade daha çok bilgi ile ilgilidir. Bu nedenle Abelardus, bir kişinin yasak bir eylemi masum bir maksatla gerçekleştirebileceğini öne sürerek kötülüğün eylemin gerçekleştirilmesi ile değil, maksat veya razı olma ile ortaya çıktığını vurgulamıştır. Bir amaç henüz gerçekleştirilmemiş olsa bile, iyi bir niyet belki de iyi bir eylem kadar takdir edilmeyi hak edebilir.","brand":"Doğu Batı Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":61206076948810,"sku":"9786258123739","price":8.4,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786258123739.jpg?v=1772152010"},{"product_id":"felsefeye-giris","title":"Felsefeye Giriş","description":"Türkiye’de ilk ve kapsamlı Felsefeye Giriş kitaplarından birinin Hilmi Ziya Ülken’e ait olması, eserin bütünlüğü ve konuların ele alınış tarzı düşünüldüğünde tutarlı bir gerekçeye yaslanır. Öncelikle Ülken, felsefeyi sosyal bilimlerin bir alt dalı olarak görmemiş, felsefi bir bakış açısıyla bilimleri kuşatan bir yaklaşım geliştirmiştir. Diğer bir özellik, birbirinden farklı düşünce ve ekolleri incelerken felsefe ve bilimin çok yönlülüğünü belirli bir etkileşim ve neden-sonuç ilişkisi içinde yorumlamıştır. Tarihsel olarak Antik Yunan’dan modern felsefeye, Doğu kültürlerinin düşünsel birikimini de dâhil ederek, birbiriyle kaynaşan ufukların zengin mirasını günümüze taşımıştır. Fenomenolojik betimleme diyebileceğimiz bir yöntemle kavramların öz ve bütünlüklerini, içerik ve bağlamlarını korumuştur. Her düşüncenin başka bir düşünceyi çağıran; yaratıcılığa ve özgür bir zihne kapı aralayan bir üstünlüğü vardır. Aristoteles, Hume, Kant ve Descartes gibi rasyonel çizgide ilerleyen isimler felsefe tarihine kritik katkılarda bulunurken Platon, Augustinus, Pascal, Bergson ve Heidegger gibi düşünürler de ince duyuş ve sezgileriyle okurda bambaşka bir felsefi ve estetik tavır yaratır. Kuşkusuz bu tarz düşünme alışkanlığının Türkiye’de yeşermesinde, Ülken’in düşünce tarihimizin en renkli simalarından biri olmasının büyük payı vardır.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eDaha önce iki cilt halinde yayımlanan eser, bu yeni basımda tek ciltte toplandı. Kitap felsefenin doğuşu, felsefenin ana konuları ve yöntemi, mantık problemi, bilgi ve varlık kuramları ile başlar. Felsefenin matematik düşünce, fizik ve biyoloji ile ilişkisi üzerinde ayrıntılarıyla durulur. Bunun yanında sosyoloji, tarih, psikoloji ve din konularının felsefe ile ilişkisi birçok yönüyle değerlendirilir.","brand":"Doğu Batı Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":61216084951370,"sku":"9786258123258","price":20.86,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786258123258.jpg?v=1772263399"},{"product_id":"insan-ve-toplum-bilimleri-cilt-1","title":"İnsan ve Toplum Bilimleri Cilt 1","description":"“İnsan ve toplum bilimleri insanın ne olduğunu onun dünyadaki durumundan hareketle açıklamaya çalışır. İnsanı her sosyal ve doğal realiteden kopuk, ideal bir gökyüzünün altında yaşayan varlık gibi düşünemeyiz. Bir insan, dilbilimci için bir konuşan’dır, sosyolog için toplumda yaşayan birey’dir; ekonomist için bir tüketici’dir, politikacı için bir seçmen’dir ve bir vatandaş’tır, efsane uzmanı için bir inanan kişi’dir, psikanalist için bilinçaltı itkilerine maruz süje’dir. İnsan ve toplum bilimlerinden her biri insani bir şahsı analiz eder; özel bir alanla meşgul olur ve bu alanı keşfeder.”