{"title":"Sosyoloji","description":null,"products":[{"product_id":"abc-aklin-modernlesmesi","title":"Abc - Aklın Modernleşmesi","description":"\u003cbr\u003eABC Aklin Modernlesmesi, metin üzerine bir kitaptir. Metnin dönüsümü, alfabenin ortaya çikmasiyla, sözlü kültürden yaziya geçisle, hafizanin yerini unutusun almasiyla, yazidaki kelimelerin arasina bosluk konmaya baslamasiyla, ardindan yazinin sessizce tefekkür edilmesi ve nihayet yazinin benligi kurgulamasiyla ve kurgunun \/ yalanin edebiyati degistirmesiyle bugün yasanan elektronik çaga dönüsümüdür.Okulsuz Toplum, Senlikli Toplum ve Sagligin Gaspi kitaplarinda Illich, okul, hastane ya da otomobil gibi endüstriyel araçlar üzerine yazar. Bu araçlarin gerçeklik algimizi nasil biçimlendirdigini ve daha önemlisi insan zihninin bu araçlari kullanarak gerçekligi nasil insa ettigini inceler. Bütün bunlarin üzerine kendisine sorulan Bati Kültürünü biçimlendiren en önemli araç nedir sorusuna \"alfabe\" diye cevap verir. Bati Uygarligi bütünü parçalara ayirmakta öyle bir noktaya varir ki, sonuçta \"iki insanin karsilasmasi bir sistemin iki ögesi arasindaki bilgi alisverisine\" indirgenir. ABC Aklin Modernlesmesi iste bu tarihin izini sürüyor.(Tanitim Bülteninden)","brand":"Yeni İnsan Yayınevi","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60954755072330,"sku":"2016000020178","price":4.81,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/2016000020178.jpg?v=1769533746"},{"product_id":"millet-ve-aydinlar","title":"Millet ve Aydınlar","description":"\u003cbr\u003eNe askerî güç, ne de iktisadî üstünlük kültürsüz bir milleti uzun müddet yasatamaz. Zira bu maddî zenginlikler bir gün mutlaka bitecektir. Ama eger o cemiyetin milli kültürü canli ise, millet hayatiyetini devam ettirecektir. Ancak, bir zincirin halkalarini andiran bu milli kültür unsurlari tamamen veya kismen kaybolursa, o takdirde millet denen maddî ve manevi varliktan da eser kalmaz.(Arka Kapak)","brand":"Makpirtuk","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60954790494538,"sku":"2880000113669","price":2.77,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/2880000113669.jpg?v=1769534262"},{"product_id":"elli-cagdas-dusunur","title":"Elli Çağdaş Düşünür","description":"19. yüzyildan 21. yüzyila ve özellikle Ikinci Dünya Savasi sonrasi bati felsefesi ve sosyolojisinde ne türden degisimler yasanmistir?  Yapisalcilik, modernite, feminizm, göstergebilim, post-marksizm, postmodernite vs. kategorilerinde anahtar role sahip düsünürler kimlerdir?  Elli anahtar çagdas bati düsünürü tanimak için hangi külliyatlar okunmalidir?  Bu kitapta, John Lechte hem yapisalci kuramin gelisimi hem de bu yönelise karsit anahtar düsünürler üzerine odaklaniyor. John Lechte, elli basligin her birinde, karmasik düsünceleri olaganüstü bir açilikla ustaca aydinlatiyor. Yazar ayrica daha ileri okumalar yapmak için kapsamli bibliyografik bilgi ve metin önerileri de sunuyor.   Yapisalciliktan Postmoderniteye Elli Çagdas Düsünür, bize erken yapisalciliktan baslayarak post-yapisalcilik, göstergebilim, post-marksizm ve Annales tarihinden, modernite ve post-moderniteye dogru rehberlik ediyor. Kitapta diger baska düsünürlerin yani sira Bakhtin, Freud, Bourdieu, Chomsky, Derrida, Lacan, Kristeva, Saussure, Irigaray ve Kafka hakkinda bölümler var. Dilin kavranis tarzini degistiren edebi figürler de felsefeciler, dilbilimciler, sosyal kuramcilar, feministler ve tarihçilerle birlikte ele alinmakta.  John Lechte, edebiyat, sanat ve felsefedeki yeni gelisimleri açiklarken, okuyucunun savas sonrasi düsünce ve kültürün temelini olusturan ögeleri derin bir biçimde anlamasina yardimci olmakta. (Arka Kapak)","brand":"Açılım Kitap","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60954893844810,"sku":"9759783522513","price":33.9,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9759783522513.jpg?v=1769536310"},{"product_id":"sinema-ve-sosyoloji-sosyoloji-seminerleri-4","title":"Sinema ve Sosyoloji - Sosyoloji Seminerleri 4","description":"“Ancak sinemanın olanaklarıyla anlatabileceğimizi düşündüğümüzde film yapmalıyız. Hikâye olarak yazdığımızda oluyorsa o zaman öyle kalmalı. (...) Bir filmin tutarlılığını dramaturjiden alıp onu çekene, yazana, kurana, yapana geri vermeliyiz. Yönetmen dramaturjinin kurallarına o kadar da hapis olmamalı. Kendini ona uydurmaya çalışmamalı!” \u003cbr\u003eOnur Ünlü\u003cbr\u003e \u003cbr\u003e“Benim dış dünya ile karşılaşmadan masa başında tasarladığım şey, sahada çekmeye çalıştığım şeyin biricikliğini, başka şeye benzemezliğini, eşsizliğini ortadan kaldırabilir. Dolayısıyla sinema yapmaya çalışan bir adam, Chicago ekolündeki sosyologlar gibi o fenomenle veya karakterlerle birlikte suya girme riskini göze almalı.” \u003cbr\u003eDerviş Zaim\u003cbr\u003e \u003cbr\u003e“Bir noktada hekimliğin bir zanaat olmaktan çok bir sanat olduğunu fark ettim, bir dinleme sanatı. Bunu fark ettikten sonra yapabileceğiniz en hayırlı şey, karşınızdakini dinlemek, iyi dinlemek, hakkıyla dinlemek, onda yolculuk yapmak... Bu sanki bütün bir dünyayı beraberce, yeniden, birlikte, bir kez daha dinlemek ve analiz etmek gibi bir şey.” Ercan Kesal   “Metin Erksan’ın sinemaya yaklaşım tarzı dönemin sosyal gerçekçilik anlayışından farklıdır. Onun gözüyle baktığınız zaman Sevmek Zamanı’nı da sosyal gerçekçi bir film olarak düşünmek mümkün. Hakikaten de Metin Erksan o dönemde sosyal gerçekçilik olarak nitelenen tarzdan farklı filmler çekmiştir.”\u003cbr\u003eKurtuluş Kayalı","brand":"Alfa Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60954934018378,"sku":"9786050381771","price":7.7,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786050381771.jpg?v=1769537236"},{"product_id":"mafya-nedir","title":"Mafya Nedir?","description":"\u003cbr\u003eİtalyan toplum bilimci ve bürokrat Gaetano Mosca’nın, 1893 yılında Sicilya mafyası tarafından öldürülen Palermo Belediye Başkanı Emanuel Notarbartolo’nun anısına verdiği “Mafya Nedir?” başlıklı konferans, mafya konusunda başlıca kaynaklardan biri sayılıyor. Memleketi Sicilya’da mafya örgütlerinin gelişmesine imkân veren toplumsal ve siyasi koşullardan yola çıkan Mosca, benzer koşulların hüküm sürdüğü her toplum için geçerli olabilecek bir analiz yapıyor. İşte bu konferansın metni –Türkiye’den bir akademisyenin sunuşuyla birlikte– ilk kez Türkçede.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eMosca, 19. yüzyıl İtalya’sında zayıflamış devlet yapısının doğurduğu otorite boşluğunu etkili bir biçimde dolduran mafya örgütlerinin yol açacağı sonucu şöyle betimliyordu: “Güçlünün zayıf üzerinde kurduğu baskı ve sıkı örgütlenmiş küçük azınlıkların, örgütsüz bireylerden oluşan büyük çoğunluk aleyhine uyguladığı despotik yönetim.” Mosca’nın öngörüsü ne yazık ki bugün için de geçerli.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eGaetano Mosca’nın bu kitapta ortaya koyduğu derli toplu mafya analizi, sadece bu olgunun kökenlerine ışık tutmakla kalmayıp mafya örgütlerinin faaliyetleri bakımından bir zamanların İtalya’sı ile günümüz Türkiye’sini karşılaştırma imkânı da veriyor. Yüzyıl öncesinden verdiği bilgelik dolu mesajı ise halen güncel: “Uyum içinde hareket etme becerisine sahip örgütlü bir azınlık tarafından korkutulup sindirilen ve boyunduruk altında alınan örgütsüz çoğunluğa mensup bireyler adli makamların kanatları altına sığınmaya cesaret edemedikleri müddetçe istismara daima açık olacaklardır.” Yüzyıl sonra bugün insanlar daha cesur, adli makamların yurttaşlara kol kanat germeye cesaret edip edemeyeceğini ise zaman gösterecek.","brand":"Metropolis Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60955010531658,"sku":"9786050678178","price":3.7,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786050678178.jpg?v=1769538341"},{"product_id":"populer-dindarlik","title":"Popüler Dindarlık","description":"İnsanın inanma arzusu o kadar kuvvetlidir ki, zaman içinde dinin formel bilgilerinin yanında başka ritüeller ortaya çıkmaya başlar. Böylece, kitabi dinin yanında bir de halkın muhayyilesinde ve geleneğinde yüzyıllardır varlığını sürdüren inanış biçimleri ve yeni ritüeller doğar ve bunların tamamı bir bütün olarak “yaşayan din” olgusunu meydana getirir.\u003cbr\u003eÖzellikle ülkemizde, gündelik hayatın din ile iç içe geçtiği yerlerden biri de türbelerdir. Dünyada çok farklı örnekleri de olan bu yerler, insanlar için ruhen rahatlama ve kutsal mekân arayışı ihtiyaçlarına karşılık veren birer umut kapısı. İlginç ritüellerin gözlemlendiği, çeşitli menkıbelerin anlatıldığı bu ziyaretgâhlar sadece insanla kutsal arasında bağ kurmuyor, aynı zamanda adeta bir terapi ve sosyalleşme mekânı olarak insanlara rahatlatıcı etkiler de sunuyor.\u003cbr\u003eAli Köse ve Ali Ayten, sosyal bilimler anlamında farklı okumalara kapı aralayan ve ülkemizde de çok yaygın olan bir inanç fenomeninin dünyadaki benzer örnekleriyle ilişkisini kurarak bu olgunun adeta fotoğrafını çekiyorlar.\u003cbr\u003e","brand":"Timaş Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60955119649098,"sku":"9786050827156","price":12.33,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786050827156.jpg?v=1769539760"},{"product_id":"duygusal-olarak-saglikli-cocuk-yetistirmek","title":"Duygusal Olarak Sağlıklı Çocuk Yetiştirmek","description":"Hepimiz duygusal olarak sağlıklı çocuklar yetiştirmek isteriz. Güvensiz, mutsuz, yapayalnız bir çocuk yetiştirmek isteyen bir tek anne baba yoktur. Önemli olansa şudur: Bunu nasıl yapacağız?\u003cbr\u003eDuygular, özellikle de öfke, hayal kırıklığı, kıskançlık, reddedilme gibi kuvvetli ve zorlu duygular çoğu çocuk için baş edilmesi güç şeylerdir. Bir arkadaşına öfkelenen çocuğunuzun önünde bir sürü seçim olabilir; kaba güç kullanmayı seçebilir, sinip kalabilir ya da tüm duygularını ifade ederek sözle direnebilir. Bu seçimlerin her biri çocuğun duygusal hayatında farklı bir patika çizecektir. \u003cbr\u003e\u003cbr\u003eSeçimlerimizin toplamından oluşan hayatı güzelleştirmek için yapılması gereken belki de çok basittir: Durmak, sakinleşmek ve iyi bir seçim yapmak.