{"product_id":"caglayan-yilmaz-seti-11-kitap","title":"Çağlayan Yılmaz Seti (11 Kitap)","description":"YAFES’İN KILICI\u003cbr\u003e328 sayfa\u003cbr\u003eTürkler “Barak” derlerdi, kara tüylü köpeğe,\u003cbr\u003eBöyle ad verirlerdi, büyük soylu köpeğe.\u003cbr\u003eAslında efsaneler, bir köpek anarlardı.\u003cbr\u003eOnu da köpeklerin, atası sayarlardı.\u003cbr\u003eBu köpek soylu idi, çok büyük boylu idi,\u003cbr\u003eAv çoban köpekleri, hep onun oğlu idi.\u003cbr\u003eKuzey-batı Asya’da güya “İt-Barak” vardı,\u003cbr\u003eTürklerse İç Asya’da, onlara uzaklardı.\u003cbr\u003eBaşları köpek imiş, vücutları insanmış,\u003cbr\u003eRenkleriyse karaymış, sanki Kara Şeytanmış.\u003cbr\u003eKadınları güzelmiş, Türklerden kaçmaz imiş,\u003cbr\u003eİlâç sürünürlermiş, ok mızrak batmaz imiş. \u003cbr\u003eDestanda denilmiş ki, Oğuz-Han yenilmişti,\u003cbr\u003eBir adaya sığınıp toplanıp derilmişti.\u003cbr\u003eOn yedi sene sonra, Oğuz onları yendi.\u003cbr\u003eKadınlar yardım etti, orada savaş dindi.\u003cbr\u003eOğuz bu bölgeleri, “Kıpçak-Beğ”e il verdi,\u003cbr\u003eBunun için Türkler de oraya “Kıpçak” derdi…\u003cbr\u003e-Oğuz Kağan Destanı \u003cbr\u003eATALAR CENGİ\u003cbr\u003e376 sayfa\u003cbr\u003eKutlu yolda ilerleyen korkusuz yiğitler, toprağı adımlarıyla titretti. Ay, gecelerine yol gösteren oldu. Tüm insanlık bu cengi bekledi. Üç taraf vardı: Gök Tanrı’nın orduları, Karanlık Ülke ve korkaklar!\u003cbr\u003eKoca koca taşlardan yaptıkları saraylarına, kalelerine sinen krallar ve hanlar, kalabalık ordularına rağmen asla cesur olamadılar. Karanlık Ülke’ye karşı yürüyebilenler sadece tunç yürekli, çelik bilekli Türklerdi. Yeryüzünü karanlığa çevirmek, toprakları kanla sulamak isteyenlere karşı geceyi pusatlarının ışıltılarıyla aydınlattılar.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eOnlar, içlerinde bozkırın vahşi kurdunu taşıyan, Gökbörü’nün yolunda ölüme yürüyenlerdi. Her şeyi ulusları, toprakları ve soyları için yaptılar. Gelecek, pusatlarının ucundaydı. Toprağa düşen her damla lanetlenmiş kan, acunun geleceğini aydınlatan bir meşale olacaktı!\u003cbr\u003eGök Tanrı’nın orduları, o gece, Tamu’nun pençelerine karşı cenk etti. Acunu dize getirenler, Karanlık’ın ordularını yok ettiler… \u003cbr\u003eOZ’UN KALBİ MU KITASI\u003cbr\u003e384 sayfa\u003cbr\u003eBoğa olmasaydı, Oz uçsuz denizlerde nasıl hüküm sürerdi? Karanlık dalgaların arasına gizlenen kötülükten insanlarını nasıl korur, denizlerin acununa nasıl adalet getirirdi?\u003cbr\u003eBörü olmasaydı, Oz nasıl iz sürer, kinini diri tutar ve intikamını alırdı? Uçsuz bucaksız topraklarda, kendi adaletini nasıl sağlardı?\u003cbr\u003eGök Geyik olmasaydı, Oz, bilgeliğe nasıl uzanırdı? Işığa nasıl yol gösterici ve insanlığa köprü olurdu?\u003cbr\u003eAslan olmasaydı, Oz nasıl en büyük olur, düşmanlarının yüreğine korku salardı. Kalbini; Ra-Mu’nun evi, Krallar Kralı’nın Şehri Şalmali’yi nasıl korur, yeryüzünde adaleti nasıl sağlardı?\u003cbr\u003eGök Çocukları, binlerce yıl yeryüzüne hâkim oldular. Kutsal Dörtlü (Oz Birliği), medeniyetin, sanatın ve refahın merkeziydi. Tüm topraklarda adaleti sağlayanlardı. Bir gün Mu’nun karşısındaki en büyük güç olan Atlantis, yüzyıllar önce yok olmuş Demir Yumruk Birliği’ni, küllerinden, Kuzey’in vahşi krallarıyla yeniden diriltti. \u003cbr\u003eYeryüzünün seçebileceği iki taraf vardı; Mu ya da Atlantis!\u003cbr\u003eYedi kutsal güç tekrar savaş için kullanıldı. Tanrı’nın yolunda ilerleyenler, sapkınlara karşı en büyük savaşını verdiler. Kazananı olmayan savaşın sonunda milyonlarca insan ve medeniyet yok oldu!\u003cbr\u003eHer şey, kalın bir sis perdesinin arkasına gizlenmiş gibi yok oldu! \u003cbr\u003e\u003cbr\u003eGÖKKURT\u003cbr\u003e400 sayfa\u003cbr\u003eAşinalar, diğer Türk boyları gibi Hun İmparatorluğu dağıldıktan sonra Juan Juanların boyunduruğuna girdiler. Gün geçtikçe güçlenen Aşinalar, Kağan Anakui’yi rahatsız etmeye başladığında umulmadık bir buyruk verdi. Kurtlar, karanlık kuyulara sürüklenmeye başladığında, devri değiştirecek bir ihtilalin ateşi yüreklerde parlayıverdi. Ulu Kara Dağ’ın ulularından, o kutlu günün haberi geldiğinde Gökkurt, işareti ufukta gördü. Başlarını göğe kaldırıp, kutlu bir kağanlık için, kanlarının son damlasına kadar durmayacaklarına ant içtiler. İki kardeş; Bumin ve İstemi… Kutlu bir kağanlık için! Adalet için! Türk için! Göktürk olmak için ölüme yürüdüler! Kutlu bir çağın kapıları, altın başlı gök bayrağın dalgalanışıyla başladı. Pusatı kanlı Börülerin; acı, kan ve kahramanlık dolu mücadelesi… Hiçbir ihtilal bu kadar kanlı ve efsanevi olmadı! Cesaret; Şekilsiz sert bir demirdir. Ruh ise ateştir. Cesar","brand":"Panama Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":60954795311434,"sku":"6541236989638","price":141.74,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0968\/0289\/8250\/files\/6541236989638.jpg?v=1769534448","url":"https:\/\/www.makpirtuk.de\/en\/products\/caglayan-yilmaz-seti-11-kitap","provider":"Makpirtuk","version":"1.0","type":"link"}