\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eProf. Dr. Zeki Özcan, ülkemizde hakkında oldukça kısıtlı çalışmalar bulunan İnsan ve Toplum Bilimleri konusunda, özellikle yabancı kaynaklardan yararlanarak en güncel görüş, tartışma ve metodolojileri inceliyor ve literatüre büyük bir katkı sunuyor.","brand":"Makpirtuk","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":61216214384970,"sku":"9786053268765","price":30.96,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786053268765.jpg?v=1772267187"},{"product_id":"karakterler","title":"Karakterler","description":"İnsanları nasıl, ne ölçüde ve hangi koşullarda tanıyoruz? Yaşamın sonuna dek hiç bitmeyen, yanıtlanması zor bir soru… İnsanlar arasındaki deneyimler göstermiştir ki, hata paylarını göz önüne almadan başkası hakkında aceleyle varılan iyimser hükümler çoğu zaman hayal kırıklığıyla sonuçlanır. \u003cbr\u003e\u003cbr\u003eKendini tanımanın ve gerçek bir eğitimin belki de ilk koşulu birbirinden oldukça farklı insan tiplerini, yani karakterleri gözlemlemektir. Batı edebiyatının temel yapıtlarından olan Theophrastos’un bu kısa ve özlü çalışması, başta La Bruyère’in Karakterler’i olmak üzere birçok esere ilham vermiş, psikolojik çözümlemelerin kaynağı olmuştur. Theophrastos insan doğasının son derece karmaşık yapısına –belki de yaşanan deneyimlerin acısına dikkat çekmek amacıyla– ironik ve eğlenceli bir üslupla eğilmiştir.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eMilattan önce 300’lü yıllarda yazılmış eser, insana dair güncelliğinden bir şey yitirmemiştir. O günden bugüne “dalkavuk” hâlâ güzel sözlerle karşısındakini okşamaya devam eder, “sinsi” nefretini ustalıkla gizlemeyi becerir, hiç durmadan konuşan “geveze” birilerine çevremizde hep rastlarız, peki yol yordam bilmeyen “köylüler” ve “görgüsüzler” etrafımızdan hiç mi eksik olmaz, hesap yapıp toplamı bulduktan sonra hâlâ sonucu bize soran “şapşal” arkadaşlarımızı hatırlayalım, “beleşçi” ve “pinti”ler ise canımızı pek sıkar, “kendini beğenmişler”den, “fesat”lardan ve “fırsatçılar”dan söz ederek tadımızı ise hiç bozmayalım.","brand":"Doğu Batı Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":61234685903178,"sku":"9786258123135","price":7.35,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786258123135.jpg?v=1772431110"},{"product_id":"semerkand-aylik-tasavvufi-dergi-sayi-297-eylul-2023-gavs-i-sani-ozel-sayisi","title":"Semerkand Aylık Tasavvufi Dergi Sayı: 297 Eylül 2023 - Gavs-ı Sani Özel Sayısı","description":"Gavs-ı Sani hazretlerinin doğumundan gençliğine, ilim hayatından hilafetine, güzel ahlakından otuz yıllık irşad ve hizmetlerine kadar kapsamlı hayat hikâyesi.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eNasıl bir talebeydi, nasıl bir hocaydı, nasıl bir aile babasıydı?\u003cbr\u003eİrşadı boyunca öncülük ettiği hizmetler nelerdi?\u003cbr\u003eGözünden çok sakındığı medreseler…\u003cbr\u003eMüridlerinin, sevenlerinin tanıklıkları…\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eHer biri hikmet incisi sohbet ve sözleri ile menkıbeleri…\u003cbr\u003eArif, veli ve müridlerin kılavuzu mürşid-i kâmil…\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eMuhabbet ve ilmin sembolü Nakşibendilik ve Menzil Dergâhı hakkında merak edilenler.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eGavs-ı Sani Şeyh Seyyid Abdülbaki el Hüseyni (kuddise sırruhu)’ nun kapsamlı hayat hikayesi bu eserde okuyucusu ile buluşuyor.","brand":"Makpirtuk","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":61245136535882,"sku":"9771302507009","price":24.0,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9771302507009.jpg?v=1772532870"},{"product_id":"soylevler","title":"Söylevler","description":"Demosthenes halkın karşısına çıktığında, onun ilk sözleri Atinalılar arasında gülüşmelere yol açmıştı, hiç kuşkusuz başarısız konuşma denemeleriydi bunlar ama sonrasında o azmini hiçbir zaman yitirmeyerek en etkileyici söylevleri verdiğinde dinleyenler derhal harekete geçecekti.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003ePlutarkhos’un anlattığına göre Demosthenes evinin alt katında bir çalışma odası yaptırmıştı ve dışarı çıkmamak için saçının yarısını kazıtmıştı. Sözcükleri “anlaşılmaz biçimde ve kekeleyerek” söylüyordu ve bunun üstesinden gelmek için ağzına çakıl taşları doldurarak konuşuyordu. Koşarken ya da soluk soluğa kaldığında ise şiirler okuyup konuşma gücünü dengelemeye çalışıyordu. Erken yaşlarda atıldığı siyaset sayesinde, dost ve düşmanlarının arasında hitabet sanatının bütün inceliklerini öğrenecekti.