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eDünya çapında binlerce çocuğun duygusal sağlık kazanma yolculuğuna rehberlik eden Maureen Healy daha mutlu ve daha sağlıklı çocuklar yetiştirmenin ipuçlarını sunuyor. Hiçbir duygu kötü değildir, önemli olan o duygunun nasıl ifade edildiği ve yönetildiğidir ilkesini benimseyen kitap, çocuğunuzu ve onun duygularını anlamak için müthiş bir anahtar. \u003cbr\u003e\u003cbr\u003eNihayet, çocuklarda duygusal sağlık üzerine muhteşem bir yol haritası ve şaşırtıcı bir şekilde uygulanabilir yöntemler Gerçek hayattan örnekler ve her anne babanın, öğretmenin ya da danışmanın ilgilenebileceği öğretici senaryolar. Bu kitap sahiden bir hediye.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eLinda Graham\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eDuygusal Olarak Sağlıklı Çocuk Yetiştirmek, hem uygulanabilir hem de dönüştürücü güçte öneriler sunuyor; çocuk için, anne baba için ve anne baba ile çocuk arasındaki ilişki için. Bu kitabı okuyun, tekrar tekrar okuyun ve daha önemlisi, burada yazılanları uygulayın.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eTal Ben-Shahar\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eDuygusal Olarak Sağlıklı Çocuk Yetiştirmek, bugünün dünyasında daha sağlıklı ve sonuç olarak daha mutlu çocuklar yetiştirmek isteyen herkese yardımcı olacak.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eMichele Borba","brand":"Timaş Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60955141767498,"sku":"9786050832372","price":11.4,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786050832372.jpg?v=1769540339"},{"product_id":"poetik-ve-politik","title":"Poetik ve Politik","description":"Besim F. Dellaloğlu, yeni kitabı Poetik ve Politik’te okuru ‘uzun bir devrim’e davet edip zihinsel bir yolculuğa çıkarıyor. Ünlü sosyolog, İstanbul-Sakarya-Lizbon-Strasbourg hattında şekillenen ‘kültürel çalışmalar ansiklopedisi’nde, kavramlar üzerine arkeolojik kazılar yapıyor ve bu kazılardan günümüz Türkiye’sine dair önemli sonuçlar çıkarıyor.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e“Avrupa tecrübesinde Müfredat, Maarif’ten önce oluşmuştur. Bu aynı zamanda şu anlama gelir: Batı’da Müfredat, ulus-devletten öncedir. […] Rönesans’tan beri gelişen kültürel kamusal alan Müfredat’ın oluştuğu yerdir. Dolayısıyla Avrupa ulus-devletleri yurttaş prototiplerini işte bu kamusal alandan devşirmiş ve zorunlu eğitimle toplumsallaştırmışlardır. Ancak örneğin Türkiye gibi modernleşme toplumlarında ise Maarif gündeme geldiğinde kamusallaşmış bir Müfredat hâlihazırda mevcut değildir. Kamusallaşmış bir Müfredat’ın eksikliği ise Maarif ile Antropolojik Kültür arasındaki sürekliliğin yeterince sağlanamamasına neden olmuştur. Evet, Türkiye’de Maarif ile Antropolojik Kültür arasındaki mesafe çok fazladır. Hatta o kadar fazladır ki, bugün Türkiye’de yaşanan Kültür Savaşları’nın gerilim ekseni tam da buraya konumlanmaktadır. Yani Türkiye’deki Kültür Savaşları’nın önemli bir boyutu Antropolojik Kültür ile Maarif arasındadır. İslamcılar, yerliciler, muhafazakârlar ısrarla Antropolojik Kültür’ü savunurken, laikler, sekülerler, solcular Maarif’i savunmaktadırlar.”\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eÜlkemizin kendine özgü düşünce insanlarından Besim F. Dellaloğlu, Poetik ve Politik’te Rönesans’tan medreseye, matbaadan medeniyete şekil veren kavramlara yeni pencereler açıyor, tabula rasa’ları yeniden tanımlıyor.","brand":"Timaş Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60955158413642,"sku":"9786050834543","price":18.49,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786050834543.jpg?v=1769540583"},{"product_id":"zamanin-icinden-zamanin-disindan","title":"Zamanın İçinden Zamanın Dışından","description":"Vicdan bendeki ötekidir. Hatta tüm ötekilerdir. Ben'in tüm ötekileri içinde hissetmesidir. Vicdanın olmadığı yerde her şey artık bir kuru gürültüdür. [...] Hakikat duygusu, bizim ideolojimiz dışında birinin söylediği bir cümlede hakikate dair bir şey varsa eğer onun hakkını teslim etmemizi sağlayan şeydir\u003cbr\u003eBesim F. Dellaloğlu Zamanın İçinden Zamanın Dışından: Gelenek ve Modernlik Arasında’da bir sosyolog olarak gündelik kavramlar üzerinden bir Türkiye panoraması çıkarıyor. İdeolojik mahallelerin hangi kelimeler ve kavramlar üzerinden meseleleri nasıl yanlı\/ş yorumladıklarını örnekleriyle anlatıyor, iç içe geçmiş kavramların röntgenini çekiyor.\u003cbr\u003eModernlik, çağdaşlık, gelenekselcilik, ilericilik, laiklik, muhafazakârlık, felsefe, sanat gibi gerçek anlamını pek merak etmediğimiz fakat kullanmayı çok sevdiğimiz “şık” kavramları nasıl ve neden sadece şeklen benimsediğimizi okurla birlikte çözmeye çalışıyor, medeniyet üretemememizi sorguluyor.\u003cbr\u003eZamanın İçinden Zamanın Dışından: Gelenek ve Modernlik Arasında, “okuryazar”ların zihin masasında yer bulması elzem bir yol haritası.\u003cbr\u003e","brand":"Timaş Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60955233747274,"sku":"9786050846041","price":15.41,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786050846041.jpg?v=1769541570"},{"product_id":"yavaslamak","title":"Yavaşlamak","description":"Hızla büyüyen dünyamız, aslında ekonomik krizler ve salgınlardan çok daha önce sonun eşiğine geldi. Uygarlığımızı son sürat ileriye taşıdığına inanılan teknolojik gelişmeler, yaygın kanının aksine gitgide yavaşlıyor. Nüfusumuzun büyüme hızı düşüyor. Gidişata bakıldığında mevcut yavaşlama, hızlanma beklentisine karşı büyük bir meydan okumayı ve bilinmeyene doğru bir adımı temsil ediyor. Fakat bu durum, kulağa korkutucu gelse de, insanlık ve gezegenimiz için bir umut ışığı olabilir. \u003cbr\u003eDanny Dorling, farklı disiplinleri bir araya getirdiği Yavaşlamak’ta küresel çapta tecrübe ettiğimiz yavaşlamanın faydalarına dair güncel ve alışılmışın dışında bir argüman ortaya koyuyor. İlk kez 1890’larda kullanılan ve temelde “daha yavaş ilerleme” anlamına gelen bu olguyu iklim, demografi, ekonomi, jeopolitik gibi disiplinler bağlamında inceliyor; analizini doğurganlık oranlarından banka kredileri ve toplumsal hareketlerin sıklığına uzanan bir veri çeşitliliğiyle zenginleştiriyor. Dorling, bu çalışmasıyla “Nasıl bir gelecek tasavvur etmeliyiz?” sorusuna sürdürülebilir bir cevap arıyor.\u003cbr\u003e \u003cbr\u003e“Çoğumuz, bir ilerleme kültü gözümüzü kör ettiğinden, Dorling’in açıkça ortaya koyduğu yavaşlamanın farkına varamıyoruz. Gerçek bir entelektüel olan Dorling, hayatta kalmayı başarırsak Dünya’nın daha yavaş –ve muhtemelen daha iyi– olacağını gösteriyor.” —Paul Chatterton\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e“Dünya, istikrarlı ve ardından azalan nüfustan oluşan yeni bir ‘normal’e geçerken yavaşlayan büyüme hızının devasa zorluklarını zekice ortaya koyan Dorling’in iyimserliği bulaşıcı.” —Vicky Pryce\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e“Güçlü, kışkırtıcı ve zamanın ruhuna uygun bir metin. Profesör Dorling, devasa kâr ve sermayeye yönelik özgürlüklerin yanı sıra, gitgide artan iş yoğunluğunun insanları ve gezegeni ayakta tutmaya yetmeyeceğini zekice ortaya koyuyor. Daha güçlü sendikalardan daha yeşil bir ekonomiye, bizi, daha ümitvar ve insancıl bir geleceği seçmenin yolları olduğuna ikna ediyor.” —Frances O’Grady\u003cbr\u003e","brand":"Timaş Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60955238007114,"sku":"9786050846805","price":18.49,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786050846805.jpg?v=1769541717"},{"product_id":"sosyolojik-basiret","title":"Sosyolojik Basiret","description":"Benim eleştirilerim genelde doğrudan şahıslara, markalara, ideolojilere yönelik olmuyor. Meseleyi kişiselleştirmemeye ciddi bir özen gösteriyorum. Benim de içinde yaşadığım, bir parçası olduğum toplumsal vasata, onun içindeki bazı tipolojilere odaklamaya çalışıyorum eleştirilerimi. Elbette üslup da çok önemli benim için. “Le style c’est l’homme même.” Yani üslup ayniyle insandır. Buffon’un bu sözünü çok severim. Kurduğunuz cümlenin hakikat içeriği, ötekine nüfuz kapasitesi asla üslubunuzdan bağımsız değildir. Bence işler böyle olduğunda eleştiri yapıcı, inşa edici, taş üstüne taş koyan bir role sahip olabiliyor. Bence Türkiye’nin en önemli eksikliklerinden biri de polemik ve eleştirinin genelde böyle bir işleve sahip olmamaları.\u003cbr\u003eBesim F. Dellaloğlu, Sosyolojik Basiret: Duvar ve Perspektif Yazıları’nda bir sosyolog olarak üzerinde çok durulan, tartışılan ve çözülemeyen kavramlar etrafında bir Türkiye panoraması çiziyor.\u003cbr\u003eDellaloğlu bu yazılarında, faşizm, toplum, ideoloji, muhafazakârlık, burjuvazi, futbol, kültür, maarif, kamu, oryantalizm, akademisyenlik, kanon, gelenek, edebiyat, aydın, entelektüel, okuryazarlık, ahlak gibi meselelere gündelik hayatı ve siyaseti dahil ederek Türkiye merkezli, olgunlaştırılmış, terbiye edilmiş tespitler ve “okumalar” sunuyor. \u003cbr\u003eDellaloğlu, Sosyolojik Basiret: Duvar ve Perspektif Yazıları’yla “okuryazar”ların zihin masasında yer bulması elzem yol haritalarına bir yenisini ekliyor.\u003cbr\u003e","brand":"Timaş Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60955250393418,"sku":"9786050848410","price":12.33,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786050848410.jpg?v=1769542049"},{"product_id":"osmanli-kahvehaneleri","title":"Osmanlı Kahvehaneleri","description":"Kahvehane; Kültürel birikim ortamı, sosyalleşme mekânı ve siyasi iktidar karşısında halkın sesini duyurabildiği bir kamusal alan… Osmanlı toplumunda 16. yüzyıl ortalarında bir şehir mekânı olarak gelişen kahvehaneler, yepyeni bir sivil deneyimin gelişmesine katkıda bulundular. Değişik zümrelerden ve kültür seviyelerinden insanların kahve içmek ve sohbet etmek amacıyla gittikleri bu yerler, kısa zamanda toplumun ekonomik, sosyal ve kültürel ihtiyaçlarını karşılayan bir konuma geldi.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eBu kitap, beş akademisyenin bu konudaki çalışmalarını bir araya getiriyor. Makalelerin en önemli ortak yanı 'kamusal alan' kavramsallaştırmasının bir çeşit eleştirisi ve Osmanlı'da kahvehane kamusallığını anlama çabası. Selma Özkocak; kahvehanelerin gelişiminin daha geniş ölçekli gelişmelerle, örneğin 16. yüzyıl ve sonrasında artan şehirleşme, şehre göç ve bunun bir sonucu olarak sosyalleşmedeki yükseliş ve bütün bunların da özel alanın ve daha çok ev yaşamına ait geleneksel konukseverlik yapısının dönüşümü ile ilişkilendirilmesinin önemini vurguluyor.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eUğur Kömeçoğlu; kahvehaneleri Sennett'in 'aktör olarak insan' biçiminde kavramsallaştırması ve kamusal alanın bir sosyallik formu olarak okunması üzerinden irdeliyor ve bu mekânda gerçekleşen meddah, karagöz, ortaoyunu, âşık gösterileri gibi toplumsal performansları mekânsal ve eleştirel kamusallığın öğeleri olarak sunuyor.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eAhmet Yaşar; kahvehanelerin, Osmanlı İstanbul'una girişi sırasında ve sonrasında devlet erkânı ve ulema arasındaki kötü şöhretini inceliyor ve siyasi iktidarın kahvehane kamusallığı üzerindeki kontrolünü irdeliyor. Ali Çaksu; 1826 yılına kadar Osmanlı siyasetine belirgin biçimde yön veren yeniçerilerin kahvehanelerle ilişkilerini inceliyor ve yeniçeri kahvehanesinin kahve ve tütün içilecek bir yer olmasının yanısıra bir edebiyat salonu, isyancı karargâhı, karakol, tekke, iş bürosu ve mafya kulübü gibi işlediğini örneklerle ortaya koyuyor. Cengiz Kırlı ise 1840-1845 yıllarına ait 'havadis jurnalleri' adını taşıyan bir dizi belge üzerinden, mezkûr dönemde sıradan İstanbul insanının kahvede, sokakta, çarşı ve pazarda ve hatta evlerinde yaptıkları sohbet ve dedikoduları inceliyor.","brand":"Kitap Yayınevi","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60955394769226,"sku":"9786051050270","price":9.25,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786051050270.jpg?v=1769543851"},{"product_id":"ulusalcilik","title":"Ulusalcılık","description":"Bu kitap 28 Şubat sürecinden başlayarak özellikle AKP'nin iktidara gelmesinin ardından orta sınıfları etkisine alan bir siyasi\/kültürel\/ideolojik değer olarak ulusalcılığın yükselişini ve tezahürlerini inceliyor.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eUlusalcılığın Kemalizm'le daha çok parçalı nitelikteki devamlılık ilişkisine değinerek onun tarihsel köklerinden çok güncel koşullarda üretilmesine vurgu yapıyor. Ulusalcılık adı verilecek yekpare ve bütünlüklü bir ideolojiden değil, daha çok birleştirilmiş yamalardan söz edilebileceğine değinen kitap, daha katı bir şekilde ve belli bir tutarlılık ve bütünlülük kaygısına sahip sağ ve sol kökenlerden gelmiş isimlerce oluşturulmuş \"ideolojik önderliğin\" ulusalcılığı ile \"takipçiler\" olarak tanımlanan orta sınıf kitlenin ulusalcılığı arasında bir ayrım yapıyor. Ulusalcılığı hem (\"takipçiler\" için) bir ruh hali, hem de (\"ideolojik önderlik\" için) bir ideoloji olarak inceleyerek, bu ikisi arasındaki farklılıkları ve örtüşmeleri dikkate alıyor. Çalışma aynı zamanda siyasal İslam'ın yükselişine karşı laik hassasiyetin nasıl etnik milliyetçiliğe ve Batı-karşıtlığına da elverdiğinin izini sürüyor. Ulusalcılığın sadece siyasi bir değer olarak değil çok daha bireysel kaygı ve hassasiyetlere hitap eden bir ruh hali olarak adeta orta sınıflar arasında paylaşılan ve dayanışılan bir değer olarak nasıl yükseldiğini de saptıyor. Son iki bölümünde ise ulusalcılığın Türkiye solunun söylemleriyle ilintilerine ve bir evrensel kategori olarak faşizmle ne kadar ilişkilendirilebileceğine ilişkin bazı gözlemlerde bulunuyor. Doğan Gürpınar doktorasını Sabancı Üniversitesi tarih bölümünde 2010 yılında tamamladı ve yakın Türkiye tarihine ilişkin çalışmalarını sürdürüyor.","brand":"Kitap Yayınevi","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60955396964682,"sku":"9786051050737","price":21.57,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786051050737.jpg?v=1769543866"},{"product_id":"kadercilik","title":"Kadercilik","description":"Kadercilik, insan hayatinin dogaüstü bir güç ya da güçler tarafindan önceden belirlendigi ve bu belirlenmislige uygun bir tarzda yasandigi düsüncesine dayanir. Ilk bakista ilahi dinler kaynakli gözükse de bu düsüncenin ilah kavraminin olmadigi kültürlerde de yer edindigi gerçegi, onun, insanliga, toplumsalliga dair bir yönünün oldugunu gösteriyor. Kaderciligi toplumsalligin bir ürünü ve sosyal psikolojik açidan incelemeye deger olmasi anlaminda sosyal psikolojik bir problem olarak ele alan Mustafa Macit, kaderciligi, kader inancinin toplumsallasmis bir uzanimi ve bir paradigma olarak varsayip çözümlemistir. Bu varsayimin koordinatlari içerisinde çalismasinin asil ilgi alanini konunun teolojik, metafizik ya da felsefi boyutlarindan çok toplumsal boyutlari üzerinde yogunlastirmis ve kaderci paradigmanin sosyal psikolojik, sosyo-kültürel arka planini ve bunlarin gündelik hayata yansimalarini göstermeye çalismistir.","brand":"Ötüken Neşriyat","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60955878523210,"sku":"9786051551609","price":6.16,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786051551609.jpg?v=1769546937"},{"product_id":"muasir-avrupada-siyasi-ve-ictimai-fikirler-ve-fikri-cereyanlar","title":"Muasır Avrupada Siyasi ve İctimai Fikirler ve Fikri Cereyanlar","description":"20. yüzyil Türk fikir hayatinin en üretken kalemlerinden Yusuf Akçura; Muâsir Avrupa’da SIyâsî ve Ictimâî Fikirler ve Fikrî Cereyanlar kitabinda yalnizca Avrupa’nin degil, bütün dünyanin seyrini degistiren fikir akimlarini ve o fikir akimlarinin “millet”, “hürriyet”, “müsavat” [esitlik], “adalet”, “emek” gibi o efsunlu kavramlarini tetkik ediyor. Yusuf Akçura; Türk tarihinin belki de en muhatarali, en sancili döneminden yani “imparatorluk”tan “ulus-devlet”e geçilen yolda, en ufak bir panik emaresi göstermeden, Türk fikir ve toplum hayatini derinden etkileyen siyâsî ve toplumsal fikirleri, ilk ortaya çiktiklari andan o güne kadarki mevcut durumlarina varincaya dek tartisiyor. Akçura, hiç süphe yok ki, yeni yüzyilin “kitle” yüzyili olacagini erken müsahede etmis ve “kitle”leri harekete geçiren büyük fikir akimlarini mercek altina alarak, bunlarin yeni Türk devletinin varligini sürdürmesinde ne gibi katkilari olabilecegini tahlil etmistir.     ","brand":"Ötüken Neşriyat","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60955892973898,"sku":"9786051553849","price":9.25,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786051553849.jpg?v=1769547151"},{"product_id":"suriye-ve-filistin-mektuplari","title":"Suriye ve Filistin Mektupları","description":"Yusuf Akçura, 1913’te Suriye ve Filistin’i gezdikten sonra Hicaz’a giderek hacı olmuştur. Akçura’nın 1913’te çıktığı Hicaz yolculuğundan Orenburg’daki Vakit gazetesine gönderdiği mektuplar, Nisan ve Ekim ayları arasındaki çeşitli sayılarda neşredilmiştir. Türk fikir hayatının önde gelen şahsiyetlerinden Yusuf Akçura’nın Kazan Muhbiri, Ahbar, Vakit, Tercüman gazetelerinde ve Şura dergisinde çok sayıda makalesi neşredilmiş, ancak bu dergi ve gazetelerin nüshaları Türkiye’deki kütüphanelerde bulunmadığından, Akçura’nın bu makaleleri şimdiye kadar araştırmacılar tarafından görülememişti. Yüz yıldır hala gündemde olan Suriye ve Filistin’in âdeta 1913’teki fotoğrafını çeken bu yazılar, dikkatli bir gözle okunmayı hak ediyor, zira Akçura’nın o gün dile getirdikleri, bugün bu coğrafyada yaşananları daha iyi anlamamız için büyük bir önem arz ediyor. Suriye ve Filistin Mektupları, coğrafyayı vatan kılacak unsurların neler olduğuna temas etmesi bakımından da Yusuf Akçura’nın bütün eserleri içerisinde müstesna bir yerde duruyor.","brand":"Ötüken Neşriyat","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60955893170506,"sku":"9786051553962","price":5.55,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786051553962.jpg?v=1769547161"},{"product_id":"sark-meselesine-dair","title":"Şark Meselesine Dair","description":"Türk fikir hayatinin en önemli isimlerinden Yusuf Akçura’nin külliyati içinde, Sark Meselesine Dair ve Eski “Sûrây-i Ümmet”te Çikan Makalelerimden baslikli hacmen küçük, ama muhtevalari bakimindan yogun iki kitapçigini birlikte sunuyoruz. Osmanli Devleti’nin 19. ve 20. yüzyillarda Avrupa devletleri ve bilhassa Rusya karsisinda siyasî, askerî, iktisadî ve kültürel geri çekilisinin kavramsallastirildigi “Sark Meselesi” Türklügün hayat-memat meselesidir. Yusuf Akçura, tarihten beslenmeyen siyasetin etkisiz ve daha önemlisi zararli olacaginin suurunda bir münevver olarak, “Sark Meselesi” olarak adlandirilan Osmanli Devleti’nin paylasimi ve Türklügün topyekûn yok edilmesi meselesinin ortaçaglardan günümüze nasil bir tarihî seyir izledigini ortaya koyuyor.","brand":"Ötüken Neşriyat","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60955893399882,"sku":"9786051554174","price":6.78,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786051554174.jpg?v=1769547168"},{"product_id":"milli-tetebbular","title":"Milli Tetebbular","description":"Bu eser, Ziya Gökalp’ın Millî Tetebbûlar Mecmuası’nda yayımladığı iki değerli yazıdan oluşmaktadır: “Bir Kavmin Tedkîkinde Takip Olunacak Usul” ve “Eski Türklerde İçtimaî Teşkilatla Mantıkî Tasnifler Arasında Tenâzur”.  Ziya Gökalp’ın ilk yazısı ilm-i akvâm, kavmiyat veya günümüz tabiriyle etnoloji biliminin alanına giren bir konuda yazılmıştır. Bu alanda ilk olma özelliği gösterdiğini düşündüğümüz bu yazı, o yılların Türkiye’si için çok ileri bir düzeyi işaret etmektedir. İkinci yazı ise içtimaiyat, yani sosyoloji alanında bir yazıdır. Her iki yazı da yüksek seviyede bir tetebbû, yani inceleme ve araştırma yazısı, daha doğrusu bilimsel makaledir. Ziya Gökalp’ın kendisinin de ifade ettiği gibi bu yazılarda, L’Annéé Sociologique adlı yıllıkta çıkan diğer yazılarla birlikte, özellikle Emile Durkheim ve Mauss’un görüşleri etkilidir.","brand":"Ötüken Neşriyat","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60955898380618,"sku":"9786051555201","price":9.25,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786051555201.jpg?v=1769547240"},{"product_id":"genc-kalemler-ve-turk-yurdu-yazilari","title":"Genç Kalemler ve Türk Yurdu Yazıları","description":"Genç Kalemler, İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin teorisyeni Ziya Gökalp’ın çevresinde gelişen “Yeni Hayat” hareketinin de merkezinde yer almış ve Gökalp’ı, sadece İttihat ve Terakki’nin değil Türkçülük fikrinin de ideoloğu haline getirmiş bir dergidir. Gökalp’ın, özellikle bu dergide neşredilen “Turan”, “Altun Yurt” gibi şiirleri ile “Yeni Hayat ve Yeni Kıymetler” gibi teorik makaleleri Türk düşünce hayatında önemli bir yer edinmesini sağlamıştır. Toplam otuz üç sayı çıkabilen Genç Kalemler dergisinin neşri, Balkan Savaşı'nın başlamasının ardından Selanik'in 1912 yılı Kasım ayında Osmanlı Devleti’nin elinden çıkmasıyla son