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eCicero’nun gözünde retoriğin mimarı Lysias değil Demosthenes’tir. Roma’daki okullarda uzun bir süre hitabet derslerinde Demosthenes’in söylevleri okutuldu. Bu söylevler Ortaçağ ve Rönesans’ta güzel söz söyleme sanatına ışık tutmuştu. Werner Jaeger gibi antik dünya uzmanları, siyasal sorunlar karşısında güçlü bir hatibin ne denli etkili olabileceğini Demosthenes’in yaşamından hareketle incelemiştir.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eÖlümünden kırk yıl sonra, Atinalılar bronz bir heykelini dikerek ona olan minnet borçlarını ödemişlerdir. Heykelin kaidesinde bir de yazıt vardı: “Gücün dehana denk olsaydı, Yunanistan hiçbir zaman tiranlara boyun eğmezdi.”","brand":"Doğu Batı Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":61256470233418,"sku":"9786258123142","price":9.45,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786258123142.jpg?v=1772625032"},{"product_id":"yasam-ve-olum-uzerine","title":"Yaşam ve Ölüm Üzerine","description":"Varligi bilinmeyince, kalbin hakikati anlasilamaz. O hâlde hakikatinin ne oldugunu, sonra askerini, sonra bu asker ile olan bagliligini, sonra sifatlarini bilmek lâzimdir. Sifatlan bilinirse, Allahü Teâlâ'nin bilinmesinin nasil hâsil oldugu, kendi saadetinenasil ulastigi bilinir. Bunlarin her birine ayri ayri isaret edecegiz. Kalbin varligi asikârdir. Zira, insanin kendi varliginda süphesi yoktur. Insanin varligi bu kalibi ile degildir. Bu kalip, ölüde de vardir, fakat ruhu yoktur!Biz kalb demekle, ruhun hakikatini kasd ediyoruz. Bu ruh olmazsa, beden temiz olamaz. Gözünü kapayip kalibini, gökleri, yerleri ve gözle görülebilen her seyi unutsa da kendi varligini zarurî olarak bilir. Her ne kadar kalibindan, yerden, gökten ve göklerde olanlardan haberi olmasa da, kendinden haberi olur. Bu hususta dikkatli düsünen bir kimse, âhiretin hakikatinden bir seyler anlar ve yine anlar ki, bu bedeni ondan alirlar; o ise bir yerde kalir, yok olmaz.","brand":"Makpirtuk","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":61266564448586,"sku":"9786053241010","price":3.84,"currency_code":"EUR","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786053241010.jpg?v=1772687397"},{"product_id":"islam-ve-felsefe","title":"İslam ve Felsefe","description":"Islam ve Felsefe Islam uygarliginin tarihsel referanslarindan yola çikarak Islam’in felsefesini yapmaya imkân taniyacak yeni bir yaklasim önermektedir. Sistematik oldugu kadar, elestirel bir inceleme niteligi de tasiyan bu kitap, Islam felsefesinin çagdas misyonunun ne olabilecegine iliskin bir dizi öneriyi de içerme çabasindadir.Kitap, tarihsel olarak Antik Grek ve daha önceki dönemlerin felsefe gelenegini izleyerek bir baslangiç yapiyor. Bu dönemler, Islam felsefesi ve onun tarihini anlamak açisindan ihmali mümkün olmayacak bir zemin olusturuyor. Iste Islam felsefesi, serüvenine buradan basliyor. Genel anlamiyla Islam düsüncesi mademki bir serüvendir, su ya da bu sekilde hayatiyetini sürdürecektir. Bu çalisma, bir yerde noktalanmasi mümkün olmayan Islam düsünce dinamizmine problematik açidan yaklasmayi; sorun çözmekten öte, hangi sorunlarin var olduguna isaret etmeyi amaçliyor. Islam felsefesi bununla birlikte, Islam’in temel “olmazsa olmazlari” üzerinde her türlü düsünsel, deneysel ve sezgisel insani aktlari devreye sokmak gibi hayati bir rol üstlenmek zorundadir. Iste, Islam ve Felsefe bu zorunlulugu kendi çapinda hissetmeye çalisan bir kitap...","brand":"Makpirtuk","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":61293195821386,"sku":"9786050203875","price":20.0,"currency_code":"EUR","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786050203875.jpg?v=1773044190"}],"url":"https:\/\/www.makpirtuk.de\/en\/collections\/islam-felsefe.oembed","provider":"Makpirtuk","version":"1.0","type":"link"}