bulmuştur. Genç Kalemler dergisi kapandıktan sonra dergi yazarlarının önemli bir kısmı İstanbul'a gelmiş, Türk Ocağı ve Türk Yurdu dergisi çevresine katılmışlardır. Ziya Gökalp da bu dergide 1913-1914 yıllarında, daha sonra 1918 yılında kitap halinde yayımlayacağı önemli eserlerinden “Türkleşmek İslamlaşmak Muasırlaşmak” başlıklı yazılarını yayımlamıştır. Bu yazılar kitap haline getirilirken oldukça önemli değişiklikler yapıldığından, söz konusu farklılıklar Gökalp çalışmalarında büyük mütefekkirin gelişimini anlamamızı kolaylaştıracak metinler olarak külliyatımızın bu cildine de dâhil edilmiştir. Ayrıca Genç Kalemler ve Türk Yurdu Yazıları başlığını taşıyan bu cilde, Gökalp’ın Altun Armağan, Türk Duygusu, Türk Sözü, Bilgi, Harp, Darülfünun Edebiyat Fakültesi, Genç Yolcular ve Altun Yurt mecmualarında yayımlanan şiir ve yazıları da eklenmiştir.","brand":"Ötüken Neşriyat","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60955934687562,"sku":"9786051558479","price":14.18,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786051558479.jpg?v=1769547757"},{"product_id":"korkuyu-kesfediyorum","title":"Korkuyu Keşfediyorum","description":"Sevgili İrem Polat, Sıradan Olağanüstü Şeyler serisinin ikinci kitabı Korkuyu Keşfediyorum ile ebeveyn ve diğer bakım verenler için çocukların korkularıyla ilgili eşsiz bir kaynak yaratmış. Çocuklarınızla eğlenerek okuyup, korkulardan korkmama yolculuğuna birlikte çıkabilirsiniz. Keyifli yolculuklar\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e- Yudum Akyıl Klinik Psikolog \/ Çift ve Aile Terapisti\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eHerkes hayatının bir evresinde bir şeylerden korkar! Hem de herkes!\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eKahramanımız Kerem, okulda arkadaşlarının anlattığı korkunç hikâyelerden çok etkileniyor ve korkmaya başlıyor.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eTek başına uyumak, eskisi gibi iştahla yemek yemek, derslerine konsantre olmak ve hatta oyunlarından keyif almak onun için epey zor bir hale dönüşüyor.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eBu kitapta, ailesinin ve rehber öğretmeninin desteğiyle korku duygusunu keşfeden ve kendini sakinleştirmeyi öğrenen Kerem’in öyküsüne eşlik edeceksiniz.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eKeyifli okumalar!","brand":"Epsilon Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60956133785930,"sku":"9786051734811","price":11.62,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786051734811.jpg?v=1769550107"},{"product_id":"guneyin-isyani-kuresel-isci-sinifinin-gelisi","title":"Güneyin İsyanı: Küresel İşçi Sınıfının Gelişi","description":"Gelişmiş ülkelerdeki emekçiler köşelerine çekilmiş gibi görünse de, üretim alanındaki mücadele dünyanın Güney Yarıküresi'nde tüm hızıyla sürüyor. Güneyin İsyanı'nda Immanuel Ness, kontrolden çıkmış olan endüstriyel kapitalizmin yayılmasına karşı işçilerin mücadele verdiği üç önemli ülkeye dair kapsamlı bir inceleme sunuyor: Çin, Hindistan ve Güney Afrika.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eÖncelikle bu ülkelerin günümüzdeki koşullarını belirleyen geniş ölçekli tarihsel güçleri, örneğin emperyalizmin etkisini, uluslararası sendikal hareketin çöküşünü, sınıf mücadelesini ve emek rezervlerinin genişlemesini ele alan Ness, ardından odağını bu üç ülkedeki alt sınıf isyanlarının özgül koşullarına çeviriyor: Güney Afrika'daki madencilerin militan mücadelesi, Hindistan'daki yeni emek örgütleri ve Çin'deki işçi isyanlarının yükselişi.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eGeniş çaplı alan araştırmalarının ürünü olan Güneyin İsyanı, Güney Yarıküre'deki yeni endüstri proletaryasının bir resmini sunuyor - bütünüyle güvencesiz, tedirgin bir hayat süren, ama aynı zamanda kapitalizm karşıtı mücadele ve dayanışma konusunda yeni bir umudu canlandıran emekçi kitlenin resmini...\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eImmanuel Ness, New York Şehir Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü'nde ders vermektedir.","brand":"Koç Üniversitesi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60956384067914,"sku":"9786052116180","price":8.02,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786052116180.jpg?v=1769552790"},{"product_id":"bana-yalan-soylediler-internet-ve-gercek-yuzumuz","title":"Bana Yalan Söylediler: İnternet ve Gerçek Yüzümüz","description":"İnsanlar ne sıklıkta seks yapıyorlar? \u003cbr\u003eReklam vermek işe yarıyor mu? \u003cbr\u003eKimler vergi kaçırıyor? \u003cbr\u003eGeylerin sayısı belli mi? \u003cbr\u003eHangi üniversiteye gittiğimin bir önemi var mı? \u003cbr\u003eBorsayı kandırabilir miyiz? \u003cbr\u003eMedya taraflı haber yapıyor mu? \u003cbr\u003eÇocuk büyütmek için en iyi yerler nereleri? \u003cbr\u003eİlk randevuda nelerden bahsetmeliyim ki ikincisi olsun? \u003cbr\u003eVeri bilimcisi Seth Stephens-Davidowitz, çığır açıcı çalışmasında, insanlara dair kalıplaşmış düşüncelerimizin ne ölçüde hatalı olduğunu ortaya koyuyor. Peki, bunun nedeni ne? Çünkü insanlar dostlarına, sevdiklerine, doktorlarına ve anketlere, hatta kendilerine bile yalan söyler. \u003cbr\u003eBugün artık insanların söyledikleriyle yetinmek zorunda değiliz. İnternetin sağladığı yeni bilgi türü hakikati ortaya koyuyor. Google’da, sosyal medyada, flört sitelerinde, hatta porno içerikli sitelerde bıraktığımız her iz, hakkımızda bir şeyler söylüyor. Bu dijital altın madenini araştıran uzmanlar insanların gerçekte ne düşündüklerini, istediklerini ve yaptıklarını keşfediyorlar. \u003cbr\u003eDoğru soruları sorduğumuz takdirde, Büyük Veri’den insan doğasına ilişkin öğrenebileceklerimizin sınırı yok. Bu alanın öncüleri arasında yer alan Seth Stephens- Davidowitz’in sunduğu yeni veriler sizi zaman zaman kahkahaya boğarken, kimi yerde dumura uğratacak ya da rahatsız edecek. Bana Yalan Söylediler’de karşınıza çıkacak verilerin tamamı sizi hem insanlığa hem de dünyanın günümüzdeki haline dair düşündürecek.\u003cbr\u003e","brand":"Koç Üniversitesi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60956390490442,"sku":"9786052116456","price":8.63,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786052116456.jpg?v=1769552839"},{"product_id":"biziz-halk","title":"Biziz, Halk!","description":"Biziz, Halk! politik ve ekonomik tahakküm altındaki halkların kamusal alanlarda toplanmasının ne anlama geldiğini, nasıl bir işlev gördüğünü soruşturuyor. Bu toplanmaları çoğul performatif eylemler olarak alan Judith Butler, performatiflik kuramını genişleterek, prekaryalığın şimdilerde sık sık yaşanan halk hareketlerinde temel bir motif olduğunu belirtiyor.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eButler, belli nüfusların toplumsal ve ekonomik destek ağlarından uzak kaldıkları ve yaralanma, şiddet ve ölüme daha yakın düştükleri, siyasi nedenlerden kaynaklanan koşullara karşılık gelen prekaryalığı devindirici güç olarak alan gösterilerin nesnesinin bedenler olduğunu belirtiyor. Buna göre, kitle gösterileri prekaryalığın kolektif bir reddidir. Dahası, bedenlerin sokaklarda, meydanlarda ya da diğer kamusal alanlarda toplanması, arz-ı endam etme hakkının kullanılmasıdır; bu, daha yaşanabilir hayatlar için bedensel bir taleptir.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eKamusal toplanmanın dışavurumcu ya da göstergesel biçimlerini anlamaya çalışan, ama aynı zamanda neyin kamusal, kimin halktan sayılabileceğini sorgulayan Biziz, Halk!, toplanma özgürlüğünün de, tıpkı konuşma özgürlüğü gibi bir ifade özgürlüğü olduğunu ortaya koyuyor. Bu toplanmalarda prekaryalığın nasıl eyleme döküldüğünü ve prekaryalığa nasıl karşı çıkıldığını tartışan Butler, baskı ve zorlama altındaki bedenlerin bir araya geldiği bir toplaşmanın kendisinin sebat ve direnişi ima ettiğini söylerken zorlukların barındırdığı umudu yansıtmayı başarıyor.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eJudith Butler, California Üniversitesi (Berkeley) Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü’nde ve Eleştirel Teori Programı’nda ders veriyor.\u003cbr\u003e","brand":"Koç Üniversitesi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60956390687050,"sku":"9786052116531","price":7.4,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786052116531.jpg?v=1769552843"},{"product_id":"osmanli-sehirleri-ve-kirsal-hayati","title":"Osmanlı Şehirleri ve Kırsal Hayatı","description":"\u003cbr\u003eSon yıllarda yapılan Osmanlı tarihi çalışmaları belli bir düzeye ulaşmış olsa da sosyo-ekonomik tarih incelemelerinin, Osmanlı tarihçiliğinin zayıf halkalarından birini oluşturmaya devam ettiği söylenebilir. Geçmişin kaybolmaya yüz tutmuş haritası içinde saklı kalan, keşfedilmesi zor ayrıntıları gün yüzüne çıkarmak, önemli bir ustalığı gerektirmektedir. Suraiya Faroqhi, bütüncül bir tarih resmini algılamamıza yardımcı olacak makaleleri ile titiz bir çalışma örneği sunmaktadır. Faroqhi, tahrir defterleri, şeriyye sicilleri, mühimme defterleri gibi birincil kaynaklar ile Osmanlı tarihçilerinin eserleri ışığında -özellikle onbeş ve onaltıncı yüzyıllardaki- Osmanlı şehirlerini ve kırsal toplumunu inceliyor. Osmanlı Şehirleri ve Kırsal Hayatı’nda hemen herkes, kendi yöresel tarihi bağlamında da ilginç ipuçları bulabilecektir.","brand":"Doğu Batı Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60956425879882,"sku":"9786052133552","price":9.55,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786052133552.jpg?v=1769553350"},{"product_id":"kulturel-bellek","title":"Kültürel Bellek","description":"\u003cbr\u003eAnlatı, zaman, mekan, hatırlama, söz, yazı, bellek, kültür, bilinç, değişim ve benzerleri ve diğerleri... Yirminci yüzyılla beraber sosyal bilimlerde bu kavramlardan azade kalabilmiş bir çalışma ve çalışma alanı bulabilmek güç. Bunlar arasında son kuramsal bakış açılarını ifade eden bir deyim olarak kabul edilebilecek “bellek”, “küçük” anlatıların, sözlü tarihin, geleneğin, geçmiş ve gelecek tahayyülünün dikkate değer bulunduğu bir zamanda, sosyal bilimlerin bakiyesini bütünüyle içerebilecek bir kavram olma iddiası ile gün yüzüne çıkmıştır. Beden, imge, söz ve yazıdaki temsil biçimlerinin bellekle olan ilişkisinin inceleme alanı olarak önemsenmesinin yanısıra yeniden temsil özelliği kazanması da bellek çalışmalarını önemli kılmıştır.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eBu çalışmada halkbilimi, felsefe, antropoloji, sosyoloji ve psikoloji gibi birçok farklı disiplinden hareketle sözlü-yazılı kültür, hatırlama ve bellek kavramlarına yaklaşılıyor. M. Emir İlhan, imge, dil, zaman ve mekân algısındaki; bilinç ve düşünme biçimlerindeki ve bellek kullanımlarındaki değişimleri tespit etmeye koyuluyor. İlk defa “hatırlama”yı bireysel-toplumsal-kültürel-halkbilimsel bir model inşa ederek irdeliyor. Sözlü kültürden yazılı kültüre bilincin yaşadığı dönüşümleri, hatırlamanın zaman, mekân, anlatı, anlatıcı ve anlatının araçları ile ilişkisi üzerinden çözümlüyor. Ayrıca kültürel süreklilik bağlamında sözlü ve yazılı kültürün gelenekle olan karşılıklı ilişki biçimleri ile hatırlamanın gelenekle kurduğu bağa; kolektif bellekten kültürel belleğe geçişin gelenek kavramı üzerindeki etkilerine değiniyor.","brand":"Doğu Batı Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60956425978186,"sku":"9786052133699","price":10.48,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786052133699.jpg?v=1769553353"},{"product_id":"gec-osmanlidan-gunumuze-modern-doga-bilimciligi","title":"Geç Osmanlı'dan Günümüze Modern Doğa Bilimciliği","description":"Doğa bilimlerinin sosyal bilimlerin inceleme nesnesi haline gelme süreci, disipliner sınırlarda bilim tarihi ve bilim sosyolojisi adlarıyla başlayıp zaman içerisinde disiplinler-arası bir toplumsal bilim ve teknoloji çalışmaları alanına evrildi. Bu çalışma alanında eyleyen sosyologlar, antropologlar ve tarihçiler, disiplinler-arası sınırları aşındıran pratikleriyle, hem bilimin bir kurum olmak sıfatıyla kurum tarihsel bağlamını hem doğabilimsel bilgiyi üreten bilim topluluğunu ve hem de bizzat bu bilginin kendisini sosyalbilimsel soruşturmaya açtılar.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eDaha önce Bilim Sosyolojisi İncelemeleri adlı öncü çalışmayla bu literatürdeki teorik gelenekleri Türkçe okura tanıştırmış olan Doğu Batı Yayınları, şimdi de Türkiye doğa bilimleri üzerine empirik sosyalbilimsel çalışmalara ev sahipliği yapıyor. Geç Osmanlı döneminden erken Cumhuriyet’e ve günümüze gelen tarihsel sarmal içerisinde Türkiye doğa bilimciliğinin halleri, paradigmatik dönüşümleri ve pratiklerine dair tarihsel \/ sosyolojik araştırmalardan oluşan elinizdeki çalışmada yazarlar aynı zamanda kesişimler ve imkânlar üzerine de kafa yoruyorlar.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eBu kitapla başlayan ve Bilim Toplum ve Tarih başlığı altında birikecek araştırmalar dizisi, vakayınüvisten öte bir bilim tarihçiliğini ve felsefî düşünümlerden öte bir bilim sosyolojisi pratiğini bünyesinde barındıran disiplinler-arası jestiyle, empirik modda çalışan sosyalbilimsel bilim incelemelerine ev sahipliği yapmayı niyet ve taahhüt ediyor.","brand":"Doğu Batı Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60956426010954,"sku":"9786052133712","price":15.1,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786052133712.jpg?v=1769553355"},{"product_id":"monadoloji-ve-sosyoloji","title":"Monadoloji ve Sosyoloji","description":"Toplum ve birey: Hangisi ötekini yaratır, biçimlendirir, dönüştürür? Toplum bir değişmezlik hedefiyle bireyi var eder, ancak onu var etmek suretiyle kendi bünyesine değişimin tohumlarını eker. Toplum bireyi yaratır ama ona sahip olmayı başaramaz. Tarde’a göre, “Toplum herkesin tek tek ve karşılıklı olarak birbirine sahip olmasıdır.” O halde toplum, yekpare bir yapı değil, ayrı olanlardan oluşan bir toplamdır. Tarde’ın düşüncesinde birey toplumun emrinde edilgen bir unsur değil, onun öznesi ve devindirici gücüdür. Toplumsal kitle tarafından çekiştirilen, sürüklenen basit bir bileşen değil, sayısız yol ve yöntemle toplumu peşinden sürükleyen açık ve gizli bir aktördür. Bir başka ifadeyle Tarde, birliği ve benzerliği değil, çokluğu ve farklılığı merkeze koyar.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eTarde birey ve toplum anlayışını, Leibniz’in bireysel monadlarından esinlenerek kurmuştur. Monadlara hâkim olan bağımsızlık ruhu, Tarde’ın bireylerini kuşatır; böylece onlar durmadan kıpırdar, kaynaşır, uçuşur, ele avuca sığmazlar. Tarde’ın bireyi başlı başına bir toplumdur; duygularının, düşüncelerinin, eğilimlerinin, inançlarının ve isteklerinin bir toplamıdır; bunların her biri ve hepsi bireyi peşinden sürükler, tıpkı bireyin de toplumu peşinden sürüklemesi gibi. Fakat Tarde’ın bireyi bağımsızlık itkisiyle hareket etmekle birlikte, öteki bireyler olmadan, onlarla etkileşime girmeden, alışveriş etmeden varlığını ortaya koyamaz. Bağımsızlıkla hareket eder fakat yan yana gelmekten kaçamaz. İşte onların bu yan yanalığına uzaktan bakıp “toplum” diyoruz.","brand":"Doğu Batı Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60956431614282,"sku":"9786052133828","price":7.7,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786052133828.jpg?v=1769553486"},{"product_id":"neden-her-sey-hala-yok-olup-gitmedi","title":"Neden Her Şey Hala Yok Olup Gitmedi?","description":"Hiçlik bir yok edilme biçimi, tükenme, insanın ortadan kaybolma sanatıdır. İnsanın nesnelerle kurduğu çarpık ilişkiyi, teknolojide ve en çok da fotoğraf aracılığıyla somutlaştırır Baudrillard.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e“İmgenin ayarı tamamıyla bozulmuştur. Fotoğraf, her şeyin fraktal ve mikroskobik boyutlarda görüntülenmeyi şart koştuğu, ne olursa olsun görülebilmeyi sağlayan bir teknoloji çılgınlığıyla her şeyi olağanüstü ayrıntılı bir şekilde sunarak yok edebilen bir şeye benzemektedir. Burada fotoğraf artık biçim oyunlarıyla fotoğraf olma özelliğini yitiren bir şeyden çok, tıpkı değişik ağlar içinde zihinsel bir şekilde eriyip gidebilen ve artık tamamıyla bir hayalete dönüşebilen birey gibi, dünya da kendine ait bir imgeden diğerine kendiliğinden sıçranmasını sağladığı otomatik bir yer değiştirme işlemine benzemektedir.”\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eZamandan söz ettiğim sırada onun varlığını hissedemiyorum.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eBir yerden söz ettiğim sırada o yer ortadan kaybolup gitmiş oluyor.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eBir insandan söz ettiğim sırada o insan ölmüş oluyor.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eZamandan söz ettiğim sırada akıp geçmiş oluyor.","brand":"Doğu Batı Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60956432204106,"sku":"9786052133842","price":5.55,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786052133842.jpg?v=1769553502"},{"product_id":"biyoloji-biliminden-toplumsal-dunyaya-bakmak-bir-bilim-sosyolojisi-calismasi","title":"Biyoloji Biliminden Toplumsal Dünyaya Bakmak Bir Bilim Sosyolojisi Çalışması","description":"Bilimsel bir alanda var olabilmek için gerekli şartları taşımanın tartışmalı yapısı bir yandan ontolojik sorunları diğer yandan ise epistemolojik ve metodolojik sorunları aynı anda çözmeyi gerektirmektedir. Bu sorunlar, her ne kadar üzerine bilim yaptıkları nesneleri birbirinden son derece uzak görünse de, sosyal bilimler ve doğa bilimleri açısından benzerliklerle ve alana özgü farklılıklarla yüklüdür.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eAyrıca ilk sosyologlardan itibaren sosyoloji, doğa bilimleriyle yer yer tutkulu (öykünme, içerme, taklit) bir ilişkiye; yer yer ise dışlama pratiğiyle (etkilenme derecesi nedeniyle reddetme) uzaklaşma ve bağımsızlaşma ilişkisine sahiptir. Bu karmaşık ilişki, sosyolojinin doğa bilimlerine yönelik çalışmalar yapmasını sağlarken belli ölçüde tek yönlü (sosyal bilimlerden doğa bilimlerine) bir konuşmanın üretilmesine neden olmuştur.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eElinizdeki bu kitap, bilim sosyolojisi çalışmalarının teori ağırlıklı yapısına eklemlenecek bir alan araştırması olmanın önemine ilişkin farkındalığıyla, biyologların bilim, bilim insanı, toplum, sosyoloji’yi nasıl kavradığını ortaya çıkarmaya çalışmaktadır. Böylece tarihsel ve evrensel tartışma konuları olan bilim, bilim insanı ve bilimin nesnesiyle olan ilişkisi yalnızca sosyoloji cephesinden değil biyologların gözünden de ele alınmış, biyologlara hem kendi alanları hem de sosyoloji alanına dair düşüncelerini bir bilim sosyolojisi çalışması içerisinde ortaya koyma fırsatı verilmiştir. Nitel bir çalışma olmasına rağmen Türkiye ölçeğinde bir temsiliyet yakalamayı hedefleyen bu çalışma, 8 üniversiteden 40 biyologla yapılan derinlemesine görüşmelerle gerçekleştirilmiştir.","brand":"Doğu Batı Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60956432925002,"sku":"9786052133880","price":8.63,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786052133880.jpg?v=1769553512"},{"product_id":"dunya-nufusunu-dusurmek-hedef-500-milyon","title":"Dünya Nüfusunu Düşürmek - Hedef 500 Milyon","description":"","brand":"Eftalya Kitap","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60956490236234,"sku":"9786052198711","price":6.72,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786052198711.jpg?v=1769554395"},{"product_id":"okulsuz-toplum","title":"Okulsuz Toplum","description":"Okullaştırma, eğitimle aynı anlama mı gelmektedir? Kesinlikle hayır. Herkes günbegün bir şeyler öğrenmektedir. Dürüst olmak gerekirse, çoğumuz, yaşamımızda okullaşmanın doğrudan ve derin bir etkiden son derece yoksun olduğunu görürüz. Bu durumda iki soru ortaya çıkmaktadır: Her toplumda okullaşmaya bu derece büyük bir önem ve prestij kazandıran nedir? Eğitimin işlevi bir şüphe içeriyorsa, okullaşma gerçekte ne anlama gelmektedir?\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eIvan Illıch, bu eserinde okulun, statükonun korunmasına vesile olan araçlardan biri olduğundan dolayı bu prestije sahip olduğu yolundaki tezini kanıtlamaya çalışmaktadır. Ona göre günümüzdeki okullar eğitim açısından etkisiz olduğu kadar, bölücü bir nitelik de taşımaktadır.","brand":"Şule Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60956493939018,"sku":"9786052199398","price":7.4,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786052199398.jpg?v=1769554491"},{"product_id":"kadinsin-korkma","title":"Kadınsın Korkma!","description":"Kadın her toplumda ve her inançta en çok tartışılan konu olmuştur. Kimi toplumlarda, bırakın üzerinde tartışılmayı, insan yerine dahi konulmamış, yok sayılmıştır. \u003cbr\u003eGerek tahrif edilmiş semavi dinler gerekse kültürel eksenli inançlar, hangisine bakarsanız bakın tarihin derinliklerindeki  'kadın profili' sizi dehşete düşürecek niteliktedir. Bu dehşet verici durum, İslam dininin de içine sızarak devam etti. \u003cbr\u003eYahudilik ve Hristiyanlıktaki inancı ve geleneği İslam’a ait bir düşünceymiş gibi dayattılar. Kadını 'uğursuz' kelimesiyle yanyana getirmeye çalıştılar, onu aşağıladılar, ikinci sınıf muamelesi yaptılar, silikleştirdiler, sindirdiler.\u003cbr\u003eBu kitap işte tüm bu tahrifatın izini sürerek, yanlış algılara cevap niteliğinde kaleme alındı. Kadın hakikatini anlamak, ona hak ettiği yeri iade etmek için acizane bir gayrettir. Ya da \"seni duyan Bir'i var\"a sığınarak yazılan bir 'uyanış manifestosu' olarak da okunabilir!\u003cbr\u003e","brand":"Hayy Kitap","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60956840034634,"sku":"9786052214091","price":3.7,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786052214091.jpg?v=1769555072"},{"product_id":"vicdan-hayat-kurtarir","title":"Vicdan Hayat Kurtarır","description":"Biz Yavuz Dizdar’ı daha çok medyadan, kanser uzmanı ve beslenme konularında görüşler \u003cbr\u003eaçıklayan doktor olarak tanıyoruz. Bu kitap onun çocukluğunu, mesleğini nasıl seçtiğini, aşklarını, işlerin üzerine nasıl kaldığını, yani yaşama nasıl baktığını anlatıyor.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eOysa onun hassasiyeti gelecek, ama özellikle gençlerin geleceği. Mevcut sistemin getirdiği \u003cbr\u003edeğişiklikler bugünün gençlerini ister istenmez işsiz ve belki de eşsiz bırakacak. Dolayısıyla bu kitap sağlıklı beslenme kitabı değildir, sistemin açmazlarını ve direnç noktalarını tanımlar.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eKitabı tıpla ve doktorla ilişkisi olacak herkesin okuması önerilir. Ama bu kitap esas gençlere önerilir, çünkü bu durum özellikle gençlerin sorunudur. Ve en sonunda Yavuz Dizdar kendiyle olan ilişkisini de tanımlar: SÖZLEŞME\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eBu kitapta detayını bulabileceğiniz bazı başlıklar…\u003cbr\u003e•\tKızartmayı bırakarak kanserden korunulmaz.\u003cbr\u003e•\tKanser tanısı konulan vakaların büyük bir kısmı kanser değil.\u003cbr\u003e•\tHastalık patlamasının bilinçli olarak yapıldığını düşünüyorum.\u003cbr\u003e•\tDoktor öğrendiği her şeyi paraya çevirmeye çalışıyor.\u003cbr\u003e•\tŞaşaalı hastane olması önemli değil. İçinde adam var mı sen onabak.\u003cbr\u003e•\t2050’de iki kişiden birinin otistik olması bekleniyor.\u003cbr\u003e•\tPatronlar hile hurda bilen adamları işe almak istiyor.\u003cbr\u003e•\tÖzel üniversiteler büyük boy kreş gibiler.\u003cbr\u003e•\tKokoreç Avrupa Birliği’ne atılmış bir goldür.\u003cbr\u003e•\tPilicin kanserle ilişkisini Ulusal Onkoloji Kongresi’nde anlatmak istedim, kabul edilmedi.\u003cbr\u003e•\tHerkes halkı suçluyor. Ama halk zaten biziz.\u003cbr\u003e","brand":"Hayy Kitap","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60956889186634,"sku":"9786052214473","price":9.25,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786052214473.jpg?v=1769555133"},{"product_id":"illuminati-desifresi","title":"İllüminati Deşifresi","description":"“Onlara yeryüzünde bozgunculuk etmeyin denildiği zaman biz ıslah edicileriz derler. Haberiniz olsun ki onlar, bozguncuların ta kendileridir fakat (ne acıdır ki idraksiz, şuursuz oldukları için) farkında (dahi) değillerdir.”(Bakara 11-12.Ayet)\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eİllüminati-tapınakçı yöneticilerin gizli beden dilleri…\u003cbr\u003eİllüminati’nin evrensel misyonu: Satanizm…\u003cbr\u003eDavid Rockefeler’in Osmanlı, Türkiye ve Dünya’nın pek çok yerinde gerçekleşen operasyonlarla ilgi bağlantılarını ifşa eden özel açıklamalar…\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eİlluminati’nin şeytani formülü: Colve et coagula (çöz ve bağla)…\u003cbr\u003eÖzel işaretlerle şeytana biat edip, danslarıyla büyü ayinleri yapıp dünyayı hipnotize edenler…\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e* Şeytani ailelerin malikaneleri, istihbarat ve merkez teşkilatlarındaki binalara işlenmiş işaretlerin anlamı…\u003cbr\u003e*Kozmetik katliamı…\u003cbr\u003e*İlluminati’yi örgütleyen, yöneten 13 aile ve bunların sapkın, ensest ilişkileri…\u003cbr\u003e*Gizlenen Talmud yasaları…\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eVe daha fazlasını, Hakan Yılmaz Çebi’nin uzun araştırmaların ürünü olan bu çalışmasında bulacaksınız.","brand":"Cınaraltı Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60957054435658,"sku":"9786052232545","price":10.48,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786052232545.jpg?v=1769555638"},{"product_id":"acik-yeni-dunyada-yasam-ve-egitim-modeli","title":"Açık - Yeni Dünyada Yaşam ve Eğitim Modeli","description":"Ivy League üniversiteleri, neden herkesin dersleri ücretsiz olarak almasına olanak sağlıyor? Küresel şirketler, sahip oldukları değerli fikri mülkiyet haklarını neden karşılıksız veriyor? Afrika’nın kırsal kesiminde yaşayan bir çiftçi neden sırlarını rakipleriyle paylaşıyor? Tüm bu soruların yanıtlarını elinizdeki kitapta bulacaksınız.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eHacktivistler, hobi sahipleri, forum kullanıcıları ve aykırı liderlerden oluşan bir grup insan sessiz fakat önlenemez bir devrime öncülük ediyor. Bildikleri her şeyi paylaşarak, bundan on yıl önce hayal bile edilemeyecek bir şekilde bilgiyi eyleme dönüştürüyorlar. Açık hale gelmek, teknolojiden güç almak ve ortak değerlerle şekillenmek yaşam biçimimizi kökten değiştirdi. Sorgulamamız gereken; çalışma ortamlarının, okulların ve üniversitelerin açık hâle gelip gelmeyeceği değil, bu değişimin ne zaman gerçekleşeceğidir.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eFütürist David Price, tavsiyelerle dolu bu eğlenceli kitabında açık olmanın, yalnızca yaşam biçimimizi etkilemeyeceğini, aynı zamanda bunun gelecekte başarı ve başarısızlık arasındaki belirleyici fark olacağını savunuyor.","brand":"Sola Unitas","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60957354197322,"sku":"9786052250167","price":11.03,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786052250167.jpg?v=1769556154"},{"product_id":"ogrenmenin-elli-yuzu","title":"Öğrenmenin Elli Yüzü","description":"“Öğrenmeyle ilgili mükemmel deneyimler kitaplarda ya da müfredatta yer almaz. Bu kitapta yer alan insanlar, mükemmel deneyimin nasıl bir şey olduğunu biliyorlar. Onların kişisel hikâyeleri sadece hayatınızdaki çocukların değil, aynı zamanda kendiniz için de zengin öğrenme deneyimleri geliştirmenizi sağlayacaktır.”\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e- Daniel H. Pink, Drive ve Aklın Yeni Sınırları Adlı Kitapların Yazarı\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e“Öğrenmenin Elli Yüzü, destekleyici bir ilişki içinde gerçekleştiğinde eğitimin en güçlü ve en dönüştürücü güce sahip olduğunu gösteren ve insanın özündeki bilme ve anlama arzusunu harekete geçiren bir hazine.”\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e- Pedro Noguera, The Trouble with Black Boys Adlı Kitabın Yazarı\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e“Bu kitapta yer alan elli hikaye, eğitim başarısının son derece kişisel olduğunu ortaya koymaktadır. Öğrenmenin Elli Yüzü, eğitimle ilgili bir tartışma söz konusu olduğunda yaratıcı ve ilham veren bir öğrenmeden başka hiçbir şeyin önemli olmadığını hatırlatan muazzam bir kitap.”\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e- Ken Robinson, Öz’ün Yazarı\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e“Mükemmel bir eğitim standart sınavlar ve sayılarla ilgili değildir; çocuklara akıllarını kullanmayı öğretmekle ilgilidir. Öğrenmenin Elli Yüzü’nde yer alan hikâyeler bize öğretmenlerin yarattığı farkı hatırlatmakla birlikte, etkilerinin basit sınav notlarının ötesine geçerek insanların hayatlarını nasıl şekillendirdiğini göstermektedir.”\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e- Diane Ravitch, The Death and Life of the Great American School System Adlı Kitabın Yazarı","brand":"Sola Unitas","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60957354918218,"sku":"9786052250181","price":11.03,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786052250181.jpg?v=1769556156"},{"product_id":"butun-kopekler-hiperaktiftir-ve-odaklanmakta-zorlanirlar","title":"Bütün Köpekler Hiperaktiftir ve Odaklanmakta Zorlanırlar","description":"Bu kitap çok keyifli.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eDEHB’li bir çocuk yetiştirmenin zorluklarını ve zevkli yanlarını yansıtmak için mizahı kullanıyor ve ‘farklı’ olarak kabul edilmenin ne demek olduğunu çok akıcı bir dille aktarıyor.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eDEHB ile ilgili bu yeni yaklaşımı çok seveceksiniz.","brand":"Sola Kidz","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60957420880202,"sku":"9786052250815","price":6.1,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786052250815.jpg?v=1769556277"},{"product_id":"sekizinci-kita-gocmen-emeginin-kuresel-devinimi","title":"Sekizinci Kıta - Göçmen Emeğinin Küresel Devinimi","description":"Savaşlar, sürgünler, yoksulluk, kitlesel açlık, küresel iklim değişikliği, kuraklık derken peşi sıra gelen pandemi… Geç­tiğimiz yüzyılın bugüne devrettiği emperyalist kapitalizmin bakiyesi. Tüm bu ekonomik, sosyal, politik ve çevresel tah­ribatın tetiklediği bir başka olgu da dünya üzerinde hareket eden 272 milyonluk bir göçmen nüfus. Küresel iklim de­ğişikliğinin yarattığı atıkların biriktiği ‘Yedinci Kıta’ya ek, küresel sermayenin ürettiği felaketlerden kaçan göçmenle­rin aktığı yüzer gezer bir ‘Sekizinci Kıta.’\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eDaha önce yazdığı Mülteci İşçiler ve Sığınamayanlar kitap­larında Türkiye’ye göç eden Suriyeli mültecilerin yaşam ve çalışma koşullarını gözler önüne seren gazeteci-yazar Ercü­ment Akdeniz, bu sefer Suriye dışındaki 10 farklı ülkeden gelen göçmenler için bir kürsü kuruyor. Geldikleri ülkelerin yakın tarihinden ülkemize varış serüvenlerine, onları Türki­ye’de hapseden politik ve sosyal koşullardan işçileşme de­neyimlerine varan hikâyelerini aktarıyor. Kıtalar arası göç­men hareketinin Türkiye durağından tüm dünyaya yayılan ‘Sekizinci Kıta’yı mercek altına alıyor.","brand":"Kor Kitap","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60957574824266,"sku":"9786052283905","price":8.63,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786052283905.jpg?v=1769556602"},{"product_id":"orgutlerde-guc-ve-politika","title":"Örgütlerde Güç ve Politika","description":"Güç ve politika konusuna bu bakış açısıyla yola çıkan bu kitap, yirmi bölümden oluşmaktadır. Bu bölümlerin her biri güç ve politikaya gerek kavramsal, gerek kuramsal ve gerekse de örgütsel davranış perspektifinden bakmakta ve baktığı perspektifi iş yaşamına uyarlayarak örgütlere, yöneticilere, iş dünyasına ve genel okuyucu kitlesine de faydalı ve bilimsel bir bilgi birikimi sunmaktadır. Bu yönleriyle diğer çalışmalardan farklılaşan bu eserde, güç ve politika ile ilişkisi olan yirmi alt bölüm \"Güç ve Politikaya Kavramsal Bakış \", \"Örgüt Kuramları Açısından Güç ve Politika\" ve \"Örgütsel Davranış Açısından Güç ve Politika\" adlı üç kısımda ele alınmış. Bu amaçla, her konu başlığı altında güç ve politikanın örgütlere yansımalarına değinilmiş.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eKonu Başlıkları\u003cbr\u003e\tGüç ve Politikaya Kavramsal Bakış\u003cbr\u003e\tÖrgüt Kuramlar Açısından Güç\u003cbr\u003e\tÖrgütsel Davranış Açısından Güç ve Politika","brand":"Beta Basım Yayım","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60957965156682,"sku":"9786052424308","price":11.68,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786052424308.jpg?v=1769558869"},{"product_id":"sosyal-bilimlerde-arastirma-yontemleri-2","title":"Sosyal Bilimlerde Araştırma Yöntemleri","description":"*Bilim ve Bilimle İlgili Kavramlar *Araştırma Süreci *Araştırmanın Yöntemi *Bilgi Toplama Yöntemleri *Örnekleme *Nitel Araştırmalar *Verilerin Analize Hazırlanması *Verilerin Analizi *Araştırma Raporunun Biçim ve Kapsamı","brand":"Beta Basım Yayım","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60957966664010,"sku":"9786052424889","price":14.76,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786052424889.jpg?v=1769558908"},{"product_id":"hindistan-anilarin-izinde-kultur-ve-sanat-tarihine-yolculuk","title":"Hindistan Anıların İzinde Kültür ve Sanat Tarihine Yolculuk","description":"","brand":"Beta Basım Yayım","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60957972070730,"sku":"9786052426692","price":11.06,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786052426692.jpg?v=1769559036"},{"product_id":"maturidide-kadin-algisi","title":"Matüridi’de Kadın Algısı","description":"Te'vîlâtü'l-Kur'an Bağlamında Bir İnceleme “Onlar kızlara karşı kibirleniyor ve onları diri diri gömüyorlar. Onlara denir ki: “Siz kızlara karşı nasıl böyle kibirlenirsiniz? İstifade ettiğiniz eşleriniz de, onlardandır. Rağbet ettiğiniz erkek çocuklar da, torunlar da onlardandır. Yardımcılar, hizmetçiler hepsi onlardandır…” Bu cümleler Ehl-sünnet îtikâdının kurucu ismi İmâm-ı Mâtürîdî'ye (v.333\/944) ait. Elinizdeki bu eserde Mâtürîdî'nin inançları temellendirirken takip ettiği akıl-vahiy dengesinin izleri kadını konu alan âyetlere yaptığı yorumlarda takip edilecektir. Kadınıyla erkeğiyle insanın yaratılış keyfiyetine ve gayesine yüklediği anlam, kadının varlık değeri, anneliği, aileye ve topluma kattıkları, Kur'an'da bahsi geçen kadınların yaşanmışlıkları ve kadının ahkâma konu olan yönleri ele alınacaktır. Mâtürîdî, milâdî 10. yüzyıl gibi erken bir dönemde kadının nikâhta ve talâkta taraf olduğunu, mehrin doğrudan kıza verilmesinin gerektiğini, aileyi geçindirmede erkeğin kavvamlığı söz konusu olmakla birlikte kadın bunu yapmaya ehliyetliyse bunun da, câiz olduğunu savunmuştur. Miras, şahitlik, kısas, hadler, cariyelik hukûku gibi meselelerde geleneksel yaklaşımlara paralel yorumlar yapıp kadını ailede büyük ölçüde erkeğin himayesinde konumlandırsa da, bu yapıda kadın erkek rolleri hegemonik değil, hiyerarşik bir keyfiyette seyretmektedir. Tüm anlatı ve değerlendirmelerde bir yandan dönemin maruf anlayışının tabiî etkileri görülürken, öte yandan bu düşünceleri hikmet ve rahmetle kucaklayan engin bir perspektif dikkati çekmektedir.","brand":"Gökkubbe","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60957993042250,"sku":"9786052480014","price":6.16,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786052480014.jpg?v=1769559552"},{"product_id":"insan-cinselliginin-evrimi-ciltsiz","title":"İnsan Cinselliğinin Evrimi - Ciltsiz","description":"İnsan cinselliği bize normal görünse de diğer hayvanların standartlarına göre oldukça tuhaftır. Jared Diamond, tuhaf cinsel hayatımızın, insan statüsüne erişimimizde beyinlerimizin büyüklüğü kadar önemli olduğunu iddia ediyor. İnsan cinselliğine ilişkin tartışılan konular arasında, dişilerin menopozu, erkeklerin insan toplumlarındaki rolü, gizlice seks yapmamız, üreme amacından ziyade zevk için seks yapmamız ve kadın memesinin emzirmeden çok daha önce büyümesi yer alıyor. Bu konular bize açıklama gerektirmeyecek denli doğal gelebilir ancak düşünüldüğünde içlerinde açıklaması çok zor sorular gizlidir. \u003cbr\u003e\u003cbr\u003e“İnsan Cinselliğinin Evrimi, bu konuda okuduğum en iyi kitap. Cinsellik mirasımıza yönelik bu keşif yolculuğu, sevgililerin neden öyle davrandıklarını merak eden kişilere keyifli bir okuma fırsatı veriyor.”\u003cbr\u003eDiane Ackerman, Umut Bahçesi’nin Yazarı\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e“Bu denli sade bir üslupla yazabildiği için Jared Diamond’ı çok kıskanıyorum! Öne sürdüğü sağlam argümanları sayesinde, diğer memeliler seksi zevk için yapmaktan kaçınırken neden bizim seksi hem zevk hem de üreme aracı olarak kullandığımızı anlayabiliyoruz. Dünyanın en önde gelen biyoloji filozoflarından birinin elinden çıkmış harikulade bir kitap.”\u003cbr\u003eRoger Shohl, Avustralya Monash Üniversitesi Fizyoloji Profesörü\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e“Jared Diamond bir kez daha sormaktan asla vazgeçmediğimiz ve artık kesin yanıtlar bulmak istediğimiz sorulara gerçek cevaplar veriyor. Üreme amaçlı olmayan cinsel aktivitenin insan olmakla ilişkili olmasının dışında, evrimsel başarımızın da en önemli sembolü olduğunu öğreniyoruz.”\u003cbr\u003eBettyann Kevles\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e“İnsan cinselliğinin evrimi üzerine mizahi, geniş çaplı bir araştırma.”\u003cbr\u003eChicago Tribune\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e","brand":"Pegasus Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60958391894346,"sku":"9786052998069","price":15.34,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786052998069.jpg?v=1769568416"},{"product_id":"kultur-emperyalizmi","title":"Kültür Emperyalizmi","description":"Benzerlik ve farklılıkları ele almak, “kültür emperyalizmi”ne karşı kullanılabilecek en güçlü yöntemlerden biridir. Tek taraflı değil, nesnel gerçekliği ele alan bir bakış açısıdır. Benzerlikler (eşitlik değil) ve farklılıklar, bireyi ve toplumları tanımlayan öğelerdir. Farklılıkları abartarak öne çıkarmak kimlik değerlerimizin (identity stracture) dengesini (equilibrium) bozar. Aynı şekilde sadece benzerlikleri öne çıkarmak, onlara bağlanmak da kişiliği (personality) ortadan kaldırır.\u003cbr\u003eKimlik konusu son yıllarda çok tartışıldı. Ben de bu tartışmalarda çok kez taraf olarak yer aldım. Söylenen şuydu: “Farklılıklarımızı görmeyin, bakın biz sizlere benzemek için yırtınıyoruz.” Kimliksizleşme ve kişiliksizleşme işte budur. Bu kitapta yer alan yazılar da –1970’lerden bu yana– kimlik ve kişilik konusuyla bağlantılıdır. Türkiye’de, başbakanın durup dururken alt kimlik ve üst kimlik diye ayrımlar yapması bu konunun önemini bir kez daha artırmıştır.\u003cbr\u003e","brand":"Destek Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60958430855498,"sku":"9786053113768","price":7.4,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786053113768.jpg?v=1769570333"},{"product_id":"usta-ve-cirak-sohbetleri","title":"Usta ve Çırak Sohbetleri","description":"Parapsikoloji bilimle, görelilikle ve kuantum fiziğiyle çatışmalı mıdır?\u003cbr\u003eDurugörü nedir? \u003cbr\u003eZaman ve mekânla ilişkisi nasıldır?\u003cbr\u003eSıradan insanlar geleceği görebilir mi?\u003cbr\u003eZihin kontrolü mümkün mü? \u003cbr\u003eBir başkasının zihnine uzaktan girilebilir mi?\u003cbr\u003eÖlüm nedir?\u003cbr\u003eÖlümden sonra hayat var mı?\u003cbr\u003eMedyumlar gerçekten sıradan duyularla bilinmeyecek şeyleri bilirler mi?\u003cbr\u003eDuyu dışı algılar yoluyla ölmüş birisinin anılarına ulaşılabilir mi?\u003cbr\u003eRüyalarımız bize ne gibi mesajlar verir?\u003cbr\u003eRüyalarımızı kontrol edebilir miyiz?\u003cbr\u003eBeynin bilinç, zihin, bellek, karar verme süreçlerine kuantum biyolojinin etkisi var mıdır?\u003cbr\u003eTasavvuf ile kuantum fiziğinin söylemleri arasındaki benzerlikler nelerdir?\u003cbr\u003eCIA ve MOSSAD gibi istihbarat örgütleri zihin kontrolü yöntemini kullanıyor mu? \u003cbr\u003eTarihte hangi örnekler var?\u003cbr\u003eMkultra ve Pandora zihin kontrol projeleri nedir?\u003cbr\u003eHipnozla zihin kontrolü mümkün mü?\u003cbr\u003eZihin bozucu ya da algıyı bozucu etki nedir?\u003cbr\u003eGünlük trans, uyku veya uyuşukluk halinden, robot tutumundan kurtulabilmek için ne yapmalıyız?\u003cbr\u003eFilmlerle verilen bilinçaltı gizli mesajlar neler?\u003cbr\u003eKişi öleceğini bir şekilde hissedebilir mi?\u003cbr\u003eÖlümden sonraki yaşamın nasıl olacağı konusunda Kuran’dan bilgi edinebiliyor muyuz?\u003cbr\u003eBeyin-beden öldükten sonra varlığın, bilinç-bellek-kişiliğin devam ettiğine dair metafiziksel kanıtlar nelerdir?\u003cbr\u003eÖlüme yakın deneyim nedir?\u003cbr\u003eReenkarnasyon nedir?\u003cbr\u003e","brand":"Destek Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60958431445322,"sku":"9786053114284","price":16.02,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786053114284.jpg?v=1769570377"},{"product_id":"dunyaya-ve-kendimize-dair","title":"Dünyaya ve Kendimize Dair","description":"Zygmunt Bauman ve Stanislaw Obirek, du¨nyaya ve kendilerine dair bu sohbetlerinde parçalanmış, bireyselleşmiş bir toplumun sakinlerinin yu¨z yu¨ze kaldığı sorulara, sorunlara ve karşılaşmalara kendi kişisel tarihlerinden devşirdikleri bilgelik ve deneyimle, u¨stelik bu karşılaşmaların nasıl dönu¨ştu¨ru¨cu¨ olabileceğinin ipuçlarını da vererek bakıyor. Yola farklı yerlerden çıksalar da belki de aslında tam da bu nedenle- ikisinin de rotasını çizen, sorularına ve cevaplarına ışık tutan hep aynı kaygı: Sahici bir diyalog kurabilmenin yollarını ararken, bu diyalogu halihazırda, burada ve şimdi, kendi sohbetlerinde hayata geçirebilmek. \u003cbr\u003e\u003cbr\u003eBauman ve Obirek’e göre, dolaşımda olan kelimelerin her geçen gu¨n bir boş gösterene dönu¨ştu¨ğu¨, dijital çağın bireyi tu¨rlu¨ ekranlar karşısında kelimelere boğarak ve her gu¨n, her an bu birbiri u¨zerine yığılan sesler korosuna katılmaya çağırarak konfor adacıkları oluşturduğu gu¨nlerde yaşıyoruz. \u003cbr\u003e\u003cbr\u003eBauman ve Obirek, bu kitabın içeriğini oluşturan nehir sohbetlerinde iyi ve kötu¨yu¨ nasıl tanımladığımızı, seçimlerimizin sorumluluğuyla nasıl yaşadığımız ve yu¨zleştiğimizi, insan haysiyetini\/saygınlığını hangi değerleri gözeterek tanımlayabileceğimizi, arkadaşlık, bellek, vicdan gibi meselelerde pusulamızı hangi yöne çevireceğimizi gerek du¨nyaya gerekse kendilerine bakarak sorguluyorlar. Bu sorgulama serisi sırasında kendilerini salt biyografik arka planlarından beklenecek şekilde birer teolog ve sosyolog olarak konumlandırmaktansa, birbirlerine yönelttikleri sorulara ve takdim ettikleri öğretilerden alıntıladıkları anekdot ve argu¨manlara odaklanıyor, okurlarını da bu sohbet ve sorgulamaların birer tanığı kılıyorlar.","brand":"Ayrıntı Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60958464442698,"sku":"9786053142478","price":11.83,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786053142478.jpg?v=1769571097"},{"product_id":"mulksuzlesme","title":"Mülksüzleşme","description":"\"Kişi gördüğü, hissettiği ve öğrendiği şeyin uyandırdığı duygularla hareket ettiğinde kendini hep başka bir yere, başka bir sahneye ya da merkezinde olmadığı bir toplumsal dünyaya savrulmuş halde bulur. Mülksüzleşmenin bu türünü eyleme ve direnişe, ötekilerle birlikte görünür hale gelerek adaletsizliğe son verilmesini talep etmeye yol açan bir duyarlılık biçimi olarak değerlendiriyoruz. Adaletsizliğin aldığı bir biçim de halkların, örneğin zorunlu göç, işsizlik, evsizlik, işgal ve fetih vasıtasıyla sistematik olarak mülksüzleştirilmeleridir. İşte biz de, egemen benliğin malikiyetinden feragat anlamında mülksüzleşerek dahil olunan kolektivitelerin, kimi nüfusları kolektif aidiyet ve adaletten sistematik olarak men eden mülksüzleştirme biçimlerine nasıl muhalefet edebileceğini ele alıyoruz.\"\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eBu kitaptaki yazılar, Mısır devriminin en yoğun günlerinin yaşandığı dönem ile Yunanistan’da Sol'un neoliberal kemer sıkma politikalarına karşı ciddi muhalefet gösterdiği dönem arasındaki aylarda, iki yazarın yürüttüğü diyalog sonucunda ortaya çıktı. \u003cbr\u003e\u003cbr\u003eÖzellikle Irigaray’ın çalışmalarından, Heidegger’in teknoloji eleştirisinden, Foucault’nun biyopolitika kavramından ve Lacan sonrası psikanalizden beslenen Athena Athanasiou ile, Foucault’dan ve söz edimleri kuramından, toplumsal cinsiyet kuramından, kuir aktivizmden ve heterodoks psikanalizden yola çıkan Judith Butler, kâh fikir birliğine varıp kâh ayrılığa düşerek “Siyasal duyarlılığı mümkün kılan nedir?” sorusunun peşine düşüyorlar.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e","brand":"Metis Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60958467359050,"sku":"9786053160595","price":9.74,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786053160595.jpg?v=1769571266"},{"product_id":"molekuler-kizil-antroposen-caginin-teorisi","title":"Moleküler Kızıl - Antroposen Çağının Teorisi","description":"İÇERİK TANITIMI: Sovyetler Birliği’nin çöküşünün ardından zaferini ilan eden dizginsiz kapitalizm, kendi yarattığı için çözüm getiremeyeceği felaketlerle yüz yüze bugün. Artık insan türü olarak bozduklarımızı küçük rötuşlarla düzeltip kendi çıkarımıza kullanacağımız bütünsel, organik bir döngü varsaymamız mümkün değil. Kapitalist gerçekçilik de, hepimizi bambu bisikletlerde hayal eden ideolojik ikizi kapitalist romans da çare sunmuyor. \u003cbr\u003e\u003cbr\u003eMelankoliye kapılmamak için bize alternatif bir gerçekçilik gerek, diyor McKenzie Wark: işbirliği içindeki bilme ve yapma emeğine yakın duran; ekonomik, teknik, politik ve kültürel dönüşümleri ilişkilendiren bir gerçekçilik. Moleküler Kızıl, bu amaçla önce Sovyetler Birliği’nin kuruluş yıllarında bastırılan Marksist teori akımlarına dönüyor: emeğin bakış açısını merkeze koyan Bogdanov’un tektolojisine ve Proletkült’üne; Platonov’un hayal güçlerini birleştirecek edebiyat fabrikası tasavvuruna, yoldaş bakış açısına... Sonra günümüzde kültür ve bilimler arasındaki sınırlarda çalışan yazarları ele alıyor: insanın başka organizmalar ve teknolojiyle geçirgen sınırlarını hatırlatan siborg kavramı ve feminist bakış açısıyla Donna Haraway, farklı aygıtların nasıl farklı bilgi özneleri ve nesneleri üreten kesikler oluşturduğuna dikkat çeken Karen Barad, bir tür meta-ütopya öneren Kim Stanley Robinson… \u003cbr\u003e\u003cbr\u003eZihin ve beden emekçilerine bir Siborg Enternasyonali çağrısı yapıyor Wark: “Antroposenin bütün işleyişlerini dağıtacak araçlara ve iradeye hayal gücünde zaten sahip olan bir Enternasyonal. Eskisinin yıkıntıları üzerinde yeni canlı dünyayı inşa etmekten başka yapacak bir şeyi olmayan bir Enternasyonal. Bu uygarlığın kalıcı olamayacağını hepimiz biliyoruz. Birlikte yenisini yapalım.”\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eYAZAR HAKKINDA: 1961 yılında Avustralya’nın Newcastle şehrinde doğdu. Macquarie Üniversitesi’nde lisans, Sidney Teknoloji Üniversitesi’nde yüksek lisans eğitimini tamamladıktan sonra Murdoch Üniversitesi İletişim Bölümü’nde doktora yaptı. İlk siyasi ve teorik yazılarını post-Marksist Arena dergisinde yayımladı. 1990’lı yıllarda dijital medya ve sanat üzerine yazmaya başladı. 2000 yılında ABD’ye yerleşerek hepsi Avustralyalı olan şair John Kinsella, romancı Bernard Cohen ve yayıncı\/yazar Terri-Ann White ile birlikte “Hız Fabrikası” adını verdikleri bir teknik geliştirdi; 2002’de mesafe ve yurtsuzlaşma üzerine aynı adlı bir ortak kitaba imza attı. Yine o yıl bir GPS cihazıyla dolaşarak belli zaman ve koordinatlardaki gözlemlerini kaydettiği bir diğer deneysel yapıt olan Dispositions’ı yazdı. Medya teorisi, eleştirel teori, müzik, sinema, görsel sanatlar ve Sitüasyonist Enternasyonal üzerine pek çok yazı ve kitap kaleme alan Wark, halen New York New School’da Medya ve Kültürel İncelemeler profesörü, ayrıca Eugene Lang Üniversitesi’nde ders veriyor. Feminist performans sanatçısı ve yazar Christen Clifford ile evliliğinden iki çocuğu olan Wark, 2018 yılında transgender olduğunu açıkladı. 2019 yılında Carl \u0026amp; Marilynn Thoma Sanat Vakfı’nın Dijital Sanat Yazımı Ödülü’ne layık görülen Wark’ın Türkçede daha önce Bir Hacker Manifestosu (Altıkırkbeş, 2008) ve Kaldırım Taşlarının Altında Kumsal Var (Sel, 2012) adlı kitapları yayımlandı.\u003cbr\u003e","brand":"Metis Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60958467490122,"sku":"9786053161905","price":14.05,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786053161905.jpg?v=1769571275"},{"product_id":"gelecegin-tarihleri","title":"Geleceğin Tarihleri","description":"Aynı zamanda çok iyi bir yazar olan hukukçu Lizzie O’Shea’ye göre, teknolojiyi anlamanın anahtarı gelecekte değil geçmişte. Geleceğin Tarihleri bunu savunuyor ve bizi dijital çağın pratik ve devrimci olanaklarını keşfetmeye davet ediyor: İnternet bugün teknoloji devleri tarafından hangi amaçlarla kullanılıyor? Sanal âlemin bizi gözetlemesi, hakkımızda veri toplaması ve bu verilerle yalnızca pazarlamacılığın değil, devletlerin denetim tekniklerinin de geliştirilmesi karşısında ne yapabiliriz? Daha da önemlisi, sürekli gelişen dijital teknolojiyi kamu yararına kullanmak mümkün mü, nasıl?\u003cbr\u003eO’Shea yeniliğin kaynağında kapitalist hayal tacirlerinin aksine, yalnızca bireysel çıkarları görmüyor; kâr hırsından uzak kolektif çabaların dijital alanın ortaya çıkışında oynadığı rolü de hatırlatıyor. Günümüzün teknoloji CEO’larının ufuksuzluğa ve bayat bir ütopyacılığa saplanmış toplum tasavvurları yerine Paris Komünü’nün bize internet etiği hakkında neler söyleyebileceğini soruyor. Dijital alanı demokratikleştirmek için Karl Marx’ın yanı sıra Thomas Paine ile Frantz Fanon’un devrimci çalışmalarında ilham kaynakları buluyor. Teknoloji sermayedarlarının “kendi suretlerinde yaratmak” istedikleri internet dünyasının karşısına potansiyel özgürlük olanaklarını çıkarıyor.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eKısacası Geleceğin Tarihleri, olduğu gibi kabul etmeye meyilli olduğumuz bu dünya karşısında, bizi düşünmeye ve başka bir gelecek kurmaya çağırıyor.","brand":"Metis Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60958467785034,"sku":"9786053162315","price":14.67,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786053162315.jpg?v=1769571299"},{"product_id":"sosyolojiyi-dusunmek","title":"Sosyolojiyi Düşünmek","description":"Sosyolojinin sosyal tarihi yazılabilir mi? Sosyoloji yapmanın sosyal koşulları nelerdir? Bilimsel bir uğraş olarak sosyoloji, elindeki araç gereci kendi üstünde kullanabilir mi? Sosyolog kendini yüceltmeden, gereğinden fazla önemsemeden kendi hakkında düşündüğü zaman neler görebilir? \u003cbr\u003e\u003cbr\u003ePierre Bourdieu’nün kültür üstüne yürüttüğü sosyoloji çalışmalarının kaçınılmaz temalarından biri her zaman için sosyolojinin kendisine ayna tutmak oldu. Bu kitapta bir araya getirilen dört metinde Bourdieu sosyolojinin bir bilim olarak toplumsal “olanaklılık koşulları” hakkında düşünüyor.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eSosyolojiyi Düşünmek, sosyoloji ve epistemolojisi üstüne okuyup çalışanlar kadar, genel olarak kültürü anlamak isteyen herkesin ilgisini çekecek bir kitap.\u003cbr\u003e","brand":"Metis Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60958467981642,"sku":"9786053162957","price":7.09,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/9786053162957.jpg?v=1769571315"}],"url":"https:\/\/www.makpirtuk.de\/en\/collections\/sosyoloji.oembed?page=2","provider":"Makpirtuk","version":"1.0","type":